Yeniden başlayacak savaşa hazırlıklar sürüyor

19 Nisan 2026

İsrail, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin çökme ihtimaline karşı askeri hazırlıklarını en üst seviyeye çıkarırken, Devrim Muhafızları Ordusu Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulundu.

YDH - Yedioth Ahronoth gazetesinde Lior Ben Ari ve Itamar Eichner imzasıyla yayımlanan makalede, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki diplomatik temasların başarısızlıkla sonuçlanması durumunda, İsrail'in İran'a yönelik savaşın yeniden başlaması ihtimaline karşı teyakkuzda olduğu belirtildi.

İsrail yönetiminin hafta sonu boyunca ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarındaki değişimleri yakından takip ettiği kaydedildi.

Bu açıklamaların, bir anlaşmanın çok yakın olduğuna dair iyimserlik ile ABD'nin İran'ı yeniden bombalamaya başlayabileceği yönündeki kötümserlik arasında bir sarkaç gibi gidip geldiği ifade edildi.

Makalede görüşlerine yer verilen İsrailli bir yetkili, mevcut durumdaki belirsizliği vurgulayarak, "Gidişatın nereye varacağını söylemek için henüz erken" değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Trump'ın bir anlaşma imzalamayı çok istediği açıkça görülse de İranlıların her zamanki gibi güç gösterisi yaptığı belirtildi.

Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatma kararı almasının ardından Washington'a şantaj yapmasına izin vermeyeceğini ifade etse de "İran cevizini nasıl kıracağı" konusunda henüz net bir yol haritasına sahip olmadığı aktarıldı.

Pakistan uranyum transferi için arabuluculuk yapıyor

Pakistan'ın iki taraf arasındaki arabuluculuk faaliyetlerini sürdürdüğü, henüz somut bir sonuç alınamamış olsa da sürecin devam ettiği bildirildi.

Suudi Arabistan merkezli el-Arabiya kanalına konuşan Pakistanlı bir kaynağın aktardığına göre Tahran, zenginleştirilmiş uranyumun transfer edilebileceği olası ülke olarak Pakistan'ı önerdi. Makalede bu durumun gerçekleşmesi halinde, bir anlaşmaya varılması yolunda önemli bir adım atılmış olacağı ifade edildi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Tasnim Haber Ajansı'na verdiği mülakatta ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin güncel durumu değerlendirdi.

Kalibaf, "ABD ile müzakerelerde ilerleme kaydedildi ancak hâlâ büyük boşluklar var" dedi. Bazı konularda sonuçlara ulaşıldığını ancak bazılarında henüz mutabakat sağlanamadığını belirten Kalibaf, "Çeşitli öneriler sunuldu. Nihai bir müzakereden hâlâ çok uzağız. Bizim için tartışmaya kapalı olan bazı konularda ısrarcıyız" ifadelerini kullandı.

İslamabad’daki müzakerelere liderlik eden Kalibaf, bu görüşmelerin ABD'ye yönelik güvensizliği ortadan kaldırmadığını ancak taraflar arasındaki karşılıklı anlayışın daha gerçekçi bir zemine oturduğunu kaydetti.

Devrim Muhafızları'ndan Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi

İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından dün akşam yapılan açıklamada, ABD'nin deniz ablukası kaldırılana kadar Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağı bildirildi. Bu gelişmenin avaşın yeniden başlama ihtimalini güçlendirdiği belirtildi.

Açıklamada, Fars Körfezi ve Umman Denizi'ndeki hiçbir deniz aracının demirleme noktasından hareket etmesine izin verilmeyeceği vurgulandı.

Devrim Muhafızları tarafından yapılan uyarıda, "Hürmüz Boğazı'na yaklaşan herkesi düşmanla iş birliği yapan unsurlar olarak göreceğiz. Boğazdan geçiş izni olmayan her gemiye saldıracağız" denilirken, bu gemilerin "yok edileceği" tehdidinde bulunuldu.

İsrail tarafında ise savaşın her an yeniden başlayabileceği öngörüsüyle hazırlıkların sürdüğü, tam hedef listesinin hazır olduğu ve Hava Kuvvetleri'nin saldırı, İç Cephe Komutanlığı'nın ise savunma için tam teyakkuz durumunda olduğu aktarıldı.

Şimdilik İç Cephe Komutanlığı talimatlarında bir değişiklik yapılmadığı ve bugünden itibaren eğitim sisteminin ülke genelinde ilk kez tam kapasiteyle çalışacağı bildirildi.

Bu durumun Lübnan sınırındaki çatışma hattında yer alan yerleşim yerlerini de kapsadığı ancak Anma Günü ve Bağımsızlık Günü etkinlikleri öncesinde şartların oldukça değişken olduğu vurgulandı.

İran askeri envanterini yeniden tahkim ediyor

New York Times gazetesinde yer alan ve Amerikalı askeri ile istihbarat yetkililerine dayandırılan rapora göre İran'ın hâlâ saldırı amaçlı insansız hava araçlarının yaklaşık yüzde 40'ını ve füze rampalarının yüzde 60'ından fazlasını elinde bulundurduğu tahmin ediliyor.

İran'ın büyük miktarda füze ve rampa stokuna sahip olduğu belirtilen haberde, ateşkes başladığında bu rampaların sadece yarısına erişimi olduğu, ancak takip eden günlerde mağara ve sığınaklarda gizlenen yaklaşık 100 sistemi çıkararak kapasitesini savaş öncesi seviyenin yüzde 60'ına çıkardığı bilgisi paylaşıldı.

İran'ın ayrıca, ABD'nin sığınak ve depolara yönelik saldırıları sonucu enkaz altında kalan füze stoklarını kurtarmak için de çalıştığı kaydedildi.

Amerikalı yetkililerin tahminlerine göre bu sürecin tamamlanmasıyla İran, savaş öncesindeki askeri envanterinin yüzde 70'ine kadar olan kısmını yeniden operasyonel hale getirebilecek.

Trump Lübnan'daki saldırıların durdurulmasını istedi

İran hattındaki hareketliliğe benzer bir belirsizliğin Lübnan'daki ateşkes süreci için de geçerli olduğu ifade edildi.

Hafta sonu boyunca Başkan Trump'ın bu konuda sert ifadeler kullandığı ve "İsrail Lübnan'ı bombalamamalı. Yeter!" dediği aktarıldı. Bu durumun, İsrail'in Güney Lübnan'daki yeni "Sarı Hat" içerisinde Gazze modeline benzer saldırıları sürdürme arzusuna karşı Trump'ın hissettiği hoşnutsuzluk ve hayal kırıklığını yansıttığı belirtildi.

İsrail tarafında şaşkınlıkla karşılanan bu açıklamaların ardından Amerikalı bir yetkilinin düzeltme yaparak, "Başkan'ın Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkes anlaşması, İsrail'in Lübnan hedeflerine karşı herhangi bir saldırı operasyonu düzenlemeyeceğini açıkça belirtmektedir ancak İsrail, planlanmış, yakın veya devam eden saldırılara karşı meşru müdafaa hakkını saklı tutar" açıklamasında bulunduğu bildirildi.

Başbakan Benyamin Netanyahu da yedek asker Barak Khalfon'un ölümünün ardından yayımladığı mesajda, "Güçlerimiz, ateşkes anlaşması uyarınca kendilerine ve yerleşim yerlerimize yönelik tehditleri etkisiz hale getirmek için güvenlik bölgesinde faaliyet göstermeye devam edecektir" dedi.

Naim Kasım beş maddelik şart listesini açıkladı

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Washington'daki müzakerelerin ardından Lübnan yönetimine yönelik uyarılarını sürdürdü.

Kasım, söz konusu süreci "Lübnan'a hakaret teşkil eden, utanç verici ve anlamsız bir oyun" olarak nitelendirdi. Kasım tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Ateşkes, tüm saldırıların tamamen durması demektir. Düşmana güvenmediğimiz için direniş savaşçıları, parmakları tetikte olacak şekilde sahada kalacaktır. Ateşkes sadece bizim tarafımızdan olamaz, karşılıklı olmalıdır" ifadelerine yer verildi.

Ayrıca Lübnan'ın doğrudan müzakereler yoluyla aşağılanmasına son verilmesi gerektiğini belirten Kasım, bunu "kaygan bir zemin" olarak tanımladı.

Kasım, açıklamasında şu beş maddelik taleplerini sıraladı:

Lübnan geneline yönelik havadan, karadan ve denizden saldırıların kalıcı olarak durdurulması.

İsrail ordusunun işgal edilen bölgelerden çekilmesi.

Lübnanlı esirlerin serbest bırakılması.

Lübnanlıların sınıra kadar olan köylerine ve kasabalarına geri dönmesi.

Uluslararası ve Arap desteğiyle yeniden inşa sürecinin başlatılması.

ABD Başkanı Trump, Lübnan'daki ateşkesin İran ile bir anlaşmaya varmak için gerekli olup olmadığı yönündeki soruya, "Bu aslında tam olarak bağlantılı değil, belki psikolojik olarak bağlantılı denebilir. Lübnan'ın yeniden bir devlet olmasına yardım edeceğiz. Çok şey yaşadılar" yanıtını verdi.

Netanyahu ile bir fikir ayrılığı yaşayıp yaşamadığı sorulduğunda ise bazen anlaşamadıklarını ancak Netanyahu'nun "çok iyi bir ortak" olduğunu ifade etti.

Eski Amerikalı diplomatların İran ile yapılan savaşın sonuçlarını eleştirdikleri ve hem İsrail hem de ABD için stratejik bir zaferin söz konusu olmadığını savundukları aktarıldı.

Diplomatların, "İranlılar kazandıklarını düşünüyorlar, stratejik durumları savaş öncesine göre iyileşti. Savaşın başında İsrail yönetimin sürücü koltuğundaydı, şimdi Trump onu otobüsün en arka koltuklarına itti" değerlendirmesinde bulundukları kaydedildi.

Öte yandan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda en az iki gemiye saldırmasının ardından yaptığı açıklama dikkat çekti.

Graham, "Devrim Muhafızları'nın uluslararası denizciliğe yönelik küstah saldırısı ve boğazı kontrol ettiğini ilan etmesinden sonra Amerika ve dünyanın bu provokasyona yanıt vermesi hayati önem taşıyor. Trump'a ablukayı sürdürme çağrısı yapıyorum. 47 yılın ardından İran rejiminden gelen vaatlerin değersiz olduğu gün gibi ortadadır" ifadelerini kullandı.