
YDH- Aylar süren göreceli sakinliğin ardından Sudan'ın başkenti Hartum, ardı ardına düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla yeniden sarsıldı. Sudan Silahlı Kuvvetleri, Pazartesi günü Hartum Uluslararası Havalimanı'nı hedef alan saldırıların arkasında doğrudan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Etiyopya'nın olduğunu duyurdu.
Askeri ve sivil hedefler vuruldu
Ordunun Mart 2025'te başkentte kontrolü yeniden sağlamasından bu yana bakanlıkların ve uluslararası kuruluşların yavaş yavaş geri döndüğü şehir, cuma gününden itibaren yeni bir şiddet dalgasının hedefi oldu.
Reuters'a konuşan bölge sakinleri, hava saldırılarının sadece askeri tesisleri değil, sivil yerleşim alanlarını da vurduğunu bildirdi. Görgü tanıkları, geçen hafta tam üç yıl aradan sonra ilk uluslararası uçuşunu gerçekleştiren Hartum Havalimanı'nın Pazartesi günkü İHA saldırılarının ana hedefi olduğunu aktardı.
"Kanıtlar Etiyopya ve BAE'yi işaret ediyor"
Sudan Ordu Sözcüsü Asım Avad Abdulvahab, saldırıların kaynağına dair net kanıtlar elde ettiklerini açıkladı.
"Hükümetin, 1 Mart'ta başlayan ve çeşitli ülkeleri hedef alan saldırıların Etiyopya'daki Bahir Dar Havalimanı'ndan kaynaklandığını gösteren kesin kanıtları var," diyen Abdulvahab, Mart ayı ortasında düşürülen bir İHA'nın söz konusu havalimanı ve Birleşik Arap Emirlikleri ile doğrudan bağlantısının kurulduğunu belirtti.
Abdulvahab, Pazartesi günü gerçekleştirilen saldırıda kullanılan İHA'nın da aynı bölgeden fırlatıldığını teyit ederek, "Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin yaptığı, Sudan'a karşı doğrudan bir saldırıdır ve buna kesinlikle müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerini kullandı.
Hızlı Destek Kuvvetleri şüphesi ve insani kriz
Kimliğinin gizli kalması şartıyla bilgi veren bazı yerel kaynaklar ise bu yeni saldırı dalgasının arkasında Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (RSF) olabileceğine inandıklarını dile getirdi.
RSF yönetimi konuyla ilgili sessizliğini korurken, Enformasyon Bakanlığı havalimanına yönelik saldırıda herhangi bir can kaybı ya da maddi hasar meydana gelmediğini, tesisin rutin güvenlik prosedürlerinin tamamlanmasının ardından operasyonlarına devam ettiğini duyurdu.
Birleşmiş Milletler tarafından "dünyanın en kötü insani krizi" olarak tanımlanan bu savaşta İHA'lar, çatışmaların kaderini belirleyen temel silahlardan biri haline geldi. Yüz binlerce insanın şiddet, açlık ve hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiği Sudan'da, milyonlarca sivil evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Acil Durum Avukatları grubu, cumartesi günü Omdurman kentinin güneyinde sivil bir otobüsü hedef alan İHA saldırısında beş kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Görgü tanıklarına göre, saldırılar hafta sonu boyunca Omdurman'ın yanı sıra El Ubeyd ve Kenana şehirlerini de hedef aldı.
Sudan, Etiyopya büyükelçisini geri çağırdı
Yaşanan bu son krizin diplomatik yansımaları da ağır oldu. Sudan hükümeti, Hartum Havalimanı saldırısına karıştıkları iddiasıyla istişarelerde bulunmak üzere Etiyopya'daki büyükelçisini geri çağırdı. Başkent Hartum'da bir basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim, "Hartum Havalimanı sivil bir tesistir ve uluslararası hukuka göre hedef alınması kesinlikle yasaktır" diyerek saldırıya sert tepki gösterdi.
Saldırının Etiyopya topraklarından kaynaklandığına dair "kesin kanıtlara" sahip olduklarını yineleyen Salim, konuyla ilgili olarak Etiyopya ve BAE'ye resmi mesajlar ilettiklerini, her iki ülkeyi de sorumlu tuttuklarını ve Sudan'ın misilleme hakkını saklı tuttuğunu ilan etti.
Hava savunma sistemleri devrede
Pazartesi günü yaşanan hareketliliğe tanıklık edenler, Sudan hava savunma sistemlerinin Hartum'un çeşitli noktalarını hedef alan İHA'ları havada engellediğini bildirdi. Başkentin doğusunda yer alan havalimanı çevresinden dumanların yükseldiği, alınan yoğun güvenlik önlemlerinin ardından havalimanı faaliyetlerinin saatler sonra normale döndüğü kaydedildi.
Mısır'dan sert kınama ve uyarı
Bölgesel gerilimin tırmanması üzerine Mısır Dışişleri Bakanlığı, Hartum Uluslararası Havalimanı'nın hedef alınmasını sert bir dille kınadı. Bakanlık açıklamasında, "Bu saldırı, Sudan'ın egemenliğinin açık bir ihlali, sivil tesislerin güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit ve Sudan'daki güvenlik durumunu karmaşıklaştırarak insani ateşkes çabalarını engelleyecek tehlikeli bir tırmanıştır," denildi.
Saldırıların komşu bir ülkenin topraklarından kaynaklandığı yönündeki iddialardan derin endişe duyduğunu belirten Mısır yönetimi, bu durumun çatışmanın kapsamını bölgesel bir boyuta taşıma riski barındırdığına dikkat çekti.
Mısır, Sudan'ın iç işlerine yönelik her türlü yabancı müdahaleyi reddettiğini yineleyerek, bölgesel ve uluslararası ortaklarla birlikte krizin kontrol altına alınması ve barışçıl çözümlere öncelik verilmesi için çalışmaya devam edeceğini teyit etti.