
YDH- El-Meyadin’e konuşan üst düzey bir ABD yönetim yetkilisi, İran ile yaşanan düşmanlıkların “Savaş Yetkileri Kararı” kapsamında “sona ermiş” olarak değerlendirildiğini söyledi.
Yetkili, her iki tarafın iki hafta süren bir ateşkes anlaşmasına vardığını ve bu ateşkesin daha sonra uzatıldığını açıkladı.
Yetkiliye göre, 7 Nisan’dan bu yana ABD güçleri ile İran arasında herhangi bir ateş açılması yaşanmadı ve bu durum aktif çatışmaların sona erdiği değerlendirmesini güçlendirdi.
ABD yasaları kapsamında hukuki sonuçlar
Açıklama, başkanın Kongre onayı olmadan askeri operasyon yürütmesini sınırlayan “Savaş Yetkileri Kararı” ile bağlantılıdır.
Bu yasaya göre başkan, askeri bir operasyon başlattıktan sonra 48 saat içinde Kongre’yi bilgilendirmek zorundadır. Ayrıca 60 günlük bir süre (30 gün uzatılabilir) operasyonların sonlandırılması veya resmi yetkilendirme alınması için geçerlidir.
Çatışmaların “sona erdiği” şeklinde tanımlanması hukuki açıdan önemlidir; çünkü bu durum yönetimin süre sınırlamalarını tetiklemekten kaçınmasına veya Kongre’nin operasyonları durdurma ya da yeni bir askeri yetki oylaması yapma baskısından uzak kalmasına imkân verir.
Trump’ın İran savaşını uzatma olasılığı
Donald Trump’ın, Kongre onayı olmadan yürütülen askeri operasyonlara ilişkin 60 günlük yasal sınıra yaklaşırken İran’a karşı savaşı uzatmanın yollarını arayabileceği bildirildi.
Bu durumun, Washington’un kendi yasal çerçevesine uyumu ve bölgesel tırmanma riski açısından endişe yarattığı ifade edildi.
1 Mayıs’ın, Trump’ın İran’a yönelik askeri eylemi Kongre’ye bildirmesinin üzerinden 60 gün geçtiği tarih olduğu ve bunun “Savaş Yetkileri Kararı” kapsamında ya Kongre onayı ya da güçlerin geri çekilmesini zorunlu kıldığı belirtildi. Buna rağmen yönetimin operasyonları sürdürmek için uzatma arayışında olacağı ifade edildi.
Earl Rasmussen, RIA Novosti’ye yaptığı açıklamada, “Trump çıkışsız bir durumda, ancak bir yol bulmaya çalışıyor. Muhtemelen ek bir uzatma isteyecek.” dedi.
Yasanın yalnızca belirli koşullar altında sınırlı uzatmaya izin verdiği, ancak eleştirmenlerin ABD yönetimlerinin bu sınırlamaları defalarca esnettiğini veya aştığını savunduğu aktarıldı.
“Büyük bir yanlış hesaplama”
Rasmussen, Trump’ın siyasi bir ikilemle karşı karşıya olduğunu, ancak Washington’un geri çekilmek yerine tırmanmayı tercih edebileceğini söyledi.
“Eğer Trump güçleri çekerse bu siyasi olarak iyi görünmez. Tehditlerini artırarak devam edebilir, ancak en olası sonuç daha kötü olacaktır.” dedi.
İran’a saldırı kararını büyük bir yanlış hesaplama olarak nitelendiren Rasmussen, İsrail ve ABD içindeki bazı siyasi çevrelerin baskısının yönetimi daha fazla çatışmaya itebileceğini belirtti.
Rasmussen, ABD’nin yenilgiye benzeyen bir durumdan kaçınmaya çalıştığını, ancak İran’ın teslim olacağı beklentisinin gerçekçi olmadığını ifade etti.
“ABD yenilgiden kaçınmanın yollarını arıyor, ancak muhtemelen bunu yapmak zorunda kalacak; aksi halde geleceğin ne getireceği bilinmiyor.” dedi.