
YDH- Amerika Birleşik Devletleri ile Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) arasında varılan göçmen geri kabul anlaşması kapsamında ilk somut adım atılıyor.
Reuters’ın ulaştığı kaynaklara göre Washington, çoğu Orta ve Güney Amerika kökenli olan 30’dan fazla göçmeni bu hafta içinde hava yoluyla Kinşasa’ya nakledecek.
Anlaşmanın ilk grubu yolda: Üçüncü ülke vatandaşları gönderiliyor
Konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklar ve ABD mahkeme belgeleri, sınır dışı edilenlerin hiçbirinin Kongo vatandaşı olmadığını ortaya koydu.
İlk etapta sayıları 37 ile 45 arasında değiştiği tahmin edilen grubun içinde Kolombiya, Peru, Şili ve Guatemala vatandaşları bulunuyor.
Reuters tarafından incelenen 8 Nisan tarihli bir mahkeme kararı, iltica başvurusu reddedilen ancak kendi ülkesinde zulüm görme riski olduğu için Peru’ya gönderilemeyen bir göçmenin dahi bu kapsamda Kongo’ya sınır dışı edileceğini teyit ediyor.
Stratejik ortaklık süreciyle bağlantılı takvim
Bu operasyonun zamanlaması, bölgedeki jeopolitik dengeler açısından dikkat çekici bir noktada duruyor.
Göçmenlerin sevkiyatı; ABD arabuluculuğunda Kongo ve Ruanda arasında M23 isyancılarına karşı yürütülen barış görüşmeleri ve ABD’nin Kongo’daki kritik minerallere öncelikli erişimini sağlayan stratejik ortaklık anlaşmasının hemen ardından gerçekleşiyor.
Washington’ın göçmen iadelerini hızlandırmak için Afrika hükümetleriyle yaptığı bu tip "üçüncü ülke" anlaşmaları, Trump rejiminin yeni göç politikasının en somut örneklerinden biri olarak görülüyor.
İnsan hakları grupları ve muhalefet alarmda
Sınır dışı edilenlerin Cuma günü Kinşasa’ya varması ve havalimanı yakınlarındaki bir otelde konaklaması planlanıyor.
Ancak bu durum, ülke içindeki insan hakları savunucuları ve muhalif siyasetçiler arasında sert eleştirilere yol açtı.
Eleştirilerin odağında, Kongo’nun kendi güvenlik sorunları devam ederken başka ülkelerin göçmenlerini kabul etmesinin hukuki ve insani zemini yer alıyor.
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE), avukatlar aracılığıyla sınır dışı işlemlerini tebliğ etmeye devam ederken, uluslararası kamuoyu Kinşasa’ya inecek ilk uçağa kilitlenmiş durumda.