
YDH- Politico'nun haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen savaşın "sona erdiğini" Cuma günü Kongre üyelerine resmen bildirerek, çatışmanın devamı için Kongre onayı gerekip gerekmediğine dair hararetli tartışmaları durdurma hamlesinde bulundu.
Beyaz Saray, Orta Doğu'daki çatışmanın, yasal olarak operasyonların durmasını veya Kongre yetkisini zorunlu kılan 60 günlük sürenin dolmasıyla birlikte rasyonelini bir mektup aracılığıyla sundu. Trump, Tahran ile varılan ateşkesin "saati etkili bir şekilde durdurduğunu" savundu.
Kongre'de anayasal süre ve strateji gerilimi
Politico tarafından ele geçirilen mektup, Capitol Hill'de giderek büyüyen ve Trump'ın Cumhuriyetçi desteğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde kaleme alındı.
Savaşın ikinci ayına girmesine rağmen net bir çıkış stratejisinin bulunmaması eleştirilere yol açarken; Beyaz Saray’ın sunduğu gerekçeler, harekatın bu kritik eşiğe ulaşmasıyla birlikte sona erdirilmesi gerektiğini savunan Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler arasında tepkiyle karşılandı.
Trump mektubunda, süresiz olarak uzattığı ateşkese atıfta bulunarak, "7 Nisan 2026'dan bu yana Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında herhangi bir karşılıklı ateş açılmamıştır. 28 Şubat 2026'da başlayan çatışmalar sona ermiştir" ifadelerini kullandı.
Müzakerelerdeki tıkanıklık ve askeri abluka
Söz konusu mektup, tıkanan müzakereler ve İran limanlarına yönelik devam eden askeri ablukanın gölgesinde yayımlandı.
Florida'ya gitmeden önce Beyaz Saray'dan ayrılırken gazetecilere konuşan Trump, İran'a "nihai bir teklif" sunduğunu; ancak bir anlaşmaya varma konusunda kötümser olduğunu dile getirdi.
Trump, "Adımlar attılar ama oraya varabileceklerinden emin değilim. Mutlu olduğumu söyleyemem; bir anlaşma yapmak istiyorlar ama ben tatmin olmuş değilim" dedi.
Savaş Bakanı Pete Hegseth ise Perşembe günü Kongre'de yaptığı sunumda, rejimin Ortadoğu harekatını sürdürmek için kullanacağı yasal argümanın sinyallerini vererek; ateşkesin "60 günlük saatin duraklaması veya durması" anlamına geldiğini savundu.
Savaş Yetkileri Yasası ve Cumhuriyetçi saflardaki çatlaklar
1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası, Kongre'nin devam eden askeri harekatı onaylamaması durumunda, ABD kuvvetlerinin başkanın Kongre'yi bilgilendirmesinden 60 gün sonra geri çekilmesini zorunlu kılıyor.
Beyaz Saray, çatışmayı sonlandırma amacıyla askeri operasyonları 30 gün daha uzatma talebinde bulunabiliyor. Cumhuriyetçi Parti içindeki blok destek, Perşembe günü Maine Senatörü Susan Collins'in Şubat ayından bu yana oyunu değiştiren ilk Cumhuriyetçi olmasıyla sarsıldı.
Collins, yasal sürenin dolmasının ardından savaşı desteklemeyeceğini belirterek, "Bu son tarih bir tavsiye değil, yasal bir zorunluluktur" açıklamasında bulundu.
Anayasallık tartışması ve muhalefete yönelik suçlamalar
Trump, perşembe günü Kongre onayı için baskı yapan milletvekillerini eleştirerek, "İstedikleri şeyin anayasal olduğunu düşünmüyorum; bunlar vatansever insanlar değil" dedi.
Trump'ı 1973 yasasıyla sınırlandırmak isteyenler ise başkanın yasayı yanlış yorumladığını savunuyor.
Muhalifler, ateşkese rağmen ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak amacıyla Tahran'ı zorlamak için hala abluka uyguladığına ve bölgede yaklaşık 50 bin Amerikan askerinin bulunduğuna dikkat çekiyor.
Trump ise geçmiş liderlerin de 60 gün kuralına uymadığını savunarak, "Bildiğiniz gibi birçok başkan bu süreyi aşmıştır. Diğer tüm başkanlar bunu tamamen anayasaya aykırı bulmuştur" iddiasını dile getirdi.
Pentagon'un teyakkuz hali ve Demokratların tepkisi
Pentagon yetkilileri, barış görüşmelerinin çökmesi durumunda Amerikan askeri güçlerinin İran'a yönelik saldırılara yeniden başlamak üzere hazır beklediğini bildirdi.
Demokrat Senatör Tim Kaine, Beyaz Saray'ın bölgeden asker çekmeden savaşın bittiğini ilan etme fikrinin "tamamen yanlış" olduğunu savundu.
Kaine, Cumhuriyetçileri anayasal yeminlerine sadık kalarak bu ihlal karşısında yönetimi sorumlu tutmaya ve kamuoyunun bu popüler olmayan savaşa karşı sesine kulak vermeye davet etti.