Suudiler, Hürmüz ablukasından gelir artışıyla çıktı

02 Mayıs 2026

Hürmüz Boğazı'ndaki abluka Körfez ülkeleri arasında ekonomik bir ayrışmaya yol açarken, Suudi Arabistan ve Umman ihracat rotalarını değiştirerek gelirlerini artırdı.

YDH - Hürmüz Boğazı’nda uygulanan ablaka, Fars Körfezi’ndeki petrol ihracatçısı ülkeler arasında belirgin bir ekonomik tabakalaşmaya yol açtı.

Bloomberg’in Goldman Sachs verilerine dayandırdığı analize göre, bölge ülkelerinden Suudi Arabistan ve Umman bu süreçte gelirlerini artırırken; Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve diğer bazı ülkelerin petrol kazançlarında düşüş kaydedildi.

Bankanın değerlendirmesi, Suudi Arabistan’ın petrol ihracatının büyük bir bölümünü Kızıldeniz’e uzanan boru hatlarına yönlendirerek sevkiyatını sürdürdüğünü ortaya koydu.

Krallık, bu strateji sayesinde lojistik kısıtlamaları aşarken yükselen petrol fiyatlarından faydalanarak kayıplarını telafi etti.

Goldman Sachs verileri, Suudi Arabistan’ın haftalık petrol gelirlerinin kriz öncesi döneme kıyasla ortalama yüzde 10 oranında arttığını gösterdi.

Buna karşın Birleşik Arap Emirlikleri’nin gelirlerinde yaklaşık yüzde 25’lik bir azalma hesaplandı. Analistler, BAE’nin bazı sevkiyatlarını alternatif rotalara yönlendirmesine rağmen, bu adımların Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş kısıtlamalarından kaynaklanan zararı karşılamaya yetmediğini bildirdi.

Ana ihracat tesisleri boğazın dışında yer alan Umman ise petrol gelirlerini yaklaşık yüzde 80 oranında artırarak krizden en karlı çıkan aktör oldu.

Petrol fiyatlarının varil başına 126 doları aşmasıyla birlikte bölge ülkeleri, askeri hareketliliğin diğer ekonomik etkileriyle de mücadele ediyor.

Bloomberg, artan enerji fiyatlarına rağmen turizm akışındaki yavaşlama ve altyapı hasarlarının bölge genelinde ek maliyetler yarattığını kaydetti.

Alternatif ihracat rotası bulunmayan Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Irak, mevcut tabloda en savunmasız konumdaki ülkeler olarak belirlendi.

Bankanın tahminlerine göre, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi üyeleri, boğazın kapalı kalması nedeniyle günlük toplam 700 milyon dolar petrol geliri kaybına uğruyor.

Mevcut durumun iki ay sürmesi halinde toplam zararın 80 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı yükümlülüklerin yerine getirilmesini zorlaştıran bir gerekçe olarak gösteren Kuveyt, petrol ve petrol ürünleri tedarik sözleşmelerinde daha önce mücbir sebep ilan etmişti.

Kuveyt devlet şirketi Kuwait Petroleum Corp. (KPC), ihracatın tamamen durmasının beklenmediğini ancak bölgedeki güvenlik tehditleri nedeniyle üretim ve rafineri faaliyetlerinde önleyici tedbir amaçlı kısıtlamaya gidildiğini bildirdi.

The Wall Street Journal tarafından paylaşılan bilgilere göre, sevkiyat kısıtlamaları ülkede petrol depolama kapasitesinin yetersiz kalmasına da neden oldu.

Fars Körfezi ülkelerinin çoğunluğu temel ihracat güzergahı olarak Hürmüz Boğazı’na bağımlı kalırken, bölgede sadece Suudi Arabistan, BAE ve İran’ın alternatif boru hattı kapasitesi bulunuyor.