
YDH- Brezilyalı jeopolitik analist Patricia Marins, Körfez bölgesindeki son gelişmeleri değerlendirdiği çarpıcı analizinde, Suudi Arabistan'ın izlediği diplomasi stratejisini "ustalık hamlesi" olarak nitelendirdi.
Marins, Birleşik Arap Emirlikleri'nin krizde olduğu bir dönemde Riyad yönetiminin “hesaplı diplomatik becerilerle” dalgaları yönettiğini belirtti.
"BAE'nin İsrail ile askeri ittifakı Suudiler tarafından hoş karşılanmıyor"
Marins analizinde şu ifadelere yer verdi:
"Emirliklerin İsrail ile askeri ittifakı Suudiler tarafından hoş karşılanmıyor, ancak İran ile yeniden başlayacak bir savaş da Riyad tarafından olumlu görülmüyor. Bunun yanıtı oldukça basit."
Analiste göre Suudiler, Ensarullah ile bir anlaşma örerek diplomatik anlamda “son derece becerikli” davrandı.
"Suudiler, Husiler ile bir anlaşma örerek diplomatik açıdan ustalık gösterdi. Eskiden ölümcül bir tehdit olan Husiler, şimdi Suudi tesisleri ve gemileri için bir kalkana dönüştürüldü. Buna Somali kıyılarına yakın bölgelerden geçen Suudi gemileri de dahil; burası eskiden Suudi denizciliği için büyük risk taşıyan bir alandı."
"Suudiler İran ile anlaşarak Yanbu hattını güvence altına aldı"
Marins, Suudi Arabistan'ın bir “başarılı” hamlesine daha dikkat çekti:
"Başka bir cephede Suudiler, İran ile Yanbu'ya uzanan boru hatlarını güvence altına alan bir anlaşmaya vardı. Bu sayede üretimlerinin yüzde 50'sinden fazlasını Kızıldeniz üzerinden ihraç edebiliyorlar. Ancak yükselen petrol fiyatlarıyla birlikte Suudiler, daha az satarak bu kayıpların bir kısmını telafi etti. Bu, Suudi stratejisinin OPEC'in kuruluşundan bu yana en büyük ustalık hamlesi."
"ABD ve İsrail bahsi BAE'ye askeri koruma sağlıyor, ancak stratejik derinlik Suudi Arabistan'da"
Analist, iki ülke arasındaki stratejik farkı şu sözlerle ortaya koydu:
"ABD ve İsrail'e yapılan bahis, Emirliklere askeri koruma sağlıyor, ancak stratejik derinlik Suudi Arabistan'da. Trendler Körfez'de bir ayrışmaya işaret ediyor: Suudi liderliğinde bölgesel diplomasiyi tercih eden bir eksen ile dış askeri güce bahis yapan Emirlik liderliğinde bir eksen."
Marins, İsrail askerlerinin BAE'de bulunmasının sonuçlarına ilişkin sert bir uyarıda bulundu:
"Jeopolitik uzmanı olmanıza gerek yok, İsrail askerlerinin Emirlikler'de olmasının onların komşularından izolasyonunu daha da derinleştireceğini görmek için."
"Suudiler'in gizli iddiası: BAE-İsrail yakınlaşması geçici"
Patricia Marins, Suudi Arabistan'ın “daha büyük bir stratejik hedefe” işaret ettiğini belirtti:
"Suudiler, gizli ve iddialı bir bahis oynuyor: Emirlikler ile İsrail arasındaki bu yakınlaşmanın geçici olduğu ve BAE'nin hem iç hem de dış desteğini zayıflatarak eninde sonunda Muhammed bin Zayid'i Suudi Arabistan'dan yardım istemeye geleceği yönünde."
Tek kurşun atmadan kazançlı çıkan strateji
Marins, Suudi Arabistan'ın mevcut durumdaki kazanımlarını şöyle sıraladı:
"Riyad, Amerikalılara toprak ve hava sahası verme anlaşmasını yerine getirdi, İran ile müzakere ederek altyapısının büyük kısmını korudu, Husiler ile mükemmel bir anlaşma yaptı ve şimdi tek bir kurşun bile atmadan BAE'ye karşı bahis oynuyor."
Analist, değerlendirmesini Suudi stratejisinin uzun vadeli hedeflerini vurgulayarak tamamladı.