ABD, Hürmüz ablukasında ganimet yasasını işletebilir

26 Nisan 2026

ABD'nin, İran ile devam eden savaş ve Hürmüz Boğazı ablukası kapsamında el koyduğu sivil gemiler için İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez 'ganimet' mevzuatını uygulayabileceği belirtildi.

YDH - Amerika Birleşik Devletleri'nin, İran ile süregelen savaş ve Hürmüz Boğazı'na yönelik uygulanan deniz ablukası neticesinde ele geçirdiği gemileri, "ganimet" statüsünde kendi mülkiyetine geçirebileceği bildirildi.

Forbes dergisinin analizinde, Amerikalı yetkililerin ve hukukçuların, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana geniş çaplı olarak uygulanmayan "deniz ödülü" mevzuatını yeniden gündeme getirdiği kaydedildi.

Haberde yer alan bilgilere göre, söz konusu süreç 1942 yılında yürürlüğe giren "Deniz Ödülü Yasası" çerçevesinde şekilleniyor. Bu yasa, savaş dönemlerinde düşman devletlere ait ticari gemilerin ve taşıdıkları yüklerin ele geçirilmesine imkan tanıyor.

Yasada tanımlanan prosedüre göre, el konulan gemilerin denetim için bir Amerikan limanına getirilmesi ve el koyma işleminin hukuka uygunluğunun bir ABD mahkemesi tarafından karara bağlanması gerekiyor.

Mahkemenin el koymayı yasal bulması durumunda, gemi ve yükü "ödül" (prize) olarak kabul edilerek mülkiyeti doğrudan el koyan devlete devredilebiliyor.

Bu kapsamda yükün satılabileceği ve elde edilen gelirin devlet hazinesine aktarılabileceği belirtiliyor.

Karar alınmasının imkansız olduğu durumlarda ise geminin, yolcu ve mürettebat güvenliği sağlandıktan sonra imha edilebileceği yasada yer alan hükümler arasında bulunuyor.

Yasanın uygulama alanının düşman savaş gemileriyle sınırlı olmadığı, doğrudan sivil ticari gemileri kapsadığı vurgulandı.

Savaş gemileri ve uçakların ele geçirilmeleri durumunda otomatik olarak askeri ganimet statüsü kazandığı hatırlatılırken, Deniz Ödülü Yasası'nın yalnızca silahlı çatışma dönemlerinde geçerli olduğuna dikkat çekildi.

Bu durumun, mevzuatı silahlı çatışma dışındaki yaptırım uygulamalarından veya sıradan deniz müdahalelerinden ayırdığı ifade edildi.

Yasaya göre tarafsız bir devletin gemisine el koymak için ablukayı ihlal etmek, kontraband (savaş kaçakçılığı) taşımak veya denetim ve aramaya direnmek gibi sekiz temel gerekçeden birinin oluşması gerekiyor.

Forbes, yasada yer alan bu hükümlerin İkinci Dünya Savaşı'ndan beri yaygın şekilde kullanılmadığını hatırlattı.

ABD'nin daha önce Hürmüz Boğazı dışında İran bağlantılı gemilere müdahale ettiği ancak bu işlemlerin "abluka ihlali" yerine "yaptırımların uygulanması" gerekçesiyle standart deniz durdurma usulleriyle gerçekleştirildiği kaydedildi.

Ancak 19 Nisan tarihinde ABD deniz piyadeleri tarafından ele geçirilen Touska gemisinin durumu, bu süreci farklı bir boyuta taşıdı.

Habere göre Touska, yaptırım listesinde bulunmasına rağmen, doğrudan Amerikan ablukasını ihlal ettiği gerekçesiyle durduruldu.

Halen mürettebatı ile birlikte ABD gözetiminde tutulan geminin akıbetinin, Deniz Ödülü Yasası'nın işletilip işletilmeyeceğine bağlı olduğu bildirildi.

Touska gemisinin taşıdığı yükün tam içeriği henüz netlik kazanmadı. The Washington Post'un haberine göre gemi, Çin'in Zhuhai şehrindeki Gaolan limanından yola çıkarak İran'ın Bender Abbas limanına gitmekteydi.

ABD Başkanı Donald Trump, gemideki yükün Çin'den gelen bir "hediye" olduğunu ileri sürerken, Pekin yönetimi bu iddiayı yalanladı.

Tahran yönetimi, Touska'ya düzenlenen müdahaleyi "silahlı korsanlık" olarak nitelendirerek karşılık verileceğini duyurdu.

Bu açıklamanın ardından İran'ın Tesnim haber ajansı, bazı Amerikan savaş gemilerine yönelik insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlendiğini bildirdi.

Amerika Birleşik Devletleri, Şubat ayı sonunda İsrail ile birlikte başlattığı İran savaşı kapsamında İran limanlarına yönelik deniz ablukası uyguluyor.

Washington, Hürmüz Boğazı'ndan yalnızca İran ile bağlantısı bulunmayan ve bu ülkeye herhangi bir geçiş ücreti ödemeyen gemilerin geçişine izin verildiğini açıklarken; Tahran yönetimi geçiş ücreti uygulayacağını ve hasım ülkelerle bağlantılı gemilerin geçişini engelleyeceğini duyurmuştu.