
YDH-İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin ardından Batı finans sisteminin duygu ve beklentilere dayalı kırılgan yapısını gözler önüne seren bir analiz paylaştı.
İslam Cumhuriyeti'nin küresel enerji piyasaları üzerindeki stratejik nüfuzuna dikkat çeken Galibaf, Batı ekonomilerini "kağıttan kaleler" olarak nitelendirdi.
Pazar gecesi sosyal medya hesabı üzerinden piyasa tepkilerini değerlendiren Galibaf, İran'ın karasularını ve hayati nakliye rotalarını koruma kararlılığının piyasalardaki yansımasını analiz etti.
Galibaf paylaşımında, "Dijital ortamda 'hissiyat' üzerinden petrol ticareti yapmak, Hürmüz riskinin arttığı bir dönemde hazine bonolarını aynı hissiyatla korumaya çalışmaya benzer. Her ikisi de sadece kağıt üzerinde işleyen birer kağıttan kaleyi paylaşır. Aradaki tek fark: Petrolün en azından 'Dated Brent' gibi fiziksel bir dayanağı varken, ABD hazine tahvilleri tamamen hissiyat (vibes) üzerine kuruludur," ifadelerini kullandı.
Galibaf'ın açıklamaları, ABD'nin bir İran ticari gemisine saldırması ve ateşkesi ihlal etmesiyle tırmanan krizin ardından Brent petrol fiyatlarının keskin bir yükseliş kaydettiği dönemde geldi.
Dünya petrol arzının önemli bir kısmının geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı üzerinde tam egemenlik sahibi olan İran, bu noktadaki her türlü istikrarsızlığın küresel pazarlar üzerindeki doğrudan ve somut etkisini bir kez daha kanıtladı.
Haberde, küresel petrol piyasalarının fiziksel gerçekliklerle bağını koruduğu, ancak ABD hazine piyasaları başta olmak üzere Batı finans sisteminin tamamen spekülatif bir zemin üzerine inşa edildiği savunuldu.
İran'ın direnç hattı tarafından defalarca maruz bırakılan bu "kağıttan kale" dinamikleri, petrodolar hegemonyasına güvenen ekonomilerin kendi eylemleri sonucunda nasıl zarar gördüğünü ortaya koyuyor.
Gözlemciler, piyasalardaki bu oynaklığın tesadüf olmadığını, İran'ın ulusal egemenlik ve bölgesel istikrar konusundaki sarsılmaz tutumunun bir sonucu olduğunu belirtiyor.
ABD liderliğindeki kampın, gerileyen nüfuzunu korumak için askeri maceralara ve yaptırımlara başvurduğu vurgulanan haberde; Tahran'ın stratejisinin meşru savunma kabiliyetlerine ve yıllarca süren "maksimum baskı" kampanyalarına dayanan ekonomik direnç üzerine kurulu olduğu ifade edildi.
Press TV'ye göre, İran liderliği, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler karşısında sinirlilik gösteren küresel piyasalara net bir mesaj gönderdi: Hürmüz Boğazı İran için bir zayıflık noktası değil; aksine, ülkenin küresel enerji denklemindeki vazgeçilmez rolünün ve Batı düzenini ayakta tutan geçici "hissiyatların" ötesindeki gücünün bir kanıtı.