
YDH - Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin büyük çoğunluğu, Avrupa Komisyonu tarafından Ukrayna için hazırlanan ve üyelik şartları tam olarak yerine getirilmeden hızlandırılmış katılımı öngören planı reddetti.
Financial Times (FT) gazetesinin ulaştığı belgelere göre, bu gelişmenin ardından Almanya ve Fransa, Ukrayna’nın bloğa entegrasyonu için alternatif bir yol haritası belirledi. İki ülkenin hazırladığı teklif, Kiev’in ortak tartışmalara dahil edilmesini ancak AB bütçesinden pay almamasını öngörüyor.
Almanya hazırladığı belgelerde bu yeni statüyü "sembolik üyelik" olarak tanımlıyor. Bu modele göre Kiev; bakanlar ve liderler düzeyindeki toplantılara katılma hakkı elde edecek ancak karar süreçlerinde oy hakkına sahip olmayacak.
Ayrıca Ukrayna, AB'nin ortak bütçesinden sağlanan fonlar üzerinde "otomatik bir hak iddiasında" bulunamayacak. Fransa ise benzer bir yaklaşımı "entegre devlet statüsü" olarak nitelendiriyor.
Paris’in yaklaşımına göre, Ukrayna’nın ortak tarım politikalarına ve Avrupa finansmanına erişimi, ancak tam ve nihai üyelik aşamasından sonra mümkün olabilecek.
Hazırlanan teklifin en dikkat çekici maddelerinden birini Ukrayna'nın AB’nin karşılıklı savunma hükmüne dahil edilmesi oluşturuyor. Ukrayna’nın yakın gelecekte NATO’ya katılımının gündemde olmadığı bir dönemde, bu güvenlik garantisi Kiev için en kritik avantajlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Avrupa Birliği, halihazırda bu hükmün uygulanmasına yönelik pratik mekanizmalar üzerinde aktif bir çalışma yürütüyor. Söz konusu düzenlemenin, özellikle Donald Trump yönetiminin politikaları nedeniyle güvenilirliği sorgulanan NATO’nun kolektif savunma mekanizmasına kısmi bir alternatif oluşturabileceği vurgulanıyor.
Almanya’ya ait belgelerde, karşılıklı savunma normlarının Ukrayna’ya yayılmasının "basit bir siyasi deklarasyon" aracılığıyla fiilen hayata geçirilebileceği ifade ediliyor.
Berlin, bu yeni statünün Ukrayna ve diğer aday ülkeler için sadece ismiyle bile "sembolik bir güç" taşıyacağını belirtiyor. Bu unvanın AB liderlerinin alacağı siyasi bir kararla verilmesi, "uzun süren prosedürlerin" devre dışı bırakılmasını da beraberinde getirebilir.
Fransa tarafından hazırlanan dökümanda ise sembolik değerin ötesinde, bu kademeli entegrasyon seviyesinin aday ülke vatandaşları için somut ve fark edilebilir bir ilerleme sağlayacağı dile getiriliyor.
Financial Times, Berlin-Paris hattı ile Avrupa Komisyonu arasındaki temel görüş ayrılığının, Ukrayna'nın ne zaman resmen üye sayılabileceği ve ne zaman oy hakkı kazanacağı noktasında toplandığını aktarıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy hükümeti, bu hedefe 2027 yılına kadar ulaşmayı arzulasa da uzmanlar ve kaynaklar bunun fiilen imkansız olduğunu değerlendiriyor.
Bununla birlikte, iki üst düzey Avrupa Komisyonu yetkilisi, Fransa ve Almanya’nın sunduğu bu ortak yaklaşımın, AB’nin Ukrayna’ya sunacağı nihai teklife en yakın çerçeve olabileceğini kaydetti.
Kiev tarafında ise teklife yönelik çekinceli bir yaklaşım hakim. Ukraynalı bir yetkili, AB’nin "gerçek bir güvenlik" istemesi durumunda teklifin adil olması gerektiğini belirterek, Brüksel'in "Ukrayna'nın kendilerine olan ihtiyacını" anlaması gerektiğini vurguladı.
Başka bir yetkili ise savaş yorgunu Ukrayna halkının, "bulanık" bir üyelik kavramını tam üyeliğin zayıf bir alternatifi olarak algılayabileceğine işaret etti.
Bununla birlikte aynı yetkili, bu modeli kendi aralarında "gölge üyelik" olarak adlandırdıklarını ve modelin bazı unsurlarının faydalı olabileceğini kabul etti.
Ukrayna, tam üyelik statüsü kazanmadan AB bütçesinden yararlanamayacak. Mevcut durumda AB bütçesinin yaklaşık üçte ikisi, çiftçi sübvansiyonlarını içeren ortak tarım politikalarına ve bölgesel kalkınma fonlarına ayrılıyor.
Ukrayna'nın üyeliği halinde bloğun ekonomik açıdan en az gelişmiş ülkesi olacağı, devasa yeniden inşa fonlarına ihtiyaç duyacağı ve çok büyük bir tarım sektörüne sahip olduğu göz önüne alındığında, AB bütçesinin köklü bir değişimle karşı karşıya kalacağı öngörülüyor.
Bu ekonomik riskler nedeniyle mevcut Fransız hükümeti, konuyu 2027 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce gündeme getirmekten kaçınıyor.
Paris’in bu tutumunda, kendi çiftçilerini rahatsız etmeme ve aşırı sağcı popülistlerin eline siyasi koz vermeme isteğinin belirleyici olduğu ifade ediliyor.
Planın ilerleyen safhalarında ise Ukrayna ve benzeri aday ülkeler, tam üyelik şartlarını yerine getirdikçe ve müzakereler ilerledikçe finansman programlarına kademeli olarak dahil edilecek.
Fransız belgelerinde, öğrencilere yönelik Erasmus+ programı ve dijital yatırım alanındaki kamu-özel ortaklıkları gibi kalemlerde Ukrayna'ya "genişletilmiş erişim" sağlanabileceği kaydediliyor.