
YDH - Finlandiya hükümeti, ülkenin savunma stratejisinde köklü bir değişikliğe giderek, nükleer silahların topraklarına girişine, nakline ve depolanmasına izin verilmesini öngören kanun teklifini parlamentonun onayına sundu.
Finlandiya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamada, söz konusu izinlerin "savunma ile ilgili durumlar" çerçevesinde geçerli olacağı bildirildi.
Hükümetin hazırladığı tasarı, parlamenterlerin Atom Enerjisi Yasası ile Ceza Kanunu'nda yapılacak bir dizi değişikliği onaylamasını talep ediyor.
Yapılan açıklamada, teklifin amacının Finlandiya'nın savunması, NATO'nun kolektif savunma faaliyetleri veya diğer savunma iş birlikleri kapsamında nükleer cihazların ülkeye getirilmesi, tedariki veya muhafaza edilmesinin önündeki hukuki bariyerlerin kaldırılması olduğu ifade edildi.
Düzenlemenin temel hedefi, nükleer cihazlara ilişkin yasal engelleri ortadan kaldırarak Finlandiya'nın bir NATO üyesi olarak savunmasını güvence altına almak şeklinde açıklandı.
Bu adımın, ittifakın savunma ve caydırıcılık mekanizmalarının tüm potansiyelinden yararlanma imkanı tanıyacağı vurgulandı.
Bakanlık, bu yeni hukuki altyapının Finlandiya'ya NATO'nun kolektif savunma sistemini destekleme, geliştirme ve ihtiyaç duyulması halinde bu sistemin gereklerini tam anlamıyla yerine getirme yetkisi vereceğini kaydetti.
Finlandiya Savunma Bakanı Antti Häkkänen, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, yasa tasarısının öngörülemeyen harekat ortamında Finlandiya'nın güvenliğini azami düzeye çıkarmayı amaçladığını belirtti.
Häkkänen, nükleer cihazlara yönelik yasal engellerin bertaraf edilmesiyle caydırıcılığın ve savunmanın güçlendirileceğini, böylece Finlandiya ve ittifaka karşı askeri güç kullanma eşiğinin yükseltileceğini ifade etti.
Bakanlık, nükleer politikadaki bu genişlemeye rağmen Finlandiya'nın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'na (NPT) ve diğer tüm uluslararası yükümlülüklerine sadık kalmaya devam edeceğini altını çizerek vurguladı.
Açıklamada ayrıca, nükleer caydırıcılık da dahil olmak üzere NATO bünyesindeki tüm kararların üye ülkelerin mutabakatı ve konsensüs usulüyle alındığı hatırlatıldı.