AB, İsrail'i ‘itibarına’ tercih etti

22 Nisan 2026

AB, “itibar” tartışmalarına rağmen İsrail anlaşmasını askıya alacak desteği bulamadı ve ilişkileri sürdürme yönünde kaldı.

YDH- Avrupa Birliği üye devletlerinin, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması konusunda bölünmüş olduğu, İspanya ve İrlanda’nın çağrılarını artırmasına rağmen diğer ülkelerden yeterli destek alamadığı bildirildi.

İspanya ve İrlanda’dan askıya alma çağrısı

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, salı günü yaptığı açıklamada AB’li mevkidaşlarına anlaşmanın askıya alınmasını değerlendirme çağrısında bulundu ve bunun Birliğin “inandırıcılığı” açısından önemli olduğunu söyledi.

Albares, dışişleri bakanları toplantısı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bugün Avrupa’nın inandırıcılığı söz konusu.” dedi.

İspanya’ya, işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşimler, Gazze’deki insani durum ve Filistinli tutsaklara yönelik idam cezası yasası dahil son yasal gelişmelere ilişkin endişeleri gerekçe göstererek anlaşmanın tamamen ya da kısmen askıya alınmasını talep eden İrlanda ve bazı diğer ülkeler de katıldı.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de AB’ye anlaşmayı askıya alma çağrısı yaparak diplomatik ve ekonomik baskının artırılabileceği sinyalini verdi.

Yeterli destek sağlanamadı

Artan baskıya rağmen, AB dış politika şefi Kaja Kallas, üye ülkelerin anlaşmanın askıya alınması için gerekli desteğe ulaşamadığını açıkladı.

Kallas, toplantının ardından yaptığı açıklamada, “Salonda askıya alma konusunda pozisyonların değiştiğini görmedim.” dedi.

Anlaşmanın ticari hükümlerinin kısmen askıya alınması için nitelikli çoğunluk gerekirken, anlaşmanın tamamen askıya alınması için oybirliği gerekiyor.

Eleştiriler ve ekonomik boyut

Uluslararası Af Örgütü, salı günü Avrupa Birliği’nin İsrail politikasını sert şekilde eleştirerek, Birliğin kendi değerleriyle uyumlu hareket etmediğini ve uluslararası hukuk ihlallerine zemin hazırladığını belirtti.

Almanya ve İtalya’nın mevcut tutumlarını koruyarak cezalandırıcı önlemler yerine angajmanın sürdürülmesinden yana oldukları ifade edildi.

AB-İsrail Ortaklık Anlaşması önemli bir ekonomik ilişkiyi düzenliyor. Avrupa Komisyonu’nun daha önce, yaklaşık 5,8 milyar avro değerindeki İsrail ihracatını etkileyen bazı ticari düzenlemelerin askıya alınmasını önerdiği belirtildi.

2024 yılında AB ile İsrail arasındaki toplam ticaret hacminin 42,6 milyar avroya ulaştığı ve AB’nin İsrail’in “en büyük ticaret ortağı” olduğu kaydedildi.

Yaptırımlar ve diplomatik süreç

AB’nin, şiddet uygulayan İsrailli yerleşimciler ile bazı İsrailli yetkilileri hedef alan yaptırımları da değerlendirdiği, ancak bu tür adımların da üye ülkelerin oybirliğini gerektirdiği belirtildi.

Diplomatlar, sürecin ilerlemesinin siyasi gelişmelere bağlı olabileceğini ve özellikle yeni hükümetin kurulmasının ardından Macaristan’ın tutumunda olası bir değişimin belirleyici olabileceğini ifade etti.

Toplantı öncesinde Fransa ve İsveç’in, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşimlerle ticari ilişkilerin sınırlandırılmasına yönelik daha güçlü AB önlemleri çağrısında bulunan bir teklif sunduğu aktarıldı.