İsrail medyası: İran'ın füzeleri, hâlâ güçlü bir tehdit

24 Nisan 2026

İsrail medyasının değerlendirmelerine göre, İran’ın füze kapasitesinde azalma olduğu iddia edilse de elinde hâlâ binlerce füze bulunduğu ve bunun İsrail için güçlü bir tehdit oluşturmaya devam ettiği ifade edildi.

YDH- ABD ve İsrail’in altı hafta boyunca İran’ın askeri altyapısını hedef aldığını belirten Times of Israel’in aktardığına göre, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), bu süreçte 13 binden fazla hedefin vurulduğunu iddia ederken, İsrail tarafı yaklaşık 4 bin hedefin vurulduğunu ileri sürdü.

Haberde, iki haftalık ateşkes duyurusundan önceki son günlerde bile Tahran'ın İsrail ve bölgedeki diğer devletlere balistik füze fırlatmaya devam ettiği belirtildi.

Times of Israel, savaş ilerledikçe füze fırlatma oranının keskin şekilde düştüğünü, ilk gün İsrail'e yaklaşık 80 füze atılırken, sonraki haftalarda günde 10-20 füzeye gerilediğini iddia etse de ancak sürekli saldırıların hem son savaşta hem de Haziran'daki ilk savaş sırasında verilen hasarın boyutuna ilişkin soruları gündeme getirdiğini bildirdi.

ABD savunma bakanı ve İsrail ordusunun farklı değerlendirmeleri

Gazete, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in, ABD-İsrail saldırılarında İran'ın füze programını “işlevsel olarak yok ettiğini” ve ordusunu “yıllarca savaş etkinliğinden yoksun bıraktığını” söylediğini aktardı.

Fakat Times of Israel'in İsrail ordusuna dayandırdığı bilgiye göre, işgal ordusu, yaklaşık altı haftalık savaş boyunca İran'ın füze projesini, yer altı tesislerine ulaşmanın zorluğu nedeniyle “sadece kısmen geriletebildi” ve İran'ın stok birikimini önemli ölçüde durdurmasa da “yavaşlattı.”

Ateşkes görüşmelerinde füze sorununun yeri

Times of Israel'in Ordu Radyosu’na dayandırdığı ve üst düzey bir İsrailli kaynağa atıfla aktardığına göre, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinin salı günü yeniden başlaması planlanırken, İsrail balistik füze sorununun masada olmamasından “endişe” duyuyor.

Gazeteye göre, İsrail, tarafların İran'ın füze programını inşa etmeye devam etmesine izin veren bir anlaşmaya varabileceğinden “kaygılı.”

Reuters'e konuşan üst düzey bir İranlı kaynağın, Tahran'ın füze programı da dahil olmak üzere “savunma kabiliyetlerinin” ABD ile müzakereye açık olmadığını belirttiği aktarıldı.

İsrail'in hasar tahmini ve İran'ın kalan kapasitesi

İsrail’in, İran’ın silah programına ciddi zarar verdiğine “inandığı” belirtilirken, İsrail ordusu istihbarat subaylarının son değerlendirmelerine göre, İran’ın hâlâ yaklaşık 1.000 balistik füzeye sahip olduğu ifade edildi.

Söz konusu sayının, savaşın başında yaklaşık 2.500 olduğu kaydedildi.

Aynı değerlendirmelere göre, İran’ın yakın zamanda füze stokunu yeniden artırma kapasitesini “geri kazanmasının beklendiği” belirtildi.

İsrail ordusu tarafından yayımlanan verilere göre, İsrail tarafı İran’a ait olduğu değerlendirilen yaklaşık 470 balistik füze rampasının yaklaşık yüzde 60’ının imha edildiğini veya devre dışı bırakıldığını öne sürdü.

Açıklamada, yaklaşık 200 rampanın saldırılar sonucu imha edildiği, ayrıca İsrail Hava Kuvvetleri’nin bu sistemlerin depolandığı yeraltı tesislerine açılan tünel girişlerini hedef almasının ardından yaklaşık 80 rampanın daha kullanılamaz hale geldiğinin iddia edildiği ifade edildi.

Haziran 2025 savaşıyla karşılaştırma

Times of Israel, The Washington Post haberine atıfla, Haziran 2025'teki 12 günlük savaşın ardından da benzer değerlendirmelerin ortaya çıktığını, o dönem İsrailli yetkililerin Tahran'ın 3.000 balistik füzesinin yaklaşık yarısının ve 500 rampasının yüzde 80'inin imha edildiğini iddia ettiği aktardı.

Haberde, bu rakamların hem İsrail’in verdiği hasarın boyutunu hem de İran’ın kabiliyetlerini yenileme konusundaki “belirgin kapasitesini”, son çatışmada devam eden füze atışlarının da gösterdiği üzere ortaya koyduğu belirtildi.

Gazetenin aktardığına göre, İsrail ordusu İran’ın silah üretim altyapısına darbe vurduğunu ve İsrail’i tehdit eden silahların geliştirilmesinde kullanılan kilit tesisleri hedef aldığını iddia etti.

Haberde, İsrail tarafının bu saldırıların İran’ın balistik füze üretim kapasitesine ciddi zarar verdiğini ve bu nedenle ülkenin şu aşamada yeni füze üretemediğini öne sürdüğü belirtildi.

İran'ın hızla üretime dönebileceği değerlendirmesi

Times of Israel, cuma günü gazetecilere yapılan bir brifingde üst düzey askeri yetkililerin İran'ın bazı üretim kabiliyetlerini yeniden kazanmak için hızlıca çalışacağı değerlendirmesinde bulunduğunu aktardı.

Times of Israel'in Askeri İstihbarat Müdürlüğü'nün değerlendirmelerine göre, İsrail ve ABD İran'a karşı savaş başlatmasaydı, İran bir buçuk yıl içinde yaklaşık 8.000 balistik füzeden oluşan bir stok oluşturacaktı. Bu miktardaki füzelerin İsrail'in hava savunmasını zorlayacağı ve İsrail'de “büyük ve yaygın” hasara yol açabileceği belirtildi.

Bunun yerine, habere göre, İran'ın şu anda önümüzdeki birkaç yıl içinde – programa ne kadar yatırım yaptığına ve ithal edilmesi gereken hammaddelere erişimine bağlı olarak – sadece birkaç bin füze üretebildiği iddia edildi.

Yeraltı tesisleri ve “tıkama yöntemi”

Times of Israel'e konuşan eski İsrail ordusu sözcüsü ve ordunun hava savunma dizisinin eski şefi Ran Kohav, İran'ın füze rampalarının ve mühimmat depolarının çoğunun yeraltı üslerinde bulunduğunu ve bunların doğrudan imha edilmesini “zorlaştırdığını” söyledi.

Kohav'ın açıklamasına göre, hava kuvvetleri bu durumda bir “tıkama yöntemi” kullanarak yeraltı tesislerinin girişlerini hedef alıyor ve silah sistemlerini içeride hapsetmeye çalışıyor.

Times of Israel'in Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü'nde Amerikan stratejisi uzmanı Jonathan Ruhe'ye göre, bu tür saldırıların etkisi “kısa ömürlü” olabiliyor.

Ruhe, “Yeraltı tesislerinin girişlerini vurmak, bu sahalardaki operasyonları tamamen, ancak ‘geçici olarak’ engellemenin iyi bir yoludur” dedi ve İran'ın şimdiden hasardan kurtulmakta olduğunu belirtti.

CNN ve New York Times incelemeleri

Times of Israel'in 20 Mart'ta yayınlanan bir CNN araştırmasına dayandırdığına göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun dağlık arazinin derinliklerine gömülü yeraltı üslerine yönelik inceleme, programın dayanıklılığına dair bazı bilgiler sundu.

Uydu görüntüleri kullanılarak yapılan incelemede, ABD ve İsrail saldırılarının büyük ölçüde bu tesislerin giriş ve çıkış noktalarına odaklandığı bulundu.

Haberde incelenen 27 tünel açıklığından %77'sinin vurulduğu tespit edildi. Ancak birkaç vakada uydu görüntüleri, İran'ın 48 saat içinde sahaları temizlemeye başladığını gösteriyor.

New York Times’ın ABD istihbaratına dayandırdığı haberine göre, İranlı personel bombalanmış yeraltı füze sığınaklarını ve silolarını temizledi ve vurulduktan saatler sonra onları hizmete geri döndürdü.

Ateşkesten sonra kurtarma çalışmaları

Times of Israel'in aktardığına göre, 8 Nisan'da ateşkes yürürlüğe girdikten sonra bile bu kurtarma çabaları devam etti.

Kohav, İranlıların tünel kapılarını nispeten hızlı bir şekilde yeniden açmayı “başardığına” dair çeşitli raporlar gördüğünü söyledi.

Times of Israel, dijital harita platformu SoarAtlas tarafından çarşamba günü yayınlanan uydu görüntülerine göre, Tebriz ve Humeyn'deki ABD-İsrail saldırılarında vurulan füze üslerinin tünel girişlerinde damperli kamyonların “aktif enkaz temizliği” yaptığını bildirdi.

ABD'nin “endişeleri” ve hareketli rampalar

Wall Street Journal’ın yakın zamanda bildirdiğine göre, ABD’li yetkililer İran’ın binlerce balistik füzeye sahip olduğunu değerlendiriyor.

Yetkililerin, İran’ın ABD ve İsrail ile yaşanan çatışmalara verilen ara sürecinde balistik füze kapasitesini yeniden inşa etmeye çalışabileceğinden endişe duyduğu ifade edildi.

Times of Israel'in belirttiğine göre, balistik füzeler fırlatma rampaları olmadan ateşlenemiyor ve İran tipik olarak mobil TEL (transporter-erector-launcher) kullanarak ülkenin herhangi bir yerinden ateşleme esnekliği sağlıyor.

Haberde, imha edilen rampaların değiştirilmesinin nispeten hızlı ve ucuz olduğu değerlendirildi. Makaleye göre, İran'ın TEL'leri genellikle modifiye edilmiş ticari kamyonlar ve taşıyıcılar üzerine inşa edildiğinden, daha düşük maliyetle üretilmelerine ve sivil altyapı arasında dağıtılmalarına olanak tanıyor.

Daha derindeki tesisler ve “bunker avcısı” bombalar

Times of Israel'in haberine göre, İran'ın füze programını barındıran tünel ağlarının ötesinde, çok daha derine gömülü tesisler “daha da büyük bir zorluk” oluşturuyor.

Gazetenin de belirttiği üzere, nükleer programla bağlantılı olanlar ve İran Devrim Muhafızları Ordusu personeli ile teçhizatı için komuta-kontrol merkezi işlevi gören “füze şehirleri” de dahil olmak üzere diğer yeraltı tesisleri, standart füze tesislerinin çok altında Zagros ve Elbruz dağ sıralarına oyulmuş durumda ve bu da onları vurmayı daha da zorlaştırıyor.

Kohav'a göre, çatışmalar sırasında İsrail ordusu sadece “makul derinlikte” olduğunu söylediği tesisleri hedef aldı. Daha derin hedefler, yaygın olarak “bunker avcısı” olarak bilinen ve sadece ABD'nin sahip olduğu bilinen gelişmiş GBU-57 bombalarını gerektiriyor; bu da bu sahalarla ABD'nin ilgilendiği anlamına geliyor. Ancak bazı tesislerin, bunker avcısı bombaların yaklaşık 60 metre betonu veya granit gibi yoğun malzemelerde daha azını delebilmesinin çok ötesinde, 500 metre derinliğe kadar katı granit altına gömüldüğüne inanılıyor.

Hava koşullarının zorluğu

Times of Israel'in aktardığına göre, zorluğu artıran bir diğer faktör de genellikle göz ardı edilen hava koşulları. İran'ın yağışlı sezonu (kasım-nisan arası) yoğun bulut örtüsü, yağmur, kar ve sis getirerek görüş mesafesini düşürüyor.

Bu koşullar ABD ve İsrail kuvvetlerinin hedefleri tespit etme ve vurma çabalarını zorlaştırırken, potansiyel olarak İran'a füze fırlatmak için daha fazla koruma sağlıyor.

Kohav'a göre, yağışlı sezonda operasyon yapmak yaz aylarına göre “daha az elverişli. Kohav, “İran çok yüksek rakımlı bir ülke, İran'da kar var. Burası İsrail değil” dedi ve “İstihbarat toplamanın en iyi yolu uydular ve elektro-optik sistemlerdir, bunlar da sis, bulut ve yağmurdan etkilenir” diye ekledi.

İran'ın Büyüklüğü Ve Coğrafyası

Ruhe, füze sahalarını vurmadaki bir diğer zorluğun İran'ın büyüklüğü ve arazisinden kaynaklandığını belirtti.

Ruhe, “İran büyük ve dağlık bir ülkedir ve birçok yerden fırlatılabilen çok sayıda füzeye sahiptir” dedi ve ABD-İsrail saldırılarının büyük ölçüde batı ve güney İran'daki hedeflere odaklandığını ekledi.

Ayrıca, “Birçok İran füzesi, İsrail ve ABD'nin yoğun şekilde operasyon yapmadığı ülkenin daha derinliklerinden Körfez'e hâlâ ulaşabilir.” dedi.

Gelecek operasyon olasılığı

Times of Israel, İran'ın füze programının zayıflamış olsa da “bitmediği” ve son çatışmanın son olmayabileceği, İsrail ve belki ABD'nin İran'ın kabiliyetlerini azaltmak için askeri saldırıları yeniden başlatması gerekebileceği belirtti.

Haberde, “İran'ın baskı altında uyum sağlama ve taktiklerini İsrail ve ABD çabalarını köreltmek için anlık olarak iyileştirme kabiliyeti göz önüne alındığında, gelecekteki bir operasyonun daha fazla başarı göreceğinin garantisi olmadığı” belirtildi.

Ruhe, “İran savaş sırasında ABD-İsrail hedeflemesini zorlaştırmak için uyum sağlar. Örneğin, İsrail'in rampaları hedeflemedeki başarılarına yanıt olarak 12 günlük savaş sırasında rampalarını dağıttı ve ateşleme taktiklerini değiştirdi.” dedi.