
YDH- Axios haber sitesinin ABD’li bir yetkiliye ve güvenilir kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve savaş halinin sona erdirilmesi amacıyla Pakistanlı arabulucular vasıtasıyla Washington’a yeni bir müzakere teklifi sundu.
Tahran’ın sunduğu bu yeni yol haritası, nükleer programla ilgili görüşmelerin ancak boğazın açılması ve deniz ablukasının kaldırılmasının ardından, yani daha sonraki bir aşamada ele alınmasını öngörüyor.
Teklifin, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin son Pakistan ziyaretinde olgunlaştığı ve öncelikli olarak ABD'nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını hedef aldığı belirtiliyor.
Müzakere stratejisinde köklü değişim
Tahran’ın bu hamlesi, ülkenin en üst düzey yetkililerinin onayıyla müzakere önceliklerinde yaşanan stratejik bir makas değişikliğini yansıtıyor.
El Cezire’nin Tahran Büro Şefi Nureddin Dağir, bu yeni yaklaşımın savaş durumunu nükleer dosyadan tamamen ayırarak savaşı durdurma ve ablukayı kırma önceliğine dayandığını ifade ediyor.
İran tarafı, çatışmaların tamamen durdurulması ve "saldırı virüsünün" bir daha geri dönmeyeceğine dair somut güvenceler elde edilmesini temel şart olarak masaya koyuyor.
Washington nükleer dosyayı ön şart olarak tutuyor
Tahran ve Washington arasındaki temel anlaşmazlık, konuların müzakere sırasına odaklanıyor.
İran, krizleri birbirinden ayırıp Hürmüz Boğazı ve abluka meselesiyle başlamayı teklif ederken, ABD yönetimi tüm başlıkları nükleer dosyaya bağlamakta ısrar ediyor.
Washington, uranyum zenginleştirme konusundaki kısıtlamaları herhangi bir anlaşma için temel giriş noktası olarak görüyor.
İran ise Rusya ve Çin gibi güçlerin bölgesel garantörlüğünün yanı sıra, varılacak anlaşmayı resmileştirecek bir BM Güvenlik Konseyi kararını uluslararası güvence olarak talep ediyor.
Müzakerelerin merkezi değişebilir
Müzakere ortamının iyileştirilmesi amacıyla görüşmelerin İslamabad'dan Umman veya Türkiye gibi farklı noktalara taşınması ihtimali de gündemde yer alıyor.
Bakan Arakçi'nin Pakistan, Umman ve Rusya’yı kapsayan diplomasi trafiği, İslamabad’daki son turun aksamasının ardından diyalog hattını yeniden kurma çabası olarak değerlendiriliyor.
İlk turlarda 45 günlük bir çerçeve anlaşmasına yaklaşıldığı, ancak Tahran’ın iddiasına göre Washington’ın "aşırı talepler" öne sürerek bu anlayışlardan geri adım attığı belirtiliyor.
Diplomasi ile askeri senaryo arasındaki ince çizgi
Müzakerelerin askıya alındığı dönemlerde İran’da askeri senaryolar da canlılığını koruyor.
Nureddin Dağir, Arakçi’nin mesajlarının iki boyutlu olduğuna dikkat çekiyor: Bir yanda müzakereleri canlandırmaya çalışan diplomatik kimlik, diğer yanda ise bu yolun başarısız olması durumunda durumun daha da kötüleşebileceğine dair sert uyarılar yer alıyor. İ
ran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın "İran tüm kozlarını oynamadı" şeklindeki sözleri, diplomasinin sonuç vermemesi halinde tırmanma seçeneklerinin masada olduğunu teyit ediyor.
Trump ulusal güvenlik ekibiyle toplanıyor
Analistler, Washington’ın nükleer meseleyi en başa koyma ısrarı nedeniyle İran'ın bu yeni teklifini kabul etmeyebileceğini öngörüyor.
ABD medyasında yer alan haberlere göre, Başkan Donald Trump’ın bugün İran ile müzakerelerdeki mevcut kilitlenmeyi görüşmek üzere üst düzey ulusal güvenlik yetkilileriyle bir araya gelmesi bekleniyor.
Umman Sultanlığı ise özellikle Hürmüz Boğazı konusundaki geleneksel arabuluculuk rolüyle süreçte yeniden kilit bir konumda ön plana çıkıyor.