
YDH- El-Ahbar yazarı Mahir Seleme, İsrail ekonomisinin savaşla imtihanını ve Taub Araştırma Merkezi’nin çarpıcı verilerini merkeze alarak, savaşın gerçek maliyetinin işgal ekonomisinin derinliklerinde hissedilmeye başlandığını bildiriyor.
Savaşın gerçek maliyeti, İsrail ekonomisinin derinliklerinde hissedilmeye başladı.
Taub Araştırma Merkezi’nin yayımladığı kapsamlı incelemeye göre, on milyarlarca şekelle ifade edilen ağır bir fatura masada duruyor.
Merkezin analizi, sadece askeri harcamaları takip etmekle yetinmeyip maliyeti birbiriyle bağlantılı üç temel katmana ayırıyor:
1- Doğrudan savaş harcamaları,
2- Operasyonel aksamalardan kaynaklanan ekonomik kayıplar
3- Mülk/altyapı tahribatı.
Bu yaklaşım, savaşın üretim çarkları üzerindeki yıkıcı etkisini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Maliyetin en görünür yüzü, kuşkusuz askeri kalemler.
Savunma füzeleri, mühimmat sevkiyatı, uçuş saatleri ve yedek askerlerin seferber edilmesi, rakamlara ışık hızıyla yansıyor.
Rapordaki çarpıcı verilere göre; Nisan 2024’te İran’dan gelen tek bir saldırıyı püskürtmenin maliyeti 4 ila 5 milyar şekel (1,3 - 1,6 milyar dolar) arasındayken, Haziran 2025’te İran’la girilecek olası bir savaşın faturası yaklaşık 20 milyar şekele (6,4 milyar dolar) dayanıyor.
Bu miktar, tek başına İsrail’in gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) %1’ine denk geliyor.
Mevcut çatışmada ise atılan füze sayısı nispeten düşük kalsa da operasyonel yoğunluk nedeniyle doğrudan maliyetin şimdiden 15 ila 25 milyar şekel (4,8 - 8 milyar dolar) bandına ulaştığı tahmin ediliyor.
Ancak bu devasa askeri rakamlar, resmin sadece bir parçası.
Ekonominin asıl ağır yarayı, zorunlu kapanmalar ve üretimden çekilen iş gücü nedeniyle aldığı görülüyor.
Taub Merkezi, hareket ve çalışma kısıtlamaları nedeniyle ekonominin haftalık yaklaşık 9 milyar şekel (2,9 milyar dolar) kaybettiğine dikkat çekiyor.
Bu kaybın aslan payını işletmelerin kilit vurması ve üretim sektörlerinin durması oluştururken; okulların kapanması ve yedek askerlerin iş yerlerinden ayrılması, haftalık bilançoya yüz milyonlarca dolarlık ek yükler bindiriyor.
Kısıtlamalar gevşetildiğinde bile haftalık kayıp 4,3 milyar şeklin (1,37 milyar dolar) altına düşmüyor; bu da "aç-kapa" dengesinin milyarlarca dolarlık bir bıçak sırtında ilerlediğini kanıtlıyor.
Maliyetin üçüncü seviyesini ise füzelerin doğrudan vurduğu evler ve altyapı oluşturuyor.
Binlerce tazminat talebi şimdiden yetkililere ulaşmış durumda.
Her ne kadar şu anki fiziksel yıkım önceki çatışmalara göre daha sınırlı görünse de geçmiş tecrübeler bu maliyetin geometrik bir hızla artarak toplam faturaya milyarlarca dolar ekleyebileceğini gösteriyor.
Savaşın ilk haftasında yayımlanan rapor, çatışmanın iki haftayı aşmayacağı iyimser senaryoda bile maliyeti 35-45 milyar şekel (11-14 milyar dolar) olarak öngörmüştü.
Ancak savaşın beşinci haftasına girilmesiyle birlikte tahminler korkutucu bir boyuta ulaştı. Haftalık kayıplar bu seyirde devam ettiği takdirde, toplam maliyetin 28 ila 35 milyar dolara fırlayacağı hesaplanıyor.
Bu rakam, İsrail ekonomisinin (GSYİH) yaklaşık %6,4’ünün bir savaş girdabında yok olması anlamına geliyor.
Çeviri: YDH