
YDH- The Jerusalem Post, cumartesi günü yayımladığı haberde, İsrail ordusunun İran’a yönelik savaşla ilgili kamu söyleminde “değişim” yaşandığını bildirdi.
“Nükleer program” vurgusu öne çıkıyor
Haberde, İsrail ordusunun İran’ın nükleer programına daha fazla ağırlık verdiği, buna karşılık ilk hedefler arasında yer alan mevcut “yönetim sisteminin ortadan kaldırılması” söyleminin geri plana itildiği ifade edildi.
Gazete, “tüm İsrail ordusu subaylarının, ordunun hiçbir zaman rejim değişikliği sözü vermediğini, en fazla böyle bir değişim için koşulların iyileştirilmesine fırsat yaratılabileceğini söylediğini” aktardı.
Ayrıca, İsrail ordusunun söyleminde “balistik füzeler ve rejim değişikliği” konularının brifinglerden kaybolduğunu belirtti.
Askeri hedeflerde “yeniden çerçeveleme”
Habere göre bu değişim, İsrail’in İran’a yönelik askeri hedeflerini kamuoyuna sunma biçiminde bir “yeniden çerçevelemeye” işaret ediyor.
Nükleer programın, askeri tırmanmanın ana gerekçesi olarak “daha fazla” öne çıkarıldığı ifade edildi.
Gazete, füze tehdidine verilen düşük vurgunun; ABD ve İsrail önceliklerindeki değişimden, İran’ın füze kapasitesinin zayıfladığı iddiasından ya da İran’ın kalan stokları ve yeniden toparlanma kapasitesine ilişkin belirsizliklerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının net olmadığını aktardı.
Savaş hedefleri ve ilk açıklamalar
Haberde, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırıyı başlattığı, dönemin ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun savaş hedeflerini kamuoyuna açıkladığı hatırlatıldı.
Açıklanan hedefler arasında İran’daki siyasi sistemin devrilmesi ve balistik füze kapasitesinin ortadan kaldırılması yer aldı.
İki tarafın, İran halkına sokaklara çıkma ve askeri saldırılardan “faydalanma” çağrısı yaptığı, ayrıca sınır bölgelerindeki ayrılıkçı gruplara destek sağlama girişimlerinde bulunduğu aktarıldı.
İran’da karşı tepki
Haberde, çağrıların aksine İran’da geniş katılımlı gösterilerin hükümete destek yönünde gerçekleştiği belirtildi.
Savaşın ilk günlerinden itibaren ülkede hükümete destek mitinglerinin sürdüğü ifade edildi.
Gösterilerde ABD ve İsrail’e yönelik misilleme çağrılarının da dile getirildiği aktarıldı.
“Net bir savaş stratejisi yok”
Haberde, Netanyahu’nun savaşın başında İran’a karşı askeri kapasitenin çökertilmesi ve “rejim değişikliği” hedeflerini dile getirdiği, ancak ateşkesin bu hedeflere ulaşılamadan ilan edilmesinin sonucu “belirsiz bıraktığı” ifade edildi.
Haaretz yazarı Amir Oren’in değerlendirmelerine de yer verilerek, İsrail’in savaş hedeflerine ulaşamadığı belirtildi.
Oren, üç temel başarısızlık alanını “devrilmeyen rejim, ortadan kaldırılamayan nükleer program ve açılmayan boğaz” olarak sıraladı.
Oren ayrıca, “rejimin ayakta kaldığını ve nükleer projenin varlığını sürdürdüğünü” ifade ederek, bunun Obama dönemindeki nükleer anlaşmanın Trump tarafından bozulması ve Netanyahu’nun bunu teşvik etmesiyle bağlantılı olduğunu savundu.