
YDH - Ermenistan'ın 1998-2008 yılları arasında görev yapan ikinci Cumhurbaşkanı ve yaklaşan seçimlerde Başbakan adayı olan Robert Koçaryan, RTVI televizyonuna verdiği mülakatta, Erivan ve Moskova arasındaki münasebetlerin "bir tür geri dönüşü olmayan noktaya" ulaştığını dile getirdi.
Ülkede parlamento seçimlerinin 7 Haziran tarihinde gerçekleştirileceğini hatırlatan Koçaryan, mevcut duruma ilişkin kaygılarını paylaştı.
İlişkilerdeki gerilime dair konuşan Koçaryan, "Her şeyin bir sınırı vardır. Bende oluşan his, bizim geri dönüşü olmayan bir tür noktaya vardığımız yönündedir. Bu bağlamda, burada, Ermenistan'da insanların aklını başına toplaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Moskova ziyaretinin ardından iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan "stratejik değişim" hakkındaki soruya yanıt veren Koçaryan, Kremlin'de Ermenistan'ın izlediği politikalara yönelik endişelerin uzun süre önce oluştuğunu bildirdi. Koçaryan, "Bu endişeler durup dururken ortaya çıkmadı. Söz konusu görüşmede sadece bunlar seslendirilmiş oldu" dedi.
Erivan'ın mevcut politikasının, "birliğe katılım perspektiflerinin mutlak belirsizliğine rağmen" jeopolitik olarak Avrupa Birliği'ne (AB) yönelmekten ibaret olduğunu savunan eski Cumhurbaşkanı, Avrupalıların Ermenistan'ı, "Rusya'yı rahatsız edebilecek her türlü adımda teşvik ettiğini" ve Ermenistan'ın esasen bu yolda ilerlediğini belirtti.
Koçaryan, dış politika stratejisine ilişkin değerlendirmesinde, "İlgi alanlarımızın kesiştiği alanlarda jeopolitik merkezlerle etkileşim kurmalıyız; bu merkezlerin çıkarlarının ayrıştığı noktalara müdahil olmamalıyız" görüşünü dile getirdi.
Robert Koçaryan, "Paşinyan formülü" olarak adlandırdığı yaklaşımı şu sözlerle açıkladı: "Biz Avrupa Birliği'ne gidiyoruz, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) üyeliğimizi dondurduk ve Avrasya Ekonomik Birliği (AET) ile durumumuz şöyle: Bize fayda sağladığı sürece buradayız."
Ancak Rusya'nın bu durumu farklı algıladığını vurgulayan Koçaryan, Moskova'nın "sizin yedek alanınız olamayız" yaklaşımında olduğunu kaydetti.
Rusya'ya olan ekonomik bağımlılığın "devasa" boyutlarda olduğunun altını çizen eski Cumhurbaşkanı, "Ermenistan liderliğinin, ülkenin ekonomik çıkarlarından tamamen kopuk bir dış politika yürütmesi Rusya için tuhaf olmalı" değerlendirmesinde bulundu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1 Nisan tarihinde Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede, Ermenistan'ın aynı anda hem Avrupa Birliği hem de Avrasya Ekonomik Birliği (AET) gümrük birliği içinde bulunamayacağını ifade etmişti.
Putin, "Her ülkenin üçüncü ülkelerle işbirliğinden maksimum avantaj aramasını anlıyoruz. Ancak bu durumun dürüstçe ve en baştan söylenmesi gerekir: Hem Avrupa Birliği hem de AET ile aynı anda gümrük birliği içinde bulunmak imkansızdır" uyarısında bulunmuştu.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Putin ve Paşinyan arasındaki görüşmeyi "samimi, faydalı ve gerekli" olarak nitelendirmiş, liderlerin yaklaşan seçimler ve ticari-ekonomik işbirliği konularında pozisyonlarını birbirlerine aktardıklarını bildirmişti.
Başbakan Paşinyan, Putin ile yaptığı görüşmenin ardından Erivan ve Moskova'nın askeri-teknik alanda daha önce varılan anlaşmaları uygulamaya devam etme kararı aldıklarını duyurmuştu. Paşinyan daha sonra yaptığı bir açıklamada ise Ermenistan'ın KGAÖ'ye tam kapsamlı katılımına geri dönme niyetinde olmadığını vurgulamıştı.
Robert Koçaryan'ın siyasi kariyeri son yıllarda çeşitli hukuki süreçlerle de gündeme gelmişti. Erivan'daki mahkeme, 2023 yılında Koçaryan hakkında "rüşvet alma" suçlamasıyla yürütülen ceza davasını durdurmuştu.
Daha önce 2021 yılında ise Koçaryan hakkında "anayasal düzeni devirmeye teşebbüs" suçlamasıyla açılan dava düşürülmüştü.
Koçaryan'ın yanı sıra eski KGAÖ Genel Sekreteri Yuriy Haçaturov, eski Savunma Bakanı Seyran Ohanyan ve eski Başbakan Yardımcısı Armen Gevorkyan, 2008 yılındaki olaylarla bağlantılı olarak anayasal düzeni devirmekle suçlanmıştı.
Anayasa Mahkemesi daha sonra ilgili kanun maddesinin anayasaya aykırı olduğuna hükmederek söz konusu suçlamayı geçersiz kılmıştı.