ABD ve İngiliz maliye bakanları arasında İran kavgası

05 Mayıs 2026

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves ile Washington'daki nisan ayı görüşmelerinde, Reeves'in İran savaşının hedeflerinin "hiçbir zaman net olmadığını" söylemesi üzerine şiddetli bir tartışma yaşadı.

YDH - ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves ile Washington'da nisan ayında gerçekleşen görüşmeleri sırasında, İran'a yönelik savaşa ilişkin eleştiriler nedeniyle sert bir tartışma yaşadı.

Reeves, Uluslararası Para Fonu toplantılarına katılmak üzere ABD'nin başkentine gelmişti. İngiltere Maliye Bakanı, 15 Nisan'da CNBC televizyonuna verdiği mülakatta, İran savaşının hedeflerinin "hiçbir zaman net olmadığını" söyledi.

Reeves, "bugün birkaç hafta öncesine göre daha fazla güvenlik içinde olduğumuza" ise "ikna olmadığını" ifade etti. Bu sözler Bessent'in şiddetli eleştirisine yol açtı.

Financial Times gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Bessent, aynı günün ilerleyen saatlerinde Reeves ile bir araya geldiğinde kendisini bu açıklamaları nedeniyle eleştirdi.

ABD Hazine Bakanı, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın sonucunda dünyanın daha güvenli hale geldiğinde ısrar etti. Financial Times'ın muhatapları, görüşmede Bessent'in İran'ın Londra'ya nükleer saldırı düzenleme ihtimalini de dışlamadığını öne sürdü.

Reeves ise öfkelendi ve Bessent'in kendisiyle bu şekilde konuşabilmesi için onun için çalışmadığını söyledi. İngiltere Maliye Bakanı ayrıca, İran'daki çatışmanın net hedeflerinin bulunmadığını ve bunun dünyayı mutlaka daha güvenli hale getirmediğini bir kez daha yineledi.

ABD yönetimi, İsrail ile birlikte İran'a yönelik ortak operasyonu şubat ayı sonunda başlatmıştı. Operasyon, Hürmüz Boğazı'nın abluka altına alınmasına yol açtı ve enerji taşıyıcılarının fiyatlarındaki sert yükselişin tetiklediği büyük çaplı küresel akaryakıt krizine neden oldu.

ABD'ye ve aralarında ülkenin başkanı Donald Trump'ın da bulunduğu belirli yetkililere, diğer yabancı liderlerden de eleştiriler yönelmeye başladı.

Trump ile Almanya Şansölyesi Friedrich Merz arasında, Merz'in "İranlılar açıkça çok ustalıkla müzakere ediyor ya da daha doğrusu çok ustalıkla müzakereden kaçınıyor; Amerikalıların İslamabad'a gelip ardından hiçbir sonuç almadan yeniden ayrılmalarına izin veriyorlar" şeklindeki açıklamasının ardından bir anlaşmazlık ortaya çıktı.

Trump, Merz'in İran'daki durumu anlamadığını söyledi ve kendisine "Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmayı sona erdirmek için daha fazla zaman harcamasını" tavsiye etti. Almanya Şansölyesi ise Trump ile "iyi ilişkileri" olduğunda ısrar ediyor.

İran savaşının ardından Papa Leo, "Hristiyan Doğu'nun kutsal mekanlarında absürt ve insanlık dışı şiddetin kol gezdiğini" söyledi. Papa ayrıca ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşı "tüm insanlık için bir utanç" olarak nitelendirdi.

Trump ise buna karşılık papa için "dış politikada berbat" ifadesini kullandı ve "ABD başkanını eleştiren bir papa istemediğini" ekledi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Leo'yu teolojik konulardaki açıklamalarında "dikkatli" olmaya çağırdı.

Papa'ya İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'den destek geldi: Meloni, Trump'ın sözlerini kabul edilemez olarak nitelendirdi. Trump ise buna karşılık, "Aslında buradaki kabul edilemez tek şey o, çünkü İran'ın nükleer silaha sahip olup olmayacağı onu ilgilendirmiyor" dedi. Trump daha önce İtalya Başbakanı ile ilişkilerinin mükemmel olduğunu defalarca dile getirmişti.

Papa Leo ise daha sonra yaptığı açıklamada, konuşmaların büyük bölümünün ABD Başkanı'nın eleştirilerinden çok önce yazıldığını söyledi. Papa, Trump ile bir polemiğe girmeyi planlamadığının altını çizdi.