BM: Gazze’de günde 47 kadın ve kız çocuğu ölüyor

18 Nisan 2026

BM raporuna göre, Gazze’de Ekim 2023’ten bu yana kadın ve kız çocuklarının ölüm oranı yüksek seviyelerde seyrederken, ateşkese rağmen şiddetin sürdüğü ve insani krizin derinleştiği bildirildi.

YDH- Birleşmiş Milletler Kadın Birimi tarafından yayımlanan ve “Gazze’de Savaşın Kadınlar ve Kız Çocuklarına Maliyeti” başlığını taşıyan rapor, Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen kadın ve kız çocuklarının öldürülmesinin son aylarda da devam ettiğini, bunun da onların hayatlarına yönelik tehditlerin hâlâ sürdüğünün altını çizdiğini ortaya koydu.

Raporda ayrıca, yaklaşık 11 bin kadın ve kız çocuğunun, ömür boyu sürecek engelliliklere yol açan yaralanmalar yaşadığı vurgulandı.

Gerçek can kaybı sayısının muhtemelen daha yüksek olduğu, zira pek çok cesedin hâlâ enkaz altında kaldığı, sağlık bilgi sistemlerinin çökmesinin ise ölüm ve yaralanma kayıtlarını önemli ölçüde sınırladığı belirtildi.

Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan BM Kadın Birimi Arap Devletleri Bölge Direktörü Moez Doraid, konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Savaşın kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkisi yıkıcı oldu.”

Doraid, “Savaşın kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkisi yıkıcı oldu. Muazzam ölüm sayısının yanı sıra savaş, aileleri yeniden şekillendirdi; on binlerce hane artık kadınların liderliğinde. Birçok kadın, tüm bakım ve hayatta kalma yükünü taşırken artan ekonomik zorluklar ve yükselen risklerle karşı karşıya.” dedi.

Doraid açıklamasının devamında şu çağrılarda bulundu: “Ateşkesin tam olarak yürürlüğe girdiğini, şartlarına tamamen uyulduğunu, uluslararası hukuka saygı gösterildiğini, hesap verebilirliğin güçlendirildiğini ve kadınlar ile kız çocuklarının korunmasının yanı sıra engelsiz ve büyük ölçekli insani yardımın sağlandığını görmeliyiz. Kadınlar ve kız çocukları, müdahale ve iyileştirme çalışmalarının merkezinde yer almalı, barış inşası ve yeniden yapılanma süreçlerine anlamlı bir şekilde katılmalıdır.”

BM Kadın Birimi’nin Gazze’de sahada kalmaya devam ettiğini belirten Doraid, örgütün kadın liderliğindeki ve kadın hakları örgütleriyle ortaklık yürüttüğünü ifade etti. Bu ortaklık kapsamında fonlama, koordinasyon ve teknik destek sağladıklarını söyledi.

Doraid, BM sistemi, insani yardım ortakları ve kadın örgütleriyle birlikte hareket ettiklerini vurguladı. Hayat kurtarıcı yardımların tüm kadın ve kız çocuklarına ulaştırılması için çalıştıklarını belirtti.

Ayrıca, kadın örgütlerinin fonlanması, karar alma ve yeniden inşa çabalarında temsil edilmelerinin güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Sofia Calltorp: “Bu acı devam ediyor”

BM Kadın Birimi İnsani Eylem Şefi Sofia Calltorp, Cenevre’deki Milletler Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, raporun bulgularını detaylandırarak Gazze’deki kadın ve kız çocuklarının maruz kaldığı insanlık dramını gözler önüne serdi.

Calltorp, konuşmasına Ekim 2023 ile Aralık 2025 arasında Gazze’de İsrail’in hava bombardımanı ve kara askerî operasyonları sonucunda 40 binin üzerinde kadın ve kız çocuğunun öldürüldüğünü belirterek başladı ve şu bilgileri paylaştı:

“Ekim 2023 ile Aralık 2025 arasında Gazze’de 48 binden fazla kadın ve kız çocuğu öldürüldü. Bu rakam, 22 binden fazla kadın ve 16 bini aşkın kız çocuğunu içermekte olup, her gün ortalama en az 47 kadın ve kız çocuğunun öldürüldüğü anlamına gelmektedir.”

Calltorp, “Kadınlar ve kız çocukları, Gazze’deki önceki çatışmalarda gözlemlenenlerden çok daha yüksek bir oranda ölümlerin içinde yer aldı. Öldürülenler annelerdi, kız evlatlardı, kız kardeşlerdi ve arkadaşlardı; etraflarındakiler tarafından derinden sevilen kişilerdi. Onlar, hayalleri olan bireylerdi. Kasım ayında Gazze’ye yaptığım ziyaret sırasında sevdikleriyle, aşırı acı çekmeye zorlanmış çocukları, kocaları ve torunlarıyla bir araya geldim.” dedi ve ekledi: “Bu acı devam ediyor.”

Calltorp, Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen son altı ayda 730’dan fazla kişinin öldürüldüğünün ve 2 binin üzerinde kişinin yaralandığının rapor edildiğini belirterek, “Öldürülenler arasında kadınlar ve kız çocuklarının da olduğunu biliyoruz, ancak cinsiyet ve yaşa göre ayrıştırılmış verilerde büyük bir eksiklik bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“On bir bin kadın ve kız çocuğu ömür boyu engelli”

Konuşmasında, muazzam ölüm sayısının yanı sıra Gazze’de yaklaşık 11 bin kadın ve kız çocuğunun o kadar yıkıcı yaralanmalar yaşadığını ve bunun sonucunda ömür boyu sürecek engellerle hayatta kaldıklarını vurgulayan Calltorp, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Savaş, aileleri yeniden şekillendirdi. On binlerce hane artık kadınlar tarafından yönetiliyor. Kocalarını kaybeden bu kadınlar, gelir, destek veya temel hizmetlere erişim olmaksızın ailelerini ayakta tutmaya çalışıyor. Yaklaşık 1 milyon kadın ve kız çocuğu defalarca yerinden edildi. Suya ve gıdaya erişim ciddi şekilde sınırlandı; yaklaşık 790 bin kadın ve kız çocuğu kriz düzeyinde veya felaket boyutunda gıda güvensizliği yaşıyor.”

Calltorp, altyapıdaki yaygın hasarın Gazze’deki kadınlar ve kız çocuklarının sağlık hizmetleri gibi temel ihtiyaçlarına erişmesini neredeyse imkânsız hale getirdiğini ve bu durumun, Ortadoğu’daki son askerî gerilim nedeniyle sınır geçişlerinin kapatılması ve insani erişim kısıtlamalarının hayat kurtarıcı yardıma ulaşımı daha da azaltmasıyla kötüleştiğini söyledi.

“Başarısızlık, bu yasaları görmezden gelmeyi seçenlerdedir”

Calltorp, BM Kadın Birimi olarak çağrılarını şu sözlerle dile getirdi:

“BM Kadın Birimi olarak ateşkesin tam olarak uygulanması çağrısında bulunuyoruz. Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir. İhlaller için hesap verebilirlik sağlanmalı ve kadınlar ile kız çocuklarının korunması güvence altına alınmalıdır. İnsani yardım, ihtiyaç sahiplerine büyük ölçekte ve engelsiz bir şekilde ulaşmalıdır. Kadınlar ve kız çocukları, müdahale ve iyileştirme çalışmalarının merkezine yerleştirilmelidir.”

BM Kadın Birimi olarak Gazze’de sahada kadın liderliğindeki ve kadın hakları örgütleriyle çalışmaya devam ettiklerini ve onların hayat kurtarıcı destek sunma çabalarını desteklediklerini belirten Calltorp, “Bu örgütlerin fonlanması, desteklenmesi ve karar alma süreçlerine dâhil edilmesi, anlamlı herhangi bir iyileştirme için kritik öneme sahiptir.” dedi.

Calltorp, konuşmasını şu çarpıcı değerlendirmeyle tamamladı:

“Uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukuku başarısız olmadı. Başarısızlık, bu yasaları görmezden gelmeyi seçenlerdedir, onları uygulama gücüne sahip olanlardadır ve Gazze’de bu dehşetin devam etmesine izin veren derin insanlık eksikliğindedir.”