El-Ahbar: İran denizcilik denkleminde yeni aşamaya geçiyor

23 Nisan 2026

El-Akhbar analizinde, ABD ile İran arasındaki gerilimin ateşkes uzatımıyla birlikte yeni bir aşamaya girdiği, deniz ablukası ve Hürmüz Boğazı merkezli gelişmelerin bölgedeki güç dengesini yeniden şekillendirdiği ifade edildi.

YDH- El-Ahbar gazetesinin analizine göre, ABD Başkanı Donald Trump, salı-çarşamba gecesi süresi dolmadan saatler önce İran ile ateşkesi tek taraflı olarak uzatma kararıyla, ülkesinin “topyekün savaşa” dönme isteği olmadığını gösterdi.

Ancak analizde, bu ateşkesin, iki taraf arasındaki diplomatik çözüm yolundaki çok sayıda engel, ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını sürdürmesi ve Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutması nedeniyle “kırılgan ve istikrarsız göründüğü” belirtildi.

“Müzakerede 36 ila 72 saat içinde sıçrama olabilir”

Trump’ın, medya üzerinden İran’a yeni teklifler sunduğu, ateşkesin karşılıklı anlaşmayla 3 ila 5 gün uzatılmasını önerdiği ve “yarın cuma günü Tahran ile bir görüşme olasılığından” bahsettiği kaydedildi.

Trump, New York Post gazetesine verdiği son röportajda, “Müzakerede 36 ila 72 saat içinde bir sıçrama olabilir” ifadelerini kullandı.

Aynı gazetenin Pakistanlı kaynaklara dayandırdığı haberde, ikinci tur görüşmelerin yarın yapılabileceği öne sürülürken, Reuters’in Amerikalı kaynakları ise “Trump’ın İran’a 3 ila 5 günlük ek bir ateşkes süresi vermeye hazır olduğunu” aktardı.

Galibaf: “Deniz ablukası varken ateşkesin anlamı yok”

Trump’ın tek taraflı uzatma kararına cevaben İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın, “Ateşkesin, deniz ablukası ve Siyonistlerin her cephede savaş çıkarması altında bir anlamı yok” dediği bildirildi.

Galibaf ayrıca, “İran’ın düşmanları askeri saldırıyla hedeflerine ulaşamadı, zorbalıkla da ulaşamayacaklar.” ifadelerini kullandı.

Analizde, Trump’ın ateşkesi, deniz ablukası sürerken uzatmasındaki temel paradoksun, “ne savaş ne barış” halini pekiştirmesi olduğu vurgulandı.

ABD’nin geniş çaplı bir savaşa dönmek istememesine rağmen, İran üzerinde “kılıcı sallandırmaya” ve ülkeyi sürekli bir “askıda” halinde tutmaya çalıştığı ifade edildi.

Üç olası senaryo: En muhtemeli Hürmüz’de yeni denklem

Analizin devamında, İran’ın yeni duruma vereceği tepkiye dair üç senaryo sıralandı:

Birinci senaryo (en düşük olasılık): İran’ın mevcut durumu sürdürmesi; yani Hürmüz Boğazı’nı kapalı ilan etmeye devam edip ABD ablukasına fiili bir karşılık vermemesi ve aynı zamanda ABD ile müzakereye girmemesi. Bu seçeneğin orta vadede İran’ı aşındırabileceği belirtildi.

İkinci senaryo: İran’ın önümüzdeki günlerde ABD ile müzakereleri hızla yeniden başlatarak ablukaya son verecek ve Hürmüz’ü yeniden açacak bir anlaşmaya varmayı umması. Ancak ateşkesin son gününde İran’ın, ABD’nin ablukada ısrarı nedeniyle İslamabad’a müzakere heyeti göndermekten çekindiği hatırlatıldı.

Üçüncü senaryo (en muhtemel): İran’ın, ABD’nin dayatmaya çalıştığı denklemi sabitleştirmesini engellemek için pratik adımlar atması; gemileri ve petrol tankerlerini durdurma, onlara saldırı düzenleme, Körfez’deki hedefleri vurma ve Yemen’deki Ensarullah hareketiyle birlikte Babülmendep Boğazı’nı kapatma gibi eylemler. Bu adımların çatışmanın tırmanmasına ve yayılmasına zemin hazırlayabileceği ifade edildi.

Devrim Muhafızları: İsrail’e ait gemiyi Hürmüz’de durdurdu

Bu bağlamda, İran Devrim Muhafızları’nın dün Hürmüz Boğazı’nda iki gemiyi “gerekli ruhsatlara sahip olmamaları ve seyrüsefer sistemleriyle oynamaları” gerekçesiyle durdurduğu açıklandı.

Devrim Muhafızları’ndan yapılan yazılı açıklamada, gemilerin “yüklerini denetlemek” üzere İran kıyı sularına götürüldüğü ve “gemilerden birinin İsrail mülkiyetinde olduğunun tespit edildiği” belirtildi.

Ek raporlarda ise Hürmüz Boğazı’nda çok sayıda gemiye yönelik saldırı düzenlendiği bilgisi yer aldı.

El-Ahbar analizinin sonuç bölümünde, “ABD ile İran arasındaki çatışmanın yeni bir aşamaya girdiği ve bu aşamanın ana başlığının denizdeki güç dengesi olacağı, bunun da gelecek gelişmelerin seyrini belirleyeceği” kaydedildi.