Hürmüz Boğazı kapalı kaldıkça teknoloji devleri helyumsuz kalacak

27 Nisan 2026

Küresel helyum krizi, Hürmüz Boğazı'ndaki abluka ve stratejik rezervlerin yokluğu nedeniyle yapay zeka, yarı iletken ve tıp teknolojilerini durma noktasına getirdi.

YDH- Rishi Iyengar ve Christina Lu, Foreign Policy mecrasında kaleme aldıkları ortak analizde, Ortadoğu’da tırmanan çatışmaların gölgesinde kalan ancak küresel teknoloji üretimi için hayati risk taşıyan "helyum krizini" masaya yatırıyor.

Yazarlar, ABD ve İran arasındaki askeri gerilimin bir yan ürünü olarak ortaya çıkan bu endüstriyel kıtlığın; yarı iletkenlerden yapay zekaya, tıbbi cihazlardan kuantum bilgisayarlara kadar modern dünyanın tüm dijital altyapısını tehdit ettiğini savunuyor.

 

Üretim durdu, boğaz tıkandı

Makalede, küresel helyum arzının yaklaşık üçte birini sağlayan Katar’ın, İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırıları sonrası üretimde "mücbir sebep" ilan ederek ihracatı %14 oranında azaltmak zorunda kaldığına dikkat çekiliyor.

Yazarlar, üretilen gazın dünyaya açıldığı ana kapı olan Hürmüz Boğazı’nın askeri ablukalar nedeniyle tıkanmasının, tedarik zincirini kopma noktasına getirdiğinin altını çiziyor.

Helyumun fiziksel doğası gereği stoklanmasının imkansız denecek kadar zor olduğunu belirten Iyengar ve Lu, gazın ancak -269 derecede sıvı halde taşınabildiğini, bu durumun küresel lojistiği daha da kırılgan hale getirdiğini ifade ediyor.

 

"Dehşet verici ekonomik sonuçlar"

Analizde, North American Helium CEO’su Nicholas Snyder’ın durumun vahametine dair şu çarpıcı tespiti öne çıkarılıyor:

"Yarı iletkenleri, fiber optikleri veya süper iletken mıknatısların kullanıldığı herhangi bir alanı düşündüğünüzde, helyum yokluğunun ekonomik sonuçları devasa boyuttadır."

 

Devlet elini çekince kriz kaçınılmaz oldu

Yazarlar, bugünkü krizin temelinde yatan en büyük hatalardan birinin, ABD hükümetinin helyum piyasasından çekilmesi olduğunu savunuyor.

Uzman Patrick Wilson’ın görüşlerine dayandırılan analize göre, ABD Kongresi geçmişte devlete ait devasa helyum stoklarının bakım maliyetinden kaçmak için bu rezervleri özelleştirme yoluna gitti.

Ancak yazarlar, bu hamlenin piyasadaki helyum fiyatlarını "anormal derecede düşük" tuttuğu için özel sektörün yeni yatırımlar yapmasını engellediğine dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, devlet maliyetten kaçmak için stokları satarken, piyasada da yeni bir üretim kapasitesi oluşmadı. Bugün gelinen noktada, beklenen "arz fırtınası" patlak verdiğinde, dünyayı koruyacak stratejik bir rezervin kalmadığı vurgulanıyor.

 

Yapay zeka ve çip endüstrisi tehdit altında

Helyum talebinin önümüzdeki on yıl içinde beş kattan fazla artacağını öngören analizde, çip üreticilerinin bu gaza "sadece çok değil, her an ihtiyaç duyduğu" belirtiliyor.

Makalede ayrıca şu sarsıcı uyarıyı içeriyor:

"Yapay zeka ekonomisi jetonlar üzerinden yürür, jetonlar GPU'lar ile çalışır; GPU'lar ise Katar helyumuna bağımlıdır."

 

Normalleşme aylarca sürebilir

Ateşkes sürse bile arzın normalleşmesinin en az dört ila altı ay alacağı öngörülüyor.

SEMI yetkilisi Bettina Weiss, Boğaz bugün açılsa dahi sistemin dengeye kavuşmasının zaman alacağını vurguluyor.

Uzmanlar, nakliye gecikmeleri ve artan girdi maliyetlerinin küresel ekonomide bir "kartopu etkisi" yaratarak mikroelektronik endüstrisinin kırılganlığını artıracağı konusunda uyarıyor.