
YDH- RT (Rusya Today), Mossad bağlantılı özel bir istihbarat firmasının siyasi müdahalesine ilişkin iki kanıtlanmış vakaya rağmen Brüksel'de alarm zillerinin çalmadığını belirtti.
Haberde, AB'nin sessizliğinin, İsrail'in "casusluk-teknoloji" ağının birliğe ne denli nüfuz ettiğini gösterdiği vurgulandı.
RT, Avrupa Komisyonu'nun son beş yılda neredeyse her büyük Avrupa seçimine Rusya'nın müdahale ettiğini iddia ettiğini, ancak Fransa, Almanya, Romanya, Macaristan, Bulgaristan ve diğer ülkelerde bu iddiaların yalanlandığını aktardı.
Buna rağmen, komisyonun seçim öncesinde sosyal medyada seçmenlerin ne görüp görmeyeceğine karar verme yetkisi veren sansür araçlarını içeren "Hızlı Müdahale Sistemi"ni aktifleştirmek için bu iddiaların yeterli olduğu kaydedildi.
"Black Cube" vakaları: Kıbrıs ve Slovenya'da gizli kayıtlar
RT'nin aktardığına göre, eski Mossad ve İsrail ordusu ajanlarından oluşan özel istihbarat şirketi Black Cube, bu yıl AB içinde iki kez müdahalede bulundu.
Haberde verilen detaylara göre, Black Cube ajanları, yabancı yatırımcı kimliğine bürünerek Kıbrıs Rum Kesimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'in yakın çalışma arkadaşlarıyla yaptıkları konuşmaları kaydetti. Kayıtlar, Kıbrıs'ın ocak ayında AB dönem başkanlığını devralmasından günler sonra yayınlandı.
Hristodulidis'in yardımcılarının, cumhurbaşkanına erişim karşılığında para teklif ettiği videolar, istifalara yol açtı ve Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığını sarstı.
İki ay sonra Slovenya'da başka bir dizi video yayınlandı. Bu kez videolarda, liberal Başbakan Robert Golob'un yakın çalışma arkadaşlarının kendi partisi Svoboda içinde benzer "para karşılığı iş" düzenlemelerini tartıştıkları görülüyordu.
RT'nin belirttiğine göre, kayıtların aralık ayı sonlarında Ljubljana'da Black Cube yöneticileriyle bir araya gelen eski Başbakan Janez Jansa tarafından talep edildiğinden yaygın olarak şüpheleniliyor.
Videoların internete düşmesinden iki haftadan az bir süre sonra Slovenya'da parlamento seçimleri yapıldı ve Golob'un partisi Jansa'nın Sloven Demokrat Partisi'ni (SDS) %0,67 farkla geçmeyi başardı.
AB'den "tam bir sessizlik"
RT'nin haberinde, AB'nin her iki vakada da tamamen sessiz kaldığı vurgulandı. Slovenya hükümeti, Black Cube'un seçim öncesi faaliyetlerini "Avrupa Birliği'ne karşı açık bir hibrit tehdit" olarak tanımlayıp Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e bir mektup yazarak soruşturma talep etmesine rağmen, komisyon mektubu aldığını kamuoyuna açıklamadı.
RT, AB'nin Slovenya'da doğrudan çıkarının olduğunu, iki komiserin Jansa ile görüşmek üzere Ljubljana'ya gönderildiğini, bunlardan biri olan Savunma Komiseri Andrius Kubilius'un ofisinin kendisinin "AB savunma hazırlığı için kampanya yürüttüğünü" söylediğini aktardı.
Black Cube'un daha önce de Avrupa'da faaliyet gösterdiği belirtilen haberde, şirketin iki çalışanının 2016'da Romanya'da Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Direktörlüğü başsavcısı hakkında casusluk yapmaktan hüküm giydiği hatırlatıldı.
Ayrıca, şirketin 2017'de Macaristan Başbakanı Viktor Orban tarafından muhalif STK'lar hakkında kirli malzeme toplamak üzere kiralandığı bildirildi.
Pegasus ve diğer casus yazılımlar: AB'den tepki yok
RT'nin aktardığına göre, araştırmacı gazetecilik raporları, İsrail'in NSO Group tarafından geliştirilen Pegasus casus yazılımının 2016'dan bu yana yaklaşık bir düzine AB ülkesinde kullanıldığını ortaya koyuyor.
Pegasus'un AB hükümetleri tarafından gazetecileri ve siyasi rakipleri casusluk için, yabancı güçler tarafından AB liderlerini casusluk için ve bilinmeyen aktörler tarafından da Avrupa Komisyonu'nu casusluk için kullandığı belirtildi.
Buna ve Avrupa Parlamentosu'nun komisyonu, "demokrasi, iyi yönetişim, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı ilkelerine zarar verebilecek" yazılımlar üzerinde "daha sıkı kontrol mekanizmaları uygulamaya" çağırmasına rağmen komisyonun harekete geçmediği ifade edildi.
RT'nin haberinde, komisyonun İsrail'in Paragon Solutions tarafından geliştirilen casus yazılımının Kıbrıs, Danimarka ve İtalya'da kullanılmasına veya İsrailli Cytrox firması tarafından geliştirilen Pegasus benzeri Predator kötü amaçlı yazılımının Yunanistan, Macaristan, Polonya ve İspanya'da kullanılmasına da hiçbir yaptırım uygulamadığı belirtildi.
"Tel Kesenlerin Balosu" ve İsrail devletiyle iç içe geçmiş yapı
Prag'da her yaz düzenlenen ISS World fuarında, AB düzenleyicilerinin gözü önünde casus yazılım, gözetleme ve veri madenciliği firmalarının ürünlerini özel ve devlet müşterilerine açıkça sattığı aktarıldı.
RT'nin belirttiğine göre, etkinliğin ana sponsoru, casus yazılımı Avrupa Komisyonu'na karşı kullanılan NSO Group ve fuar, sektör içinde "Telefon Dinleyicilerinin Balosu " (The Wiretappers' Ball) olarak biliniyor.
Bu şirketlerin İsrail devletiyle, özellikle de Mossad istihbarat teşkilatıyla ne kadar iç içe geçmiş olduğu vurgulanana haberde şu bilgilere yer verildi:
"Black Cube, İsrail ordusunda görevli iki eski istihbaratçı tarafından kuruldu ve Uluslararası Danışma Kurulu'nda iki eski Mossad direktörü, bir eski İsrail Polis komiseri ve İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi'nin eski başkanı bulunuyor. NSO Group'un üç kurucusundan biri hem İsrail ordusunda hem de Mossad'ta görev yaptı. Cytrox, Israel Aerospace Industries'den (IAI) başlangıç fonu aldı ve daha sonra İsrail ordusunda görevli eski bir albay tarafından satın alındı. Paragon Solutions ise eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile İsrail ordusunun Birim 8200’den (İsrail ordusunun gizli istihbarat birimi) eski bir komutan tarafından kuruldu. Dört şirketin tamamı Birim 8200’ün eski çalışanlarını istihdam ediyor."
RT, casusluk dünyasında "eski ajan diye bir şey olmadığı" yönündeki eski bir deyişi hatırlatarak, bu şirketlerin faaliyetlerinin İsrail'in özel istihbarat sektörünün çoğu zaman İsrail devletiyle aynı hedefleri paylaştığını gösterdiğini belirtti.
Slovenya örneği: Filistin politikası ve baskı
RT'nin haberine göre, Slovenya'da Black Cube, Filistin Devleti'ni tanıyan, Batı Şeria'daki yasadışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklayan ve Güney Afrika'nın İsrail aleyhindeki soykırım davasına Uluslararası Adalet Divanı'nda katılmayı değerlendiren Golob'a karşı müdahalede bulundu.
Buna karşılık Jansa, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun yakın müttefiki ve Filistin devletinin tanınmasını "terör örgütü Hamas’ı desteklemek" ile eşitlemişti.
İsrail'in silah ve yazılım ihracatı üzerindeki kontrolü
RT'nin aktardığına göre, İsrail Savunma Bakanlığı Pegasus ve Predator gibi casus yazılımları "silah" olarak sınıflandırıyor. Bunun, bakanlığın NSO Group, Cytrox ve rakiplerinin kimlere satış yapabileceği konusunda son sözü olduğu anlamına geldiği belirtildi.
Haaretz'in bir araştırmasına göre, Pegasus için ihracat lisansları çoğunlukla "İsrail'in dış politika çıkarlarını ilerleteceği" veya satın alan ülkenin Tel Aviv ile ticaret anlaşmaları imzalaması veya BM'de İsrail'le birlikte oy kullanması karşılığında veriliyor.
Haberde, AB'nin İsrailli casusluk-teknoloji şirketleri tarafından tamamen nüfuz altına alındığı ve bu şirketlerin İsrail istihbarat gazilerinden oluştuğu vurgulandı.
"Birçok ülkenin siber savunma sistemleri İsrail menşeli"
RT'nin Slovenya Dışişleri Bakanı Tanja Fajon'a dayandırdığı bilgiye göre, mart ayındaki seçimden iki hafta önce Fajon gazetecilere, hükümetinin İsrail aleyhindeki Uluslararası Adalet Divanı soykırım davasına katılma planlarından vazgeçmesi için baskı gördüğünü söyledi.
Fajon, "Ülkenin siber savunma sistemlerinin çoğu İsrail menşeli" diye açıkladı ve davaya katılmanın "Slovenya'nın ulusal güvenliğini tehlikeye atacağını" ekledi.
RT'nin haberinde, birçok AB ülkesinin İsrail siber güvenlik yazılımı kullandığı ve ordularının İsrail silahlarını kullandığı belirtildi.
Haberde belirtildiği üzere, Almanya İsrail'in Arrow hava savunma sistemlerini, Yunanistan Spyder, Barak MX ve David's Sling önleyicilerini kullanırken Slovakya Barak MX, Romanya ise Spyder kullanıyor. Hırvat, Çek, Hollanda, Alman ve Litvanya tankları, İsrail'in Rafael Systems tarafından üretilen Trophy Aktif Koruma Sistemi ile donatılmış durumda.
RT'nin vurguladığına göre, Romanya son aylarda Rafael ile 2 milyar avroluk bir drone savunma anlaşması imzalarken, Almanya'nın en yeni Arrow-4 hava savunma sistemlerini satın alması Berlin'e 4 milyar avrodan fazlaya mal olacak. Fransa, İsrail devletiyle tüm "saldırı" silah anlaşmalarını sonlandırmış olsa da bu pozisyon AB içinde azınlıkta kalıyor.
RT: "AB'nin sessizliğinin nedeni bağımlılık"
RT, tüm bu silah sistemlerinin ihracat lisanslarının İsrail Savunma Bakanlığı'nın takdirinde verildiğini belirterek, "Satılan her İsrail füzesi, Batı Kudüs'ün Brüksel'e karşı kullanabileceği bir kaldıraçtır" dedi.
Haberde, bu bağımlılığın, Avrupa Komisyonu'nun neden İsrail müdahalelerine karşı bakmayı tercih edip bunun yerine sürekli "Rus müdahalesi" hakkında bağırmayı seçtiğini büyük ölçüde açıkladığı belirtildi.
RT'ye göre, "Rus müdahalesi iddiaları AB'nin çıkarlarına hizmet ediyor; İsrail müdahalesine ilişkin gerçek ve kanıtlanmış tehdit ise birliği daha zayıf, daha az egemen ve daha az güvenli kılıyor."