Carlson: İran savaşı ‘en yanlış kararlardan biri’

04 Mayıs 2026

ABD’li gazeteci Tucker Carlson, Washington’ın İsrail üzerinde etkisini yitirdiğini öne sürerek, Trump yönetiminin Netanyahu’yu sınırlayamadığını ve bunun müzakere süreçlerini olumsuz etkilediğini ifade etti.

YDH- ABD’li gazeteci Tucker Carlson, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve ABD’deki destekçilerinin, ABD Başkanı Donald Trump’ı “rehin tuttuğunu” belirtti

Carlson, The New York Times gazetesine verdiği röportajda, bunun yalnızca 28 Şubat’ta başlayan savaşla değil, aynı zamanda Trump’ın bu süreçten “çıkamamasıyla” da bağlantılı olduğunu ifade etti.

Carlson, ateşkes ilan edilmesine ve müzakerelerin iyi ilerlediğinin söylenmesine rağmen İran’ın, İsrail’in Güney Lübnan’dan çekilmesi gibi şartlar öne sürdüğünü aktardı.

Carlson ayrıca, “İran savaşını ek toprak işgali için gerekçe olarak kullanamazsınız” diyerek, bu görüşün yalnızca İran’a değil dünya genelinde birçok aktöre ait olduğunu vurguladı.

“Siviller hedef alındı”

Carlson, Trump’ın açıklamasından saatler sonra İsrail’in Lübnan’da sivilleri açık şekilde hedef almaya başladığını öne sürdü. Bunun amacının İsrail’i korumak değil, olası bir uzlaşıyı engellemek ve İran’a yönelik süreci sürdürmek olduğunu söyledi.

İsrail’in “Hizbullah tehdidini” etkisizleştirme söylemini kullandığını belirten Carlson, geçmişte Hassan Nasrallah’ın öldürüldüğünü ve 7 Ekim’den bu yana Hizbullah’a karşı farklı yöntemlerle saldırılar düzenlendiğini söyledi. Buna rağmen, müzakere süreçlerini bozmak için belirli anların seçildiğini ve bunun defalarca tekrarlandığını iddia etti.

“Eşit olmayan ilişki”

Carlson, ABD ile İsrail arasındaki ilişkinin “eşit olmadığını” söyleyerek, İsrail’in ABD desteği olmadan kendini savunamayacağını belirtti.

Trump’ın Netanyahu’yu sınırlandıramadığını ifade eden Carlson, bunun ABD liderliğinin müttefikini “kontrol edememesi” anlamına geldiğini söyledi.

Trump’ın müzakere istediğini ifade ettiğini, ancak sürecin İsrail tarafından durdurulduğunu, buna rağmen Trump’ın Netanyahu’yu açık şekilde eleştirmediğini dile getirdi.

Carlson bu durumu “bir kişinin diğerine tam kontrolü” olarak nitelendirdi ve bunun “kabul edilemez” olduğunu vurguladı.

ABD siyaseti ve “etki” tartışmaları

Carlson, İsrail’in geçmişte de ABD başkanları üzerinde etkide bulunmaya çalıştığını, ancak bu durumun “farklı bir aşamaya” geldiğini ileri sürdü. Trump’ın neden bu ölçüde etki altında kaldığı sorusunun “araştırılması gerektiğini” söyledi.

İran’a karşı savaş kararını ise “bir ABD başkanının aldığı en yanlış kararlardan biri” olarak nitelendirdi.

“Savaş ekonomiyi zedeliyor”

Carlson, savaşın ABD ekonomisine “zarar” verdiğini ve Amerikan askerlerinin hayatına mal olabileceğini belirtti. İsrail’in ABD Kongresi üzerindeki etkisinin yalnızca Yahudi nüfusla değil, İsrail’i dini gerekçelerle destekleyen Evanjelik Hristiyanlardan da kaynaklandığını kaydetti.

ABD ekonomisinin geleceği ve askerlerin hayatının bu tartışmaya bağlı olduğunu ifade eden Carlson, İsrail’in jeopolitik öneminin büyük ölçüde ABD’nin verdiği destekten kaynaklandığını ifade etti.

ABD iç siyaseti: Vance tartışması

Carlson, ABD iç siyasetinde Başkan Yardımcısı JD Vance’e yönelik baskılar olduğunu söyledi. Beyaz Saray içinde bazı çevrelerin Vance’i zayıflatmak istediğini ve bu durumun özellikle muhafazakâr çevrelerde gerilim yarattığını açıkladı.

Röportajın, ABD’de muhafazakâr çevrelerde İsrail’e destek konusunun daha tartışmalı hale geldiği bir dönemde geldiği belirtilirken, Carlson’ın son dönemde ABD’nin İsrail politikalarına yönelik eleştirilerini artırdığı kaydedildi.