
YDH- İsrail Maariv gazetesi, İsrail’in hem Lübnan’da Hizbullah ile hem de İran’la yürüttüğü savaşlarda “ciddi bir yönetim krizine” sürüklendiğini yazdı.
Bu krizin, Başbakan Benyamin Netanyahu’nun karmaşık sağlık tedavileri altında bulunmasıyla aynı döneme denk geldiğini belirten gazetenin iddiasına göre, bu durum “İsrail ordusunun elde ettiği büyük askeri kazanımların henüz siyasi hamlelere dönüştürülememesine” yol açıyor.
“Sahadaki tablo tersine döndü”
Maariv’in analizine göre, sahadaki tablo tersine dönmüş durumda. Hizbullah, sabahın erken saatlerinden akşama kadar İsrail güçlerine saldırılar düzenliyor, buna karşılık İsrail ordusu artık "inisiyatif alamıyor".
Haberde ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgesel gelişmeleri yönlendirdiği ve İsrail siyasi liderliğinin bu kararlar üzerinde etkili “olamadığı” bir tabloya dikkat çekildi.
“Tırmanma kontrol edilemeyebilir” uyarısı
Gazete, mevcut durumun uzun sürmeyeceği uyarısında bulunarak “Hizbullah’ın oluşturduğu askeri baskının İsrail için ciddi bir tehdit haline geldiğini” yazdı.
Ayrıca tırmanmanın kontrolden çıkması halinde İsrail kamuoyunun bu “çıkmaz durumu” yönetemeyebileceği endişesinin arttığı belirtildi.
Netanyahu’nun sağlık durumu tartışma konusu
Maariv, Netanyahu’nun sağlık durumuna da geniş yer verdi. Başbakanın prostat kanseri tedavisi gördüğü ve daha önce kalp rahatsızlıkları nedeniyle kalp pili takıldığı hatırlatıldı.
Gazete, bu durumun yoğun tedavi süreciyle birleştiğinde Netanyahu’nun hem dinlenme kapasitesini hem de karar alma sürecini etkileyebileceğini, yorgunluk ve “zihinsel baskı” ihtimalinin gündeme geldiğini yazdı.
“Bilgiler gizleniyor”
Haberde, Netanyahu’nun sağlık durumu hakkında bilgi sızmasının ardından Hadassah Hastanesi’nin süreci gizlemeyi tercih ettiği bildirildi.
Maariv, bunun İsrail’de ilk kez yaşanmadığını, geçmişte de kamuoyunun başbakanların sağlık durumları konusunda yanıltıldığı örneklerin bulunduğunu kaydetti.
Gazete, İsrail’in geçmişte de savaş dönemlerinde liderlerinin sağlık sorunlarını gizlediğini hatırlattı.
Golda Meir, Menahem Begin, Ehud Olmert ve Ariel Şaron örneklerine atıfta bulunularak, benzer durumların siyasi krizleri derinleştirdiği belirtildi.