
YDH- South China Morning Post tarafından Perşembe günü yayımlanan habere göre Çin devlet medyası ve siyasi gözlemciler, Amerika Birleşik Devletleri’nin uluslararası kuralları belirleyen bir aktörden "hegemonik ve otoriter bir güce" dönüştüğü uyarısında bulunuyor.
Analizlerde, Washington’ın önemli müttefiklerini kaybetmesi ve tırmanan savaş maliyetleri sebebiyle eşsiz küresel hakimiyetinin zayıfladığı yönünde geniş bir fikir birliği oluştuğu vurgulanırken ABD'nin İran'a yönelik askeri harekatı, gözlemciler tarafından bu düşüşün en net göstergesi olarak nitelendiriliyor.
Xinhua gazetesi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki ablukasının uluslararası ticaret hukukunu bizzat Washington eliyle nasıl yok ettiğini ve "kurallara dayalı düzen" söyleminin artık bir maskeden ibaret olduğunu vurguladı.
════════════════
Küresel bloklaşmada ABD merkezli yapı çözülüyor
════════════════
Huanqiu Shibao gazetesi, ABD'nin mühimmat stoklarının hızla tükenmesini, Washington'ın artık "eşzamanlı iki büyük savaş" yürütemeyecek kadar zayıfladığının bir kanıtı olarak sundu.
Çinli aydınlar ve bürokratlar arasında popüler olan Guangming Daily gazetesi de 2023 yılında, ABD'nin finansal yaptırımları bir silah olarak kullanmasının, dünya genelinde "dolarsızlaşma" (de-dollarization) sürecini geri dönülemez bir noktaya getirdiğini savunmuştu.
Şanghay merkezli bir diğer Çin yayını Pengpai ise, ABD'nin füze diplomasisinin karşısına Çin'in "arabulucu ve barışçıl" yaklaşımını koyarak, küresel güneyin liderliğinin el değiştirdiğini ifade ediyor.
Çin'in en prestijli ekonomi yayını olan Caixin, savaşın küresel tedarik zincirlerine verdiği zararı ABD'nin "gerileme" emaresi olarak sunuyor. Habere göre, artan enflasyon ve borç krizi varken savaşa girilmesi, Washington'ın rasyonel bir aktör olmaktan çıkıp "otoriter bir kumarbaza" dönüştüğünü gösteriyor.
China News Service'deki haberde, ABD'nin teknolojik üstünlüğüne rağmen İran ve bölgedeki direniş grupları karşısında bataklığa saplandığı savunuluyor. Çinli askeri uzmanlar, ABD’nin "mutlak hakimiyet" döneminin kapandığını, artık "orta ölçekli bir güce karşı bile kesin zafer kazanamayan" bir dev haline geldiğini ifade ediyor.
Çin Komünist Partisi’nin resmi yayın organı People’s Daily, yayımladığı sert eleştiri metninde Amerika Birleşik Devletleri’nin "uluslararası kural koyucu" kimliğini terk ederek "zalim bir hegemonik güce" evrildiğine dikkat çekiyor.
Gazete, bu dönüşümün nihai aşamada ABD’nin kendi refahını ve küresel etkisini ciddi şekilde baltalayacağı konusunda net bir uyarı paylaşıyor.
Raporda, Washington'ın saldırgan tutumunun uzun vadeli stratejik sonuçlarına odaklanılıyor.
════════════════
İran savaşı, Çin adına kazanım sunuyor
════════════════
Habere göre, ABD'nin müttefiklerini (özellikle Avrupa ve Körfez ülkelerini) bu savaşa zorlaması, müttefikler arasında "stratejik özerklik" arayışını tetikleyerek ABD'nin diplomatik izolasyonunu artırdı.
İran ile sağlanan kırılgan ateşkesin bu hafta sona ermesi beklenirken, ABD Başkan Donald Trump yönetiminin hem söylem hem de uygulama düzeyinde çelişkili mesajlar vermeyi sürdürdüğü görülüyor.
Washington bir yandan Ortadoğu coğrafyasına ek askeri takviyeler sevk ederken, diğer yandan Tahran ile doğrudan görüşmelerin yeni bir turu için zemin arıyor.
Trump’ın ikinci döneminde İran politikasının "azami baskı" çizgisinden "azami belirsizlik" noktasına kaydığı ve stratejik muğlaklığın son günlerde zirveye ulaştığı ifade ediliyor.
ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukası başlatmayı hedefleyen saldırı operasyonları, ateşkesin geleceğine dair endişeleri artırıyor.
════════════════
İran savaşından çıkarılan dersler: Çin, ABD'nin 'stratejik darboğazlarını' keşfediyor
════════════════
Önümüzdeki günlerin, ABD’nin bu askeri hamlelerinin Tahran’ı Hürmüz Boğazı’nı koşulsuz olarak açmaya ve nükleer varlıklarını teslim etmeye zorlayıp zorlamayacağını göstereceği değerlendiriliyor.
Tahran tarafının bu askeri baskı karşısında müzakere masasında taviz verip vermeyeceği ise bölgedeki en kritik soru işareti olarak kalmaya devam ediyor.
ABD’nin yürüttüğü popüler olmayan savaşların yüksek ekonomik ve güvenlik maliyetleri, Amerikan iç siyasetinde de sert yankı buluyor.
Kamuoyu desteğinin eksikliği ve toplumdaki keskin bölünmelerin, ABD’nin genel siyasi iradesi hakkında soru işaretleri yarattığı belirtiliyor.
Bu durumun önümüzdeki aylarda ABD yasama organlarını meşgul edeceği; savaş bütçesi tahsisleri ve askeri yetki onaylarının Kongre gündeminin en üst sırasına yerleşeceği öngörülüyor.
════════════════
İspanya ve Çin’den küresel sistemin 'çöküşüne' karşı ortak cephe
════════════════
Çin medyasındaki haberlerin ortak noktası, ABD'nin askeri gücünün artık müttefikleri bir arada tutmaya veya düşmanları tamamen sindirmeye yetmediği, aksine her saldırının Amerikan gücünden bir parça daha götürdüğü yönündeki "imparatorluk aşımı" vurgusu olduğu gözlemlendi.
ABD’nin sadece "savaştığı" için değil, bu savaşı "yönetemediği" ve maliyetlerini tüm dünyaya yıktığı için gerilediği fikrinde birleşiyor.