
YDH - ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçiler, Perşembe günü gerçekleştirilen oylamada İran ile devam eden savaşı sonlandırmayı hedefleyen yasa tasarısını kıl payı farkla reddetti.
Bu sonuç, Başkan Donald Trump için bir başarı niteliği taşırken, Kongre'nin denizaşırı askeri güç kullanımına dair münhasır anayasal yetkilerini teyit etmeye çalışan anayasa savunucuları için yeni bir gerileme olarak kayda geçti.
Yapılan oylamada tasarı 213 kabul oyuna karşı 214 ret oyu ile düşürüldü. Cumhuriyetçi kanatta Kentucky Temsilcisi Thomas Massie, parti liderliğine karşı gelerek tasarıya destek veren tek isim oldu.
Demokrat saflardan ise Maine Temsilcisi Jared Golden, Cumhuriyetçilerin çoğunluğuna katılarak düzenlemeye karşı oy kullandı. Ohio Temsilcisi Cumhuriyetçi Warren Davidson ise oylamada "çekimser" kaldı.
Oylamanın pratik etkilerinin sınırlı kalacağı değerlendiriliyor. Tasarı Temsilciler Meclisi'nden geçmiş olsa dahi, Senato benzer mahiyetteki düzenlemeleri daha önce pek çok kez kabul etmeyi başaramamıştı.
Bu durumun en son örneği Çarşamba günü yaşanmış; üst kanat, Demokratlar tarafından sunulan savaş yetkileri tasarısını büyük oranda parti hatları doğrultusunda 47'ye karşı 52 oyla kolayca geri çevirmişti.
Buna karşın, Temsilciler Meclisi'ndeki girişimin başarısızlığı, Kongre'nin her iki kanadının da Trump'ın Tahran ile savaş yürütme konusundaki tek taraflı yetkilerini dizginleyemediği ve dolaylı olarak bu otoriteyi onayladığı yönündeki siyasi mesajı pekiştirdi.
Demokratlar, oylama öncesinde yeterli sayıda Cumhuriyetçiyi kendi saflarına çekebileceklerini öngörmüştü. Oylamanın takvimi, kısmen "kararsız" olarak nitelendirilen Cumhuriyetçi vekiller üzerinde baskı kurmak ve tasarıya onay vermelerini sağlamak amacıyla belirlenmişti.
Ancak Cumhuriyetçilerin bu süreçte koparılamaması, Trump'ın parti üzerindeki baskın etkisinin bir yansıması olarak yorumlandı.
Benzer bir tasarı Mart ayının ilk haftasında Thomas Massie ve Demokrat Ro Khanna (California) tarafından gündeme getirilmiş, o dönemdeki oylama 212 kabul ve 219 ret oyu ile sonuçlanmıştı.
O dönemde Massie ile Davidson tasarıya destek verirken, dört Demokrat milletvekili Cumhuriyetçilerle birlikte hareket ederek düzenlemeyi engellemişti.
Söz konusu oylamadan bu yana geçen haftalarda, Trump yönetiminin İsrail ile ortaklaşa yürütülen harekatın gerekçelerini açıklamakta zorlandığı gözlemlendi.
Başkan Trump'ın çatışmanın öngörülen süresi, hedeflerin niteliği ve çıkış stratejisine dair çelişkili mesajlar vermesi tartışmaları beraberinde getirdi.
Bu süreçte İran'daki İslami rejim iktidarını korumaya devam ederken, ABD genelinde benzin fiyatlarının galon başına 4 doların üzerine çıkması dikkat çekti.
Bu durum, ara seçimlere doğru ilerleyen süreçte tüketici maliyetlerini düşürme sözü veren Cumhuriyetçilerin vaatleriyle tezat oluşturuyor.
Demokratlar, kamuoyunun genelinde İran çatışmasına karşı bir muhalefet olsa da Cumhuriyetçi seçmenlerin Başkan'ın eylemlerine desteğini sürdürmesinin tasarının yenilgisinde temel faktör olduğunu değerlendiriyor.
Diğer taraftan, Demokrat Parti içinde Trump'ın savaş yetkilerini kısıtlama çabalarına desteğin arttığı görüldü. 5 Mart'taki Massie-Khanna tasarısına karşı çıkan dört Demokrattan üçü; Greg Landsman (Ohio), Juan Vargas (California) ve Henry Cuellar (Texas), Perşembe günkü oylamada tutum değiştirerek tasarıya destek verdi.
Oylarını değiştiren her üç milletvekili de farklı gerekçeler sundu. Landsman, İran'daki askeri hedeflere ulaşıldığını belirtirken; Vargas, İranlı protestocuların karşı karşıya olduğu insani krizin hafiflediğini kaydetti.
Cuellar ise Başkan'ın savaşın gerekçelerini sunması için tanınan süre dolduğunu ifade etti. Ancak bu tutum değişiklikleri tasarının yasalaşması için yeterli çoğunluğu sağlamadı.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu'nun kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks (New York) tarafından sunulan tasarı, ABD Anayasası'nın birinci maddesiyle belirlenen Kongre'nin münhasır "savaş ilan etme" yetkisini teyit etmeyi amaçlıyordu.
Meeks ve Khanna gibi isimlerin son birkaç haftadır daha fazla Cumhuriyetçiyi ikna etmek için yürüttüğü lobi faaliyetleri sonuçsuz kaldı.
Düzenlemenin Perşembe günü oylamaya sunulması bir risk olarak nitelendirildi.
Oylama öncesinde Meeks, dört Cumhuriyetçi vekilin kararsız olduğunu ve tutumlarını açıklamadığını bildirmişti.
Meeks, oylamadan bir gün önce yaptığı açıklamada, "Nerede durduklarını bilmiyorum, bu yüzden yine de oylamaya gitmeye karar verdim. Çünkü onları daha fazla kararsızlar safında bekletemezdim" ifadelerini kullandı.