Washington ile Tahran arasında nükleer gerilim

30 Nisan 2026

ABD ve İran arasında nükleer program üzerinden yaşanan gerilim, BM’deki konferans ve karşılıklı açıklamalarla birlikte diplomatik düzeyde yeniden tırmanma eğilimi gösterdi.

YDH- İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, İran’a ait tüm zenginleştirilmiş uranyum miktarlarının Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) sürekli ve kapsamlı denetimi altında olduğunu açıkladı.

Temsilcilik, ABD’nin bu programı “tehdit” olarak göstermeye yönelik girişimlerinin, Washington ve müttefiklerinin nükleer silahsızlanma yükümlülüklerindeki ihlallerden dikkatleri uzaklaştırmayı amaçladığını ifade etti.

İran’ın bu tutumu, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) uygulanmasının gözden geçirildiği 11. konferansın New York’ta başlamasıyla eş zamanlı geldi.

Konferansta, ABD’nin Tahran’ın konferans başkan yardımcılığı pozisyonuna itiraz etmesi sonrası diplomatik gerilim yaşandı.

İran, pozisyonunu nükleer programının sivil niteliğine dayandırıyor ve uranyum zenginleştirmenin tıbbi, tarımsal ve kalkınma alanlarında kullanıldığını vurguluyor.

Gözlemciler ise askeri ve siyasi baskıların Tahran’ı teknik programından vazgeçirmekte başarısız olduğunu belirtiyor.

Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Reuters’a verdiği demeçte İran uranyumunun ABD’ye taşınacağı ve Tahran’ın zenginleştirmeyi durdurmayı kabul ettiği yönündeki açıklamaları ile sahadaki veriler arasında çelişki olduğu dikkat çekti. İran tarafı bu iddiaları resmi olarak reddediyor.

Bu yaklaşımın, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran’ın zenginleştirme kapasitesinin sona erdirilmesi yönündeki talebiyle de örtüştüğü belirtildi.

Buna karşın İran’ın tesislerinin uluslararası denetime tabi olduğu, İsrail’in nükleer cephaneliğinin ise herhangi bir uluslararası denetim dışında kaldığı hatırlatılarak, ABD ve İsrail’in “endişesinin” hukuki değil siyasi baskı aracı niteliği taşıdığı ifade edildi.