Japonya silah ihracatı yasaklarını esnetti

21 Nisan 2026

İkinci Dünya Savaşı sonrası benimsediği öz savunma doktrinini kökten değiştiren Japonya hükümeti, öldürücü silahların ihracatına yönelik kısıtlamaları kaldırdığını duyurdu.

YDH - İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana öz savunma doktrinine bağlı kalan Japonya hükümeti, radikal bir adım atarak öldürücü silahların ihracatına yönelik kısıtlamaları yürürlükten kaldırdı.

Tokyo’nun ileri teknolojiye sahip füze sistemleri, savaş gemileri, denizaltıları ve uçakları hem Güneydoğu Asya hem de Avrupa ülkelerinin ilgi odağında bulunuyor.

Mevcut kurallar çatışma bölgelerine silah tedarikini yasaklasa da istisnai durumlarda Ukrayna'nın Japon yapımı askeri teçhizatı temin etmesinin yolu açıldı.

Başbakan Sanae Takaichi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bugün hiçbir ülke barış ve güvenliğini tek başına sağlayamaz; bu nedenle savunma teçhizatı alanında birbirini destekleyen ortaklara ihtiyaç duyulmaktadır" ifadelerini kullandı.

Askeri ihracat yaklaşımındaki bu eksen kayması, Çin’in artan gücünden endişe duyan eski Başbakan Shinzo Abe tarafından geçtiğimiz on yılda başlatılmıştı.

Ancak bu döneme kadar Japonya’nın yurt dışına satışına izin verilen askeri araçlar; kurtarma operasyonları, nakliye, uyarı, gözetleme ve mayın temizleme faaliyetlerinden oluşan beş kategoriyle sınırlı tutuluyordu.

Takaichi hükümetinin aldığı karar uyarınca, yetkililer ihracat süreçlerini yakından denetleyecek ve sevkiyatlarda kapsamlı inceleme usullerini uygulayacak.

Financial Times gazetesinin haberine göre, Ukrayna gibi silahlı çatışmalara dahil olan ülkelere yönelik askeri teçhizat sevkiyatı, yalnızca Japonya’nın ulusal güvenliğini korumak adına zorunlu görülen istisnai hallerde mümkün olabilecek.

Japon savunma sanayii temsilcileri hükümetin kararını memnuniyetle karşıladı. Güdümlü füze rampaları ve uçak motorları üreten IHI şirketi, bu adımın uluslararası işbirliğini hızlandıracak bir pazar ortamının oluşmasına önemli katkı sağlayacağını bildirdi.

Terra Drone Genel Müdürü Toru Tokushige ise söz konusu değişikliğin devasa pazar fırsatları yaratacağını belirterek; Ortadoğu, ABD ve Avrupa’daki potansiyel müşterilerle görüşmelerin şimdiden yoğunlaştığını aktardı.

Eski Savunma Bakanlığı yetkilisi Hirohito Ogi, Financial Times’a verdiği demeçte, Japonya’nın bu politika değişikliğini Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra veya Çin’in askeri hedefleri belirginleştiğinde, yani yaklaşık iki-üç yıl önce gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti.

Ogi, kararın zamanlamasına ilişkin "Geç olması, hiç olmamasından iyidir" değerlendirmesinde bulundu.

Japon yetkililer ve yabancı diplomatların Reuters haber ajansına aktardığı bilgilere göre, Polonya’dan Filipinler’e kadar pek çok ülke, ordularını modernize etme çalışmaları kapsamında Japonya’dan alım seçeneklerini inceliyor.

Kaynaklar, ilk anlaşmalardan birinin Filipinler’e yapılacak kullanılmış savaş gemisi satışı olabileceğini belirtiyor.

Yeni ihracat doktrininin ilan edilmesinden hemen önce Japonya, geçtiğimiz hafta sonu Avustralya ile üç adet fırkateyn tedarikini kapsayan milyarlarca dolarlık bir sözleşme imzaladı.

Tokyo ayrıca İngiltere ve İtalya ile ortaklaşa geliştirdiği yeni nesil savaş uçaklarının ticaretini de yapabilecek.

ABD’nin Tokyo Büyükelçisi, Tokyo’nun bu kararını kolektif savunmanın güçlendirilmesi yönünde atılmış "tarihi bir adım" olarak nitelendirdi. Almanya Büyükelçisi ise bu gelişmenin küresel istikrarı pekiştirmek amacıyla kurulacak daha yakın işbirlikleri için yeni imkanlar yarattığını vurguladı.

Tokyo yönetimi, savunma sanayiindeki bu ilerlemenin ulusal endüstrinin büyümesine ivme kazandıracağını öngörüyor.

Küresel piyasadaki mevcut koşullar da Japon ihracatı için elverişli bir zemin sunuyor.

Ukrayna’daki savaş, Batılı müttefiklerin Ukrayna'ya yönelik silah sevkiyatları, Avrupa’da hız kazanan yeniden silahlanma süreçleri ve Ortadoğu’daki savaşta tüketilen yoğun mühimmat miktarı, küresel ölçekte yeni tedarik zincirlerine yönelik kayda değer bir talep doğurmuş durumda.