
YDH - The Bulwark platformunun sunucusu Tim Miller'ın konuk ettiği GasBuddy Petrol Analizi Şefi Patrick De Haan, yaklaşık yirmi yıldır petrol piyasalarını ve akaryakıt fiyatlarını izleyen bir isim.
De Haan, Miller'a verdiği mülakatta Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanmadan dizel fiyatlarındaki rekor seviyelere, rafineri sorunlarından tüketiciye yansıyacak maliyetlere kadar pek çok başlıkta çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Mülakatın hemen öncesinde gelen son dakika haberiyle Brent ham petrolünün varil başına 119 doları aştığını belirten Miller, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) bir petrol tesisinin İran insansız hava aracı saldırısına uğradığını duyurmasının ardından yaşanan bu sıçramayı De Haan'a sordu.
Patrick De Haan, BAE'deki tesislere yönelik insansız hava aracı saldırısının durumu olabilecek en kötü noktaya taşıdığını ifade etti. Bu tür saldırıların özellikle psikolojik açıdan son derece etkili olduğunu vurgulayan De Haan, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu saldırılar durumu yeniden tırmandırıyor. Bir sükunet döneminin ardından böyle bir şey gördüğünüzde sinirler bozuluyor ve bu kalıcı bir etki bırakacak. İran'ın petrol fiyatlarını yükseltmede başarılı olmak için yapması gereken tek şey, oraya buraya birkaç saldırı düzenlemek. Ne yazık ki bu istikrarsızlık, önümüzdeki haftalarda bunun nasıl seyredeceğine dair belirsizlik nedeniyle petrol fiyatlarını yukarı çekiyor."
De Haan, çatışmaların 65'inci gününe girildiğini, şu ana kadar bir milyar varilin üzerinde petrolün bloke edildiğini ve şimdi de altyapıya yönelik yeni saldırıların eklendiğini belirterek, "Bunun yakın zamanda sona ereceğini düşünmüyorum. Boğaz yakında açılmayacak ve hâlâ tırmanma aşamasındayız" dedi.
Patrick De Haan, benzin fiyatlarının çok sayıda yılın en yüksek seviyelerine ulaştığını, bazı eyaletlerde dizel fiyatlarının rekor kırdığını ve jet yakıtı fiyatlarının havayolu şirketlerini iflasa sürüklediğini söyledi.
Miller'ın farklı petrol göstergeleri arasındaki ayrıma ilişkin sorusu üzerine De Haan, Brent ve Batı Teksas ham petrolü (WTI) arasındaki temel farkı şöyle açıkladı:
"Brent daha çok küresel bir ölçüt. Brent sözleşmesine konu olan petrol dünyanın hemen her yerine teslim edilebilir. WTI ham petrolü ise ABD'nin ortasında, Oklahoma'nın Cushing bölgesinde teslim edilen petrol için bir ölçüt. O petrol boru hatlarıyla ülke dışına akabiliyor ama Brent'in küresel ölçüt olmasıyla WTI arasındaki temel fark, teslimat noktalarının hali hazırda su üzerinde bulunması."
De Haan, petrol akışını kesintiye uğratan bu kadar çok gelişme yaşanırken en erken teslim edilebilecek varillere ağır bir prim uygulandığını belirtti.
"Petrol piyasaları bize şunu söylüyor: Yeni tırmanışlar arz talep dengesizliğine bir darbe daha vuruyor ve bulunabilen petrole büyük bir prim ödeniyor" diyen De Haan, ABD'li petrol şirketlerinin bu durumun sonucu olarak rekor miktarda petrol ve petrol ürünü ihraç ettiğini, bunun da iç fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu kaydetti.
Miller'ın, Başkan'ın savunucularının "yeterince petrolümüz var, ihracat rekorları iyi bir şey, sorun Asya'nın sorunu" şeklindeki argümanını aktarması üzerine Patrick De Haan, petrol piyasasının neden bu mantıkla çalışmadığını bir benzetmeyle anlattı:
"Petrolü bir gemiye koyup denizaşırı ülkelere gönderebilirsiniz, tıpkı en yüksek teklifi verene satmak gibi. Şu an üzerinde konuştuğum dizüstü bilgisayarı satacak olsam, ister yan komşumdan ister denizaşırıdan gelsin, en yüksek teklifi kabul ederim. Nakliye mümkün. Petrol küresel olarak hareket edebilir. O yüzden çok petrol üretiyor olmamız fark etmez. O petrolün büyük kısmı denizaşırı ülkelere gidebilir ve giderek artan ölçüde de tam olarak bu oluyor. Bu da fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı kuruyor."
De Haan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Petrol küresel bir piyasadır; çünkü elektriğin aksine onu bir gemiye koyamazsınız, değil mi? Petrol sıvıdır. Bir tankere konulabilir. Dünyanın herhangi bir yerine nakledilebilir. İşte bu yüzden petrolün fiyatı küreseldir. Sizin ve benim tükettiğim petrol, bir petrol şirketi tarafından kolayca Asya'ya, Avrupa'ya, Avustralya'ya gönderilebilir. Hiç fark etmez. Petrol şirketleri ürettikleri ürün için en yüksek teklifi kabul ediyor. Onlar bir şirket. Evimi satışa çıkarsam en düşük teklifi kabul etmem, değil mi? Bu aptallık olur. En yüksek teklifi alırım. Ve giderek daha fazla elin kurabiye kavanozuna uzanması herkes için fiyatları yukarı çekiyor."
Patrick De Haan, 2 Mayıs itibarıyla ABD ulusal ortalama benzin fiyatının tarihin en yüksek 2 Mayıs seviyesine ulaştığını belirtti.
Haziran 2022'de benzin fiyatlarının kısa süreliğine 5 doların üzerinde rekor kırdığını hatırlatan De Haan, "Hâlâ gidecek biraz yolumuz var ama 2022'deki rekor fiyatlarla aradaki fark çok hızlı kapanıyor ve artışların sona erdiğini kesinlikle söyleyemeyiz" dedi.
De Haan, mülakata başlamadan hemen önce Kentucky ve Tennessee'nin bazı bölgelerinde benzin fiyatlarının yükseldiğine dair mesajlar gönderdiğini ve bu yükselişin çok hızlı gerçekleştiğini söyledi.
Büyük Göller bölgesinde bazı rafineri sorunları nedeniyle fiyatların geçen haftadan bugüne tam bir dolar arttığını kaydeden De Haan, şu değerlendirmeyi yaptı:
"İnsanlar sık sık soruyor: Bu yaz durum ne kadar kötüleşecek? Bunu bilmek zor, çünkü ABD ile İran arasında bir anlaşma olup olmayacağını, hatta olacaksa ne zaman olacağını bilmiyorum. Yani sınır yok. Ulusal ortalama 5 doları görebilir. Yeni rekorlar kırabilir. Hatta galon başına 6 dolara bile yönelebilir. Öte yandan Boğaz yeniden açılırsa, ulusal ortalamanın bu yazın ilerleyen dönemlerinde 4 doların altına gerilediğini görebiliriz."
De Haan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama tek bildiğim şu: ABD ile İran arasındaki bu çatışmanın 65 günü geride kaldıktan sonra, Boğaz yeniden açılsa bile küresel petrol stoklarının tamamen toparlanması muhtemelen 65 hafta veya daha uzun sürecek."
Miller'ın "65 gün, 65 hafta" hesabını sorgulaması üzerine Patrick De Haan, bu kuralın ardındaki mantığı rakamlarla açıkladı:
"Her geçen gün 18 milyon varil daha petrolü kaçırıyoruz. Birikimli toplam şu an bir milyar varili aştı. Zaman en büyük düşmanımız; çünkü her geçen günün toparlanması, benim hesaplamama göre -kabaca bir tahminde bulunuyorum- bir hafta veya daha uzun sürecek. Boğaz kesin olarak yeniden açıldığında akaryakıt fiyatında büyük bir düşüş göreceğiz. Ama o ilk düşüşün ötesinde, birçok Amerikalının gördüğü 3 doların altındaki fiyatlara, savaş öncesi seviyelere gerilemek 65 haftayı bulabilir."
De Haan, bazı eyaletlerde kış aylarında galon başına 2 doların altında fiyatlar görüldüğünü hatırlatarak, "Küresel stoklar toparlanmaya başlayıp savaş öncesi seviyelere yükselemeden bunların hiçbirinin geri döndüğünü görmeyeceğiz. Dediğim gibi bu çok uzun zaman alabilir" ifadelerini kullandı.
Miller'ın Orta Batı'daki benzin fiyat artışlarının neden diğer bölgelere göre daha sert hissedildiğini sorması üzerine Patrick De Haan, meselenin tamamen rafinerilerle ilgili olduğunu söyledi.
Amerikalıların çoğu zaman petrol fiyatına odaklandığını, ancak petrolü işleyecek rafineri olmadığında ürün fiyatlarının çok daha yükselebileceğini belirten De Haan, Büyük Göller bölgesinde bir dizi rafineri sorununun yaşandığını kaydetti.
De Haan, "Yılın bu zamanı bu tür sorunların gelişmesini görebileceğiniz bir dönemdir. Rafineri kapasitesi yeterli değil. Yani, ta ki yetmemeye başlayana kadar yeterli. Bir araba filonuz varsa ve hepsi aynı anda bozulursa, 'Bir sürü arabam var, neden daha fazla yok?' dersiniz. Ama geriye dönüp bakmak her zaman kolaydır" dedi.
Büyük Göller'deki çok sayıda rafinerinin bakım ve diğer ilgili sorunlar nedeniyle devre dışı kaldığını belirten De Haan, bunun bölgede fiyatların geçici olarak fırlamasına yol açtığını söyledi.
De Haan, Kaliforniya'nın geçen yıl iki rafineriyi kalıcı olarak kapattığını hatırlatarak, "Batı Yakası kendi rafineri kapasitesi yetersiz kaldığı için artık daha çok dışarıdan yakıt getirmeye bağımlı. Batı Yakası'nda jet yakıtının bulunabilirliğinde sorunlar yaşanabilir" uyarısında bulundu.
Miller'ın, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda sıkışan gemileri kurtarmaya yönelik "Özgürlük Projesi"nin akaryakıt fiyatlarına olası etkisini sorması üzerine Patrick De Haan, meselenin özünde Boğaz'ın ne kadar açık olduğu ve gemilerin kendi başlarına geçiş yapma konusunda ne kadar güven duyduğu yattığını söyledi.
De Haan şöyle konuştu:
"Şu anda, binlerce gemi sıkışmışken gemilere tek tek refakat etmek pek bir işe yaramayacak. Her şey gerçekten gemilerin Boğaz'dan kendi başlarına geçebileceklerine dair güven duyup duymadıklarına bağlı. Dünyada bu gemilerin her birini Boğaz'dan elinden tutarak geçirecek kadar askeri varlık yok. ABD ordusunun, İran'ın fırlatmayı seçmesi halinde bir insansız hava aracı ordusunu vurmakta başarılı olabileceğini de sanmıyorum."
De Haan, "Bu, panik içindeki bir piyasaya verilmiş bir tür göstermelik teselli gibi. Silahlarla dolu bir mahallede elimi tutmanız, 'Tamam, ben burada güvendeyim' dememi gerçekten sağlamaz. Bu da tam olarak böyle bir şey" ifadelerini kullandı.
Patrick De Haan, akaryakıt fiyatlarındaki artışın yalnızca benzin pompasıyla sınırlı olmadığını, ekonominin tamamına yayılan zincirleme etkiler doğurduğunu vurguladı.
Trenlerin, traktörlerin ve kamyonların dizel kullandığını hatırlatan De Haan, jet yakıtı fiyatlarındaki neredeyse iki katına çıkan artışın Spirit Airlines'ı batırdığını söyledi.
De Haan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Markette Amerikalılar yüksek dizel fiyatlarının darbesini yiyecek. Bu ekonomideki her şey tırlarla hareket ediyor, değil mi? Veya trenle gidebiliyor. Ve her ikisi de dizel tüketiyor. Bunlar Amerikalıların henüz gerçekten hissetmediği etkiler. Dizel fiyatlarındaki artış tüketici fiyat endekslerini etkilemeye başladı."
De Haan, önümüzdeki aylarda durumun daha da hissedilir hale geleceğini belirterek, "Haziran ve temmuza geldiğimizde, 4 Temmuz'da mangal yakacak insanlar için, o mangalı alırken, o mısır koçanlarını alırken bir şok yaşanacak. Önümüzdeki hafta ve aylarda çok daha yüksek fiyatlar göreceksiniz" dedi.
ABD stratejik petrol rezervlerinin de eritildiğine dikkat çeken De Haan, başka ülkelerin ani bir kararla kendi rezervlerini oluşturmak istemesi halinde ortaya çıkacak tablonun daha da karmaşıklaşacağını sözlerine ekledi.
De Haan, Boğaz'ın açılması halinde dahi stokların savaş öncesi seviyelere dönmesinin çok uzun zaman alacağını yineleyerek, "Yapılması gereken çok şey olacak" ifadesini kullandı.