
YDH - Hizbullah'ın Lübnan meclisindeki grubu Direnişe Vefa Bloku milletvekili Hasan Fadlullah, Lübnan ile İsrail arasındaki müzakere süreçlerine ilişkin sert ve net açıklamalarda bulundu.
Hizbullah'ın 2 Mart öncesindeki döneme geri dönmeyi kesin bir dille reddettiğini vurgulayan Fadlullah, "Düşmanla yürütülen müzakereler, tüm sonuçlarıyla birlikte bizi ilgilendirmiyor; bunları uygulamayacağız ve geçit vermeyeceğiz" dedi.
El-Ahbar gazetesinin aktardığına göre Beyrut’un Bi'ir Hasan bölgesinde düzenlenen taziye töreninde konuşan Fadlullah, Lübnan'daki direnişin toprakları özgürleştirmek ve halkı savunmak adına alternatifi bulunmayan ulusal bir tercih olduğunu kaydetti.
Direnişi hedef alan her türlü komployu, kaynağı ne olursa olsun boşa çıkaracaklarını ifade eden milletvekili, "Bedeli ve fedakarlıklar ne olursa olsun geçmiş aşamaya, yani 2 Mart öncesine dönmeyi kabul etmeyeceğiz" diye konuştu.
Lübnan içindeki siyasi tartışmalara da değinen Fadlullah, Hizbullah'ın ülkeyi kimseye danışmadan savaşa sürüklediği yönündeki eleştirilere tepki gösterdi.
Bu kesimlerin İsrail'in 15 ay boyunca işlediği suçları görmezden geldiğini belirten Fadlullah, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhurbaşkanı, Başbakan, siyasi güçler ve uluslararası taraflarla yaptığımız görüşmelerde sabrımızın bir sınırı olduğunu, kanımızın ucuz olmadığını ve vaktin daraldığını defalarca yineledik. Tüm bunlara rağmen otorite üzerine düşeni yapmadı, düşman da saldırılarını durdurmadı. Sonuç olarak, yeni bir koruma denklemi oluşturmak adına bölgesel açıdan en uygun anda yanıt verildi."
İşgal ve saldırı altında olan bir ülkede direnişin kimseden izin almasına gerek olmadığını vurgulayan Fadlullah, vatan savunmasının "ulusal uzlaşı" şartına bağlanamayacağını, Lübnan'ın zaten tarihi boyunca İsrail ile mücadele konusunda bölünmüş bir yapı sergilediğini hatırlattı.
Güney Lübnan saldırı altındayken Lübnan içinde bazılarının İsrail'i alkışladığını kaydetti.
Fadlullah, müzakere seçeneğine yönelenlere de seslenerek, "Onlara bu yola gitmeyin, size bir faydası olmaz dedik. Düşman size hiçbir şey vermeyecek ve hiçbir şey elde edemeyeceksiniz. Bugün hala kapsamlı bir ateşkes sağlanamadı, öldürme ve yıkım devam ediyor" dedi.
Müzakerelere dair tavrını netleştiren Fadlullah, "Bizim için bu müzakereler, tüm sonuçlarıyla birlikte bizi ilgilendirmiyor. Bunları uygulamayacağız ve geçit verilmesine müsaade etmeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Ülkedeki toplumsal barış ve dini sembollere yönelik saldırılar hakkında da konuşan Fadlullah, fitne ve bölünmeyi körükleyenlerin nefret söylemine izin veren merciler olduğunu söyledi.
Bazı otorite çevrelerini ve onlara bağlı "medya borazanlarını" kışkırtıcılıkla suçlayan Fadlullah, toplumsal barışı korumak isteyenlerin öncelikle kendi dillerine ve şehitlerin hatırasına saldıran yayın organlarına sahip çıkması gerektiğini belirtti.
Bazı televizyon kanallarının Hizbullah camiasını, şehitlerini ve sembollerini hedef aldığını ifade eden Fadlullah, "Fitne istemeyen bu söylemi kabul etmez. Biz her zaman tepki sarmalına sürüklenmek istemediğimizi söylüyoruz, ancak bu durum eylemi gerçekleştirenlerden hesap sorulmasını gerektirir" dedi.
Ülkenin birliği ve huzuru konusunda hassasiyet sahibi olan herkesi sorumluluk almaya çağıran Fadlullah, direnişe ve destekçilerine yönelik yürütülen dezenformasyon kampanyasının sadece Şii toplumunu değil, direnişin yanında duran tüm onurlu kesimleri hedef aldığını kaydetti.