BAE’den Washington’a 'Islah' baskısı

27 Nisan 2026

Birleşik Arap Emirlikleri’nin, Yemen’deki Islah Partisi’nin “terör örgütü” ilan edilmesi için ABD’ye yoğun baskı yaptığı ve bu girişimin Washington ile Riyad arasında yeni bir gerilim hattı oluşturabileceği bildirildi.

YDH- Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), Trump yönetimine Müslüman Kardeşler'in (İhvan) Yemen kolu olan Partisi’nin “terör örgütü” olarak ilan edilmesi için “yoğun bir şekilde” lobi yaptığı bildirildi.

Middle East Eye’a (MEE) konuşan ABD, Suudi ve Yemenli kaynaklar, Abu Dabi’nin son dört ayda Washington’a Islah’ı “Özel Olarak Tanımlanmış Küresel Terör Örgütü (SDGT)” listesine alma yönünde baskı yaptığını aktardı. Aynı kaynaklar, BAE’nin ABD yönetimine, Ocak ayında bazı Müslüman Kardeşler bağlantılı yapıların terör listesine alınmasının “yeterli olmadığı” mesajını ilettiğini belirtti.

Müslüman Kardeşler kararı ve BAE’nin tepkisi

ABD’nin bu yıl Müslüman Kardeşler’in Mısır, Ürdün ve Lübnan’daki şubelerini terör örgütü ilan etmesinin Abu Dabi tarafından resmi açıklamalarda “bölgesel ve uluslararası terörle mücadeleyi destekleyen bir adım” olarak karşılandığı ifade edildi.

Ancak kaynaklara göre Emirlikler, bu kararın Müslüman Kardeşler’in tamamen hedef alınması yönündeki uzun vadeli hedef açısından yetersiz kaldığı değerlendirmesini yaptı.

BAE’nin bu doğrultuda on yılı aşkın süredir Washington ve Avrupa başkentlerinde benzer bir kampanya yürüttüğü aktarıldı.

SDGT statüsü ve olası sonuçlar

İsmini vermek istemeyen bir ABD’li yetkili, BAE’nin Trump yönetiminin bir aşamada Islah’a yönelik yaptırım kararı alabileceğine “gerçekten inandığını” söyledi.

Aynı yetkili, böyle bir adımın zamanlamasının net olmadığını belirtirken, Islah’ın SDGT listesine alınması halinde ABD finans sisteminde ciddi sonuçlar doğuracağını, bankaların partiyle bağlantılı tüm varlıkları dondurmak zorunda kalacağını ve üyelerinin ülkeye girişinin yasaklanacağını ifade etti.

Suudi Arabistan ile gerilim ihtimali

ABD’li yetkili, bu lobi faaliyetlerinin Suudi Arabistan tarafından nasıl karşılanacağına ilişkin yorum yapmazken, BAE’nin daha sert olan “Yabancı Terör Örgütü (FTO)” tanımı için de girişimde bulunması halinde bunun Riyad’dan “öfkeli bir tepki” çekebileceğini dile getirdi.

Habere göre, FTO statüsü, ABD’de veya yurtdışında Islah’a destek verdiği şüphesi taşıyan kişilerin “terörizme maddi destek” yasaları kapsamında yargılanmasına yol açabilecek daha ağır bir hukuki çerçeve anlamına geliyor.

Bir Suudi kaynak ise Riyad’ın, BAE’nin Müslüman Kardeşler’in tüm kollarının yasaklanmasını istediğinin ve özellikle Islah’ı hedef aldığının farkında olduğunu belirterek, “Onlar Islah’ı Müslüman Kardeşler’in en tehlikeli kolu olarak görüyorlar çünkü Yemen’de siyasi ağırlığı ve sahadaki rolü çok güçlü” ifadelerini kullandı.

Islah Partisi ve Yemen siyasetindeki rolü

Resmi adıyla “Yemen Islah Partisi”, üç on yılı aşkın süre önce kurulmuş olup İslami, aşiret temelli ve muhafazakâr unsurları bir araya getiren bir siyasi yapıya sahip. Müslüman Kardeşler’e ideolojik yakınlığı olduğu sıkça öne sürülse de parti bu bağlantıyı reddediyor ve bağımsız bir Yemen siyasi aktörü olduğunu vurguluyor.

Halihazırda Yemen Başkanlık Konseyi’nde (PLC) iki Islah üyesi bulunuyor; Marib Valisi Sultan Ali el-Arada ile Abdullah el-Alimi Bevazir bu yapıda yer alıyor.

BAE–Suudi Arabistan ayrışması ve bölgesel gerilim

BAE ise Islah’ı uzun süredir Müslüman Kardeşler’e bağlı bir yapı olarak tanımlıyor ve Yemen’de siyasi ve askeri etkisini sınırlamak için Güney Geçiş Konseyi (STC) gibi rakip aktörleri destekliyor.

MEE’ye göre, Suudi Arabistan ve BAE’nin Yemen savaşına aynı koalisyon içinde başlamasına rağmen zamanla “stratejik hedeflerinin belirgin biçimde ayrıştığı” ifade ediliyor.

İki ülke arasındaki gerilimin özellikle Yemen ve Sudan sahalarında daha görünür hale geldiği, Riyad’ın Sudan’da orduyu desteklerken BAE’nin Hızlı Destek Kuvvetleri’ne yakın durduğu belirtildi.

Washington’daki süreç ve Islah’ın tepkisi

Suudi kaynak, Trump rejiminin kasım ayında Müslüman Kardeşler’in bazı kollarına yönelik başlattığı süreç sonrasında ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bölgesel aktörlerle Islah’ın durumu hakkında temas kurduğunu aktardı.

Aynı kaynak, ABD’nin hem Suudi yetkililere hem de doğrudan Islah’a bazı sorular yönelttiğini ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise iç değerlendirmelere ilişkin yorum yapmadığını bildirdi.

Islah Partisi ise BAE’nin yürüttüğü lobi faaliyetlerine ilişkin resmi bir açıklama yapmazken, partiden bir yetkili Middle East Eye’a yaptığı açıklamada, “Islah Yemenli bir partidir ve Müslüman Kardeşler’in bir kolu değildir, herhangi bir bağlantısı yoktur” dedi.

Aynı yetkili, Müslüman Kardeşler’in Filistin’e verdiği desteği olumlu karşıladıklarını ancak bunun Islah’ın onlara bağlı olduğu anlamına gelmediğini de ekledi.

Katar’daki Georgetown Üniversitesi’nden tarih profesörü Abdullah el-Aryan ise BAE’nin Müslüman Kardeşler bağlantılı yapılara karşı “sıfır tolerans politikası” izlediğini, bu yaklaşımın kısa vadeli siyasi çıkarların ötesinde ideolojik bir zemine dayandığını belirtti.

El-Aryan, Suudi Arabistan’ın ise benzer gruplara yaklaşımında daha çok “taktiksel ve pragmatik siyasi avantajlara” odaklandığını ifade etti.

Middle East Eye’ın ulaştığı kaynaklara göre, ABD ve bölgesel aktörler arasındaki Islah’a ilişkin değerlendirme süreci devam ederken, Washington’un nihai kararının bölgedeki güç dengeleri üzerinde yeni bir gerilim hattı oluşturabileceği ifade ediliyor.