
YDH- “Dünyanın en ahlaklı ordusu” anlatısını bir kez daha boşa çıkartan bir haberde, İsrail gazetesi Haaretz, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılara katılan İsrailli askerlerin çarpıcı itiraflarını yayımladı.
Askerler, sivilleri ve onların mülklerini hedef alan bir dizi ihlal ve savaş suçunu ayrıntılarıyla anlattı.
Sivillere yönelik ağır kötü muamele
Gazete, “korkutucu” olarak nitelendirilen tanıklıklara yer verdi. Bir asker, bir Filistinli sivilin bir kafese konulduğunu, üzerindeki kıyafetlerin çıkarıldığını ve kötü muameleye maruz bırakıldığını anlattı.
Bir diğer asker ise yanında üç çocuk bulunan yaşlı bir adamın başına makineli tüfeğindeki mermileri boşalttığını itiraf etti.
Komutanların onayı ve sahadaki uygulamalar
Tanıklıklara göre, bu eylemler cezalandırılmak bir yana, sahadaki komutanlar tarafından onaylandı. Bir komutanın cesetlere tükürdüğü ve ağır hakaretlerde bulunduğu ifade edildi.
İtiraflar, hiçbir direniş göstermeyen silahsız sivillerin öldürülmesine dair ayrıntılar da içerdi. Bunlar arasında, elleri havada olan bir Filistinlinin vurulması ve daha sonra askeri raporun değiştirilerek olayın “bir teröristin etkisiz hale getirilmesi” olarak kayda geçirilmesi yer aldı.
Hava kuvvetlerinde görev yapan “Ran” isimli subay, hava saldırılarının planlanırken çocukların da öldürüleceğinin önceden bilindiğini, ancak bunun artık ordu açısından “bir fark yaratmadığını” söyledi.
Habere göre, ihlaller yalnızca öldürme vakalarıyla sınırlı kalmadı. Askerler, Filistinlilere ait altın, para ve ev eşyalarının yağmalandığını ve bunun askerler arasında adeta bir “ganimet” yarışı haline geldiğini anlattı. Ayrıca girilen evlerin sistematik biçimde tahrip edildiği belirtildi.
Psikolojik etkiler ve askerlerin ifadeleri
Haber, askerlerin yaşadığı psikolojik yıkımı da ortaya koydu. “Yuval” isimli asker, masum insanları öldürdüğünü fark ettikten sonra kendisini “bir canavara dönüşmüş” gibi hissettiğini ve intihar düşünceleriyle mücadele ettiğini söyledi.
“Maya” isimli kadın asker ise sahada yaşanan infazlar ve tutsaklara yönelik kötü muamele karşısında sessiz kalmanın kendisinde “kirlilik ve ikiyüzlülük” hissi yarattığını ifade etti.
Hesap sorulmama ve kurumsal sonuçlar
Tanıklıklar, bu suçların açık itiraflara rağmen hiçbir hukuki ya da askeri soruşturmaya konu edilmeden gerçekleştiğini ortaya koydu.
Bu durumun, İsrail ordusunun kapalı operasyon mekanizmaları ve askerler arasında Filistinli sivillere yönelik yerleştirilen yaklaşım hakkında ciddi sorular doğurduğu belirtildi.