
YDH- Hizbullah Siyasi Konsey Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati, Lübnan’daki son gelişmelere ilişkin düzenlediği basın toplantısında, İsrail’in ateşkes ihlallerine ve 2 Mart 2026 öncesindeki mevcut duruma atıfta bulunarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Kamati, direnişin "parmağının tetikte" olduğunu belirterek, "Ateşkesle yetinmeyeceğiz; ne pahasına olursa olsun eski şartlara dönmeyeceğiz. Artık sabrımız tükendi, stratejik sabır dönemi sona ermiştir," dedi.
Mahmud Kamati, Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım’ın önümüzdeki dönem için kapsamlı bir yol haritası hazırladığını ve bu planın yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.
17 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan geçici ateşkesin geleceğinin sahadaki gelişmelere bağlı olduğunu kaydeden Kamati, Lübnan halkını İsrail’in olası bir "ihanetine" karşı uyararak, dönülen bölgelerde yerleşim konusunda temkinli olunması gerektiğini hatırlattı.
Hükümetin İsrail ile doğrudan müzakere yürütme eğilimini sert bir dille eleştiren Kamati, "Müzakerelerin resmi niteliği, halkın ve direnişin kader tayin edici konumunu gölgeleyemez. Eğer Cumhurbaşkanı ve Başbakan doğrudan müzakere yolunda ısrar ederlerse, onlar kendi yollarına biz kendi yolumuza gideriz," ifadelerini kullandı.
Ülkenin egemenliğinin adım adım kaybedildiğini savunan Kamati, Cumhurbaşkanı Jozef Aun’u da hedef alarak, "Halkımızı katleden Trump’a teşekkür edilirken, ateşkesi sağlayan diplomatik baskılarıyla yanımızda duran İran’a teşekkür edilmemesi kabul edilemez," dedi.
Direnişe Vefa İttifakı Milletvekili Muhammed Hac Hasan ise bir diğer basın toplantısında, kalıcı barış için İsrail’in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi ve işgal güçlerine herhangi bir "hareket serbestisi" tanınmaması gerektiğini vurguladı.
ABD sponsorluğundaki mevcut belgelerin düşmana müdahale özgürlüğü tanıdığını belirten Hacı Hasan, tampon bölge veya kısıtlama olmaksızın onurlu bir geri dönüşün temel şart olduğunu söyledi.
Milletvekili Hasan Fadlallah da İsrail ordusunun Lübnan topraklarında derinleşemediğine dikkat çekerek, "Düşman 4 kilometre bile içeri giremedi, mevzi kuramadı. Şimdi bu bölgeleri koruma sorumluluğu UNIFIL’dedir," dedi.
Hükümetin tutumuna yönelik sert eleştirilerde bulunan Fadlallah, "Size sahada zafer sunduk, bize masada aşağılanma görüntüsü vermeyin. Antoine Lahad rolüne soyunan her kim olursa olsun, İsraillilerle savaştığımız gibi onlarla da savaşırız," uyarısında bulundu.
Fadlallah, ateşkes sürecinde ordunun konumunu da sorgulayarak, "Eğer anlaşmayı sağlayan orduysa, neden halen mevzilerine dönmeleri istenmedi?" sorusunu yöneltti.
Lübnan’ın Washington’a mahkûm bir politika yerine İran, Suudi Arabistan ve Pakistan’ı kapsayan geniş bir bölgesel düzlemden faydalanması gerektiğini vurguladı.