İsrail’den BAE’ye ‘Demir Işın’ ve ‘Demir Kubbe’ sevkiyatı

01 Mayıs 2026

ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı sırasında İsrail’in, Demir Işın ve Demir Kubbe hava savunma sistemlerini Birleşik Arap Emirlikleri’ne konuşlandırdığı bildirildi.

YDH- Financial Times’ın bildirdiğine göre, İsrail İran’a yönelik savaş sırasında gelişmiş lazer tabanlı hava savunma sistemi Iron Beam’in (Demir Işın) bir versiyonunu Birleşik Arap Emirlikleri’ne konuşlandırdı.

Hava savunma sistemleri ve askeri konuşlandırma

Haberde, Demir Işın’ın yanı sıra, 20 kilometreye kadar mesafeden insansız hava araçlarını tespit edebilen Spectro adlı bir gözetleme sisteminin de gönderildiği aktarıldı.

Gazete ayrıca, Axios’a dayandırdığı haberinde, daha bilinen Iron Dome (Demir Kubbe) sisteminin de BAE’ye konuşlandırıldığını ve bu sistemi işletmek üzere askerlerin gönderildiğini bildirdi.

Konuya yakın bir kaynağa dayandırılan ifadeye göre, BAE’de bulunan İsrailli asker sayısının “azımsanmayacak” düzeyde olduğu belirtildi. Kaynak, “Sahadaki asker sayısı küçük bir sayı değil” ifadesini kullandı.

“Normalleşme” sonrası artan askeri iş birliği

Haberde, İran’a yönelik ABD-İsrail savaşı sırasında bu sistemlerin konuşlandırılmasının dikkat çekici bir tırmanışa işaret ettiği, ancak iki taraf arasındaki askeri iş birliğinin yeni olmadığı ifade edildi.

BAE ile İsrail arasındaki askeri iş birliğinin, Eylül 2020’de imzalanan ve diplomatik ilişkileri normalleştiren “İbrahim Anlaşmaları” sonrasında başladığı kaydedildi. Bu anlaşma öncesinde resmi diplomatik ilişkilerin bulunmadığı, ancak bazı gizli istihbarat ve ticari bağlantıların mevcut olduğu belirtildi.

Savunma sanayii alanında ortak üretim ve teknoloji transferlerini içeren iş birliklerinin de öne çıktığı aktarıldı. Bu kapsamda, BAE merkezli Edge Group ile İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii (IAI) arasında insansız hava araçlarına karşı sistemler geliştirilmesi için ortaklık kurulduğu, ayrıca İsrail üretimi Hermes 900 insansız hava araçlarının BAE’de üretilmesine yönelik görüşmeler yapıldığı bildirildi.

İstihbarat paylaşımı ve ortak operasyonlar

Haberde, iki taraf arasındaki iş birliğinin “istihbarat paylaşımını” da kapsadığı, gerçek zamanlı tehdit verilerinin paylaşıldığı ve siber güvenlik tehditlerine odaklanan ortak platformların oluşturulduğu ifade edildi.

Ayrıca tarafların normalleşme sonrasında ortak deniz tatbikatları ve çok uluslu askeri tatbikatlara da katıldığı belirtildi.

İran’dan BAE’ye doğrudan suçlama

ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı sırasında Tahran yönetimi, BAE’ye yönelik saldırılarının Abu Dabi’nin İsrail ve ABD’nin saldırılarına olanak sağlamasına doğrudan bir yanıt olduğunu bildirdi.

İranlı yetkililer, BAE’nin Şubat 2026 sonlarından itibaren topraklarının ve hava sahasının İsrail ve ABD güçleri tarafından İran’a yönelik hava saldırıları için kullanılmasına izin verdiğini söyledi. Tahran yönetimi, kendisine yönelik saldırılara imkân tanıyan her ülkenin doğrudan sorumlu tutulacağı yönünde defalarca uyarıda bulundu.

“Sahadaki varlık” ve misilleme saldırıları

Haberde, İsrail’e ait askeri unsurların BAE topraklarında bulunmasının, bu ülkenin İran’a karşı yürütülen savaşa aktif katılımının göstergesi olarak değerlendirildiği ifade edildi.

Bu unsurlar arasında Demir Kubbe bataryası ve önemli sayıda İsrail askerinin yer aldığı belirtildi.

İslam Devrim Muhafızları, misilleme saldırılarını bu iş birliğiyle doğrudan ilişkilendirdi. Mart ve Nisan 2026’da BAE enerji altyapısına yönelik saldırıların ardından yapılan açıklamalarda, bu operasyonların ABD ve İsrail’in saldırganlığına karşılık olarak BAE’deki hedeflere yönelik gerçekleştirildiği kaydedildi.