İran geçiş ücretini neden bir beka meselesi olarak görüyor?

07 Mayıs 2026

Araştırmacı yazar Askar’a göre İran’ın Hürmüz Boğazı’nda “geçiş ücreti” ısrarı, bir beka doktrinine dönüşmüş durumda.

YDH- Araştırmacı yazar Sâmih Askar, eski adıyla Twitter olan X platformunda yayımladığı analizinde, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki geçiş ücreti ısrarının perde arkasını ve bu hamlenin küresel finans sistemindeki stratejik yansımalarını değerlendirdi.

Askar, İran yönetiminin ABD’nin yaptırım ve oyalama taktiklerine karşı "geçiş ücreti" kartını bir savunma mekanizmasına dönüştürdüğünü savunuyor.

Askar'a göre Tahran, ABD Başkanı Trump’ın geçmişteki uzlaşmaz tavırlarını ve ekonomik baskı politikalarını analiz ederek, dondurulmuş varlıkların iadesi gibi belirsiz vaatler yerine doğrudan nakit akışını garanti altına almayı hedefliyor.

Analizinde İran’ın bu hamlesinin sadece ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik bir dayatma olduğunu öne süren Askar, geçiş ücretlerinin tahsilat yetkisinin yalnızca İran bankalarında olmasının dünyayı bir tercihe zorlayacağına dikkat çekiyor.

Uzman, boğazı kullanmak isteyen devletlerin İran finans sistemiyle doğrudan temas kurmak zorunda kalacağını, bunun da ABD yaptırımlarını fiilen işlevsiz hale getireceğini savunuyor.

Askar, İran’ın bu sürece bakış açısını şu çarpıcı ifadelerle özetliyor:

"Tahran yönetimi bu ücretleri, petrolün ötesinde, 47 yıllık kuşatmanın yaralarını saracak tek kalıcı teminat olarak görüyor."

Yazısında Hürmüz Boğazı’nı İran’ın dünyaya açılan kapısı ve altyapısını ayağa kaldıracak ana finans kaynağı olarak nitelendiren Askar, meselenin basit bir gelir kapısı olmaktan çıktığının altını çiziyor.

Uzmana göre İran, ABD dondurulmuş varlıkları iade etse veya yaptırımları askıya alsa dahi bu talebinden vazgeçmeyecek.

Sâmih Askar, İran’ın bu stratejik hamlesini şu sözlerle netleştiriyor:

"Hürmüz Boğazı ve geçiş ücretleri, İranlılar için basit bir gelir kapısı değil, bir 'beka' meselesidir."

Sonuç olarak Askar, İran'ın boğaz üzerindeki geçiş ücreti ısrarını, Batılı bankalarda bloke edilen varlıklara denk bir geliri kasaya koymak ve uluslararası toplumu İran bankalarıyla işlem yapmaya mecbur bırakmak için kurgulanmış uzun vadeli bir doktrin olarak tanımlıyor.