
YDH- İsrail ordusu, İran ile girilen çatışma sürecinin artan maliyetlerini gerekçe göstererek askeri bütçenin 46 milyar doların üzerine çıkarılmasını talep etti.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü 40 günlük askeri operasyon dizisi, İsrail ekonomisinde derin ve kalıcı hasarlar bıraktı.
Savaşın başlangıcında operasyonların güvenlik tehditlerini azaltarak uzun vadede savunma harcamalarını düşüreceği yönündeki uzman görüşleri, mevcut tabloyla geçerliliğini yitirdi.
Güncel analizler, İran ile yaşanan gerilimin askeri bütçeyi kalıcı olarak yükselttiğini gösteriyor. Tel Aviv yönetimi, çatışmaların yeni evrelerine karşı sürekli teyakkuzda kalmanın maliyetini üstlenmek zorunda.
Son operasyon sürecinin, bir önceki 12 günlük savaşa oranla üç kat daha uzun sürmesi, ekonomik yükü katladı.
Bu kapsamda Savunma Bakanlığı, 32 milyar şekellik (17,10 milyar dolar) ek ödenek talebiyle toplam bütçesini 142 milyar şekele (46 milyar doların üzerinde) yükseltmeyi hedefliyor.
Savaşın ekonomik tahribatı yalnızca askeri alanla sınırlı kalmadı. İsrail Vergi İdaresi, yaklaşık 500 milyon dolar değerinde 26 bin tazminat talebinin resmileştiğini bildirdi.
İsrail ekonomi portalı Calcalist’in analizine göre, sivil maliyetlerin 8 milyar şekeli (2,5 milyar dolar) aşması, mevcut kabine bütçesinin tamamen yeniden kurgulanmasını zorunlu kılıyor.
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ateşkes öncesi Netanyahu’ya sunduğu raporda, uygulanan ekonomik kapanmanın haftalık maliyetinin 3,02 milyar dolar olduğunu belirterek; bu durumun işletmeler üzerinde telafisi imkansız zararlar doğuracağı uyarısında bulundu.
Ma'ariv gazetesinde yayımlanan projeksiyonlar, savaş öncesi %68 olan kamu borcunun GSYİH’ye oranının 2030 yılına kadar %72’ye çıkacağını öngörüyor.
Bu artış, yerleşimciler üzerindeki vergi yükünün ağırlaşması ve kamu hizmetlerinde ciddi kesintiler anlamına geliyor.
Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2026’nın ilk çeyreğinde GSYİH’nin %2,5 daralması beklenirken, yıllık büyüme hedefi %5,2’den %3,5 bandına revize edildi.
Ynet tarafından paylaşılan rakamlar, krizin boyutunu somutlaştırıyor. İran ve Hizbullah’a yönelik operasyonların –dolaylı ekonomik kayıplar hariç– maliyeti 21 milyar doları aşmış durumda.
Genelkurmay verilerine göre, savaşın günlük ortalama maliyeti 330 milyon dolar civarındayken, yoğun füze saldırılarının yaşandığı dönemlerde bu rakam günlük 600 milyon dolara kadar tırmandı.
Netanyahu’nun savunma ve maliye kurmaylarıyla yapacağı toplantıda, ordunun talep ettiği 4,8 milyar dolarlık ek kaynağın nasıl karşılanacağı tartışılacak.
Bütçe açığının %5,6’ya yükseltilmesi ya da bakanlık bütçelerinde gidilecek kesintiler; metro inşaatı, ulaşım ağları ve idari binalar gibi stratejik altyapı projelerinin süresiz ertelenmesini gündeme getiriyor.
İsrail Merkez Bankası verileri, 7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden sürecin toplam faturasını 112 milyar dolar olarak tescilledi.
Banka yönetimi, 2027 yılında radikal bir vergi artışı yapılmadığı takdirde kamu borcunun kontrol altına alınamayacağı ve ekonomik büyümenin duracağı konusunda hükümeti uyardı.
Bu tablo, bölgedeki askeri gerilimin İsrail'in yerleşimci toplumu üzerindeki ekonomik baskısının önümüzdeki yıllarda daha da şiddetleneceğini kanıtlıyor.