
YDH- İsrail ordu muhabiri Doron Kadosh tarafından paylaşılan bilgiler, Hava Kuvvetleri bünyesinde görev yapan iki askerin karıştığı İran casusluk davasına dair sarsıcı gerçekleri ortaya çıkardı.
Soruşturma detaylarına göre İranlı ajanlar, askerlerden birine Hava Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Tomer Bar’ı ortadan kaldırması talimatını verdi.
Suikast talebini alan askerin, İranlı operatöre “Bunu inceleyip deneyeceğim” şeklinde karşılık verdiği saptandı.
İran istihbaratının talepleri sadece askeri kademeyle sınırlı kalmadı.
Ajanların, Başbakan Benyamin Netanyahu, eski Başbakan Naftali Bennett, Bakan Itamar Ben Gvir ve eski Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’nin ikamet ettiği sokakların fotoğraflarını istediği belirlendi.
Ayrıca Tel Aviv’in merkezi noktaları olan Rothschild ve Kaplan sokaklarının görüntüleri ile Bakan Bezalel Smotrich hakkında özel bilgiler de talep listesinde yer aldı.
Askerlerden bir askeri üssün, Demir Kubbe bataryalarının koordinatlarının, diğer hava savunma sistemlerinin ve üst düzey pilotların konutlarının fotoğraflanması istendi.
Askerlerin İranlı operatörlerle kurduğu temasın tam bir yıl boyunca devam ettiği ve bu süreçte taraflar arasında yoğun bir görüşme trafiği yaşandığı saptandı.
Bağlantının başlangıcında İranlı operatörün maaş beklentisini sorması üzerine askerin, 1.300 dolarlık bir meblağa razı olduğu anlaşıldı.
Ancak casusluk faaliyetinin ilerleyen aşamalarında pek çok görevin hiçbir maddi karşılık alınmadan yerine getirilmesi dikkat çekti.
Bir askerin, teknisyen eğitimi kursu dosyasından elde ettiği “gizli” sınıfındaki savaş uçağı sistemleri bilgilerini sızdırdığı, ancak İranlı ajanın bu bilgileri önemsemeyerek “daha ciddi görevler” talep ettiği bildirildi.
Bilgi sızdırma sürecinde askerin bir hava üssündeki kontrol kulesini, uçakların kalkış-iniş pistlerini ve insansız hava araçlarını fotoğrafladığı, bu eylemleri için hiçbir ödeme almadığı kaydedildi.
Kendisinin gerçekten Hava Kuvvetleri mensubu olduğunu ispatlamak amacıyla bir savaş uçağını fotoğraflayan askere, İranlı ajanların “bu yeterli değil, kalkan bir uçağı çekmelisin” diyerek baskı yaptığı anlaşıldı.
Bu süreçte de herhangi bir karşılık alamayan askerin, operatörlere kızdığı ancak bilgi akışını kesmediği görüldü.
İranlı ajanların, 2025 yılının ortasında icra edilen “Aslan Yavrusu” harekâtı öncesinde operasyonel uçuşları hedef aldığı ortaya çıktı.
Ajanların, uçakların hangarlardan çıkarılmasında kasıtlı bir gecikme yaratılması için yüzlerce dolar teklif ettiği, ancak askerin bu sabotaj teklifini reddettiği belirlendi.
Bu reddin ardından temasın seyri, İranlı ajanın askerden bir silahlı saldırı düzenlemesini istemesiyle değişti. Askerin saldırı eylemini de kabul etmemesi üzerine İranlı operatör tüm iletişimi kesti.
İletişimin kesilmesinin ardından askerin sergilediği tutum, soruşturma dosyasının en ilginç bölümlerinden birini oluşturdu.
İranlı ajanın mesajlarına cevap vermemesine rağmen askerin bağlantıyı yeniden kurmak için yoğun çaba sarf ettiği, sosyal medyada çeşitli İranlı hesapları arayarak istihbarat servislerine ulaşmaya çalıştığı saptandı.
Ancak İran istihbaratının, ısrarla kendilerine ulaşmaya çalışan askerin bir "çift ajan" olabileceğinden şüphelenmesi nedeniyle bu temas girişimlerinin sonuçsuz kaldığı anlaşıldı.