
YDH - Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülke yönetiminin pek çok kademesine ve yargı organlarına "metastaz yaparak" yayılan mafya yapılanmalarına karşı kapsamlı bir mücadele yürütüldüğünü açıkladı.
Başbakan Paşinyan'ın konuya ilişkin değerlendirmeleri, News.am ve Pastinfo.am haber ajansları tarafından kamuoyuna aktarıldı.
Mafya yapılanmalarının temel özelliğinin, nerede varlık gösterdiklerinin kestirilememesi olduğunu dile getiren Paşinyan, bu yapıların sirayet alanına ilişkin dikkat çekici uyarılarda bulundu.
Pastinfo.am'in aktardığı bilgilere göre Paşinyan, "Mafya hükümetin içinde, parlamentoda veya mahkemede karşınıza çıkabilir. Savcılıkta ya da Soruşturma Komitesi bünyesinde yer alabilir. Zaten mafya olmasının doğası budur" ifadelerini kullandı.
Yürütülen mevcut stratejinin etkinliğini yitirdiğine işaret eden Başbakan Paşinyan, organize suç yapılarının tasfiyesi için daha radikal adımlar atılacağını vurguladı.
Paşinyan, süreci tıbbi bir benzetmeyle tanımlayarak şunları kaydetti: "Artık cerrahi bir yol izlemek zorundayız. Kimyoterapi artık arzu edilen etkiyi göstermiyor."
İç siyasetteki bu açıklamalarının yanı sıra dış politika vizyonuna da değinen Başbakan Paşinyan, Ocak ayında yaptığı açıklamaları hatırlatarak Ermenistan'ın Avrupa Birliği'ne (AB) tam üye olma hedefini bir kez daha teyit etti.
"Ermenistan ve Dünya: Risklerin ve Fırsatların Kavşağında" başlıklı forumda konuşan Paşinyan, bu stratejik tercihin "kesin ve tartışmasız" olduğunu dile getirdi.
Hükümetin ülkeyi Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirmek için yoğun bir mesai harcadığını belirten Paşinyan, kurumsal dönüşümün devam ettiğini vurguladı.
Ermenistan'ın Avrupa ile derinleşen ilişkileri, Moskova tarafından da yakından takip ediliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz Nisan ayında Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede, Rusya'nın Ermenistan'ın AB ile ilişkilerini geliştirmesine soğukkanlı yaklaştığını ifade etmişti.
Buna karşın Putin, teknik ve hukuki bir sınırlamaya dikkat çekerek, Erivan'ın aynı anda hem Avrupa Birliği hem de Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) gümrük sahası içinde yer almasının mümkün olmadığını belirtmişti.