İran'dan Hürmüz hamlesi: Geçişler için yeni mekanizma

06 Mayıs 2026

İran, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki "Özgürlük Projesi" girişimine yanıt olarak gemi trafiğini kontrol edecek yeni bir mekanizma başlattığını duyurdu.

YDH - ABD Başkanı Donald Trump ve Amerikan ordusunun Hürmüz Boğazı'ndan petrol tankerleri ile ticari gemilerin "güvenli çıkış" operasyonunun başladığı yönündeki iddialarına rağmen sahadaki gelişmeler, boğazın kontrolünün halen İran'da olduğunu gösteriyor.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının üzerinden 60 günden fazla süre geçmesine rağmen Tahran, Washington'ın "Özgürlük Projesi" olarak adlandırdığı girişimi bir "çıkmaz sokak" olarak nitelendiriyor.

ABD'nin su yolunu açma amacıyla başlattığı operasyon, bölgede gerilimin tırmanmasına neden olurken ticari gemi trafiğinde beklenen artışı sağlamadı.

Gemi trafiğini izleyen Marine Traffic verilerine göre, operasyonun başlamasını takip eden gün Hürmüz'den geçen gemi sayısında düşüş kaydedildi.

Washington'ın bu adımı, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının Tahran'ın tavrını değiştirmedeki etkinliğine dair ABD yönetimi içindeki kuşkuların arttığı bir dönemde geldi.

ABD'nin askeri harekat ve abluka ile desteklenen "azami baskı" politikası, İran'ı nükleer programını durdurma veya zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ülke dışına çıkarma şartlarını kabule zorlamada henüz somut bir sonuç vermedi.

Tahran'dan "çıkmaz sokak" nitelendirmesi

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Hürmüz Boğazı hamlelerini askeri bir çözüm üretmekten uzak gördüğünü açıkladı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, söz konusu projeyi "mürit projesi" veya "çıkmaz sokak projesi" olarak tanımladı.

Arakçi, boğazda yaşananların bu siyasi krizin askeri bir çözümü olmadığını kanıtladığını vurguladı. Pakistan aracılığıyla yürütülen müzakerelerin "ilerleme kaydettiğini" belirten Arakçi, Washington ve Abu Dabi'yi İsrail'i işaret ederek "kötü niyetli tarafların" etkisiyle yeniden bir "bataklığa" sürüklenmemeleri konusunda uyardı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf da ABD'yi ateşkesi ihlal etmekle ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz seyrüseferi ile enerji sevkiyatını tehlikeye atmakla suçladı.

Galibaf, boğazda yeni bir denklemin yerleşmekte olduğunu belirterek, "Deniz taşımacılığı ve enerji transit güvenliği, ABD ve müttefiklerinin ateşkesi bozması ve abluka uygulaması nedeniyle tehdit altındadır" ifadesini kullandı. Galibaf, ABD'nin mevcut durumu sürdürmeye tahammülünün olmadığını bildiklerini kaydederek, "Biz henüz başlamadık" uyarısında bulundu.

Hürmüz Boğazı'nda yeni denetim rejimi

Tahran'ın "Hürmüz'ün yeni denklemi" olarak tanımladığı strateji, boğazı yalnızca savaşı bitirmek için bir baskı aracı olarak kullanmanın ötesine geçerek, burada yeni bir deniz trafiği düzeni kurmayı amaçlıyor.

Bu plan çerçevesinde Hürmüz Boğazı'ndaki gemi hareketliliğinin, su yolunun her iki yakasında bulunan İran ve Umman Sultanlığı işbirliğiyle koordine edilmesi öngörülüyor.

İran'ın Press TV kanalı, konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberinde, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri yönetmek üzere resmi olarak yeni bir mekanizma başlattığını bildirdi. Bu mekanizma kapsamında boğazı kullanacak gemilerin önceden izin alması gerekecek. Onaylanan gemilere, geçiş talimatlarını içeren e-postalar gönderilecek.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın deniz ve hava kuvvetlerinin tamamen yok edildiğini iddia etmeyi sürdürürken, sahadaki hareketlilik farklı bir tablo çiziyor.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, İran kaynaklı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına hava savunma sistemleriyle müdahale edildiğini açıkladı.

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Kane ve Savaş Bakanı Pete Hegseth ise İran'ın son saldırılarını düşük yoğunluklu olarak niteleyerek ateşkesin halen yürürlükte olduğunu teyit etti.

Diplomatik kanatta ise Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, müzakerelerde önemli ilerleme kaydedildiğinden emin olduğunu ve hedefin çatışmayı "kazan-kazan" yöntemiyle sonlandırmak olduğunu belirtti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, görüşmelerin ABD'ye yönelik derin bir güvensizlik ortamında sürdüğünü ifade ederek, "Eğer Amerikalılar diplomasi konusunda gerçekten ciddilerse bu fırsatı değerlendirmelidirler" dedi.

Gerilimin tırmandığı bu süreçte Abbas Arakçi, stratejik ortak olarak tanımlanan Çin'e ziyarette bulundu. Trump'ın Pekin ziyareti öncesinde gerçekleşen bu temas, Tahran'ın doğu ittifakıyla ilişkilerini yeniden düzenleme çabası olarak değerlendiriliyor.

İran resmi haber ajansı, BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olan Çin'in Ortadoğu'da barışın korunmasında ve uluslararası alandaki "vahşi tek taraflılığa" karşı koymada etkin bir rol oynayabileceğini kaydetti.