
YDH - Üst düzey bir İranlı yetkili, el-Cezire kanalına yaptığı açıklamada, İsrail'in İran'a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemesi halinde Tahran'ın bölgede bulunan İsrail ve ABD çıkarlarını hedef alacağını söyledi.
Yetkili, İsrail'in İran'a karşı "çılgınlık" teşkil edecek bir adım atmasının ihtimal dışı olmadığını ifade etti. İranlı yetkili, böyle bir durumda İran'ın vereceği karşılığın aynı anda hem İsrail'in hem de ABD'nin bölgedeki çıkarlarını hedef alacağını belirtti.
Yetkili ayrıca İran'ın, "İsrail ile ABD arasında herhangi bir rol dağılımını kabul etmediğini" kaydetti.
İran'dan gelen bu açıklama, Washington ile Tahran arasında bir mutabakat zaptına yaklaşıldığı yönündeki yoğun haber akışının sürdüğü dönemde geldi.
Açıklama aynı zamanda Lübnan ile İsrail arasında gelecek hafta doğrudan müzakerelerin başlayacağının duyurulmasının ardından yapıldı.
Haberde, İsrail'in müzakere süreçlerini engellemeye çalıştığı yönünde değerlendirmelerin bulunduğu da aktarıldı.
Bu çerçevede, analistlerin değerlendirmelerine göre İsrail'in müzakereleri sekteye uğratmaya yönelik son hamlesi, geçen nisan ayının ortasında yürürlüğe giren ateşkesten bu yana Beyrut'a düzenlenen ilk hava saldırısı oldu.
Perşembe akşamı yetkililer, ABD ile İran'ın aralarındaki savaşı durdurmaya dönük sınırlı ve geçici bir anlaşmaya yaklaştığını bildirdi.
Yetkililer, tarafların çatışmaları durdurabilecek bir çerçeve taslağı üzerinde ilerleme sağladığını, ancak en tartışmalı başlıkların halen çözüme kavuşmadığını aktardı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai de Tahran yönetiminin ABD'nin sunduğu öneriyi incelemeyi sürdürdüğünü söyledi.
Kaynaklara göre ABD'nin önerisi, kapsamlı bir barış anlaşması yerine kısa vadeli bir mutabakat zaptı etrafında şekilleniyor. Haberde bu durumun, iki taraf arasındaki görüş ayrılıklarının derinliğini ortaya koyduğu belirtildi.
Kaynaklar ayrıca iki ülkenin geçici bir düzenleme üzerinde çalıştığını aktardı.
Axios haber sitesinin Çarşamba günü yayımladığı ve tek sayfalık olduğu belirtilen belgeye göre söz konusu mutabakat, çatışmaların yeniden başlamasını engellemeyi ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımında istikrar sağlamayı amaçlıyor.
Reuters'ın, taraflar arasında yürütülen arabuluculuk çabalarına katılan Pakistanlı bir yetkiliye dayandırdığı haberde ise şu ifadeler yer aldı:
"Önceliğimiz, savaşın kalıcı biçimde sona erdiğini ilan etmeleri. Geri kalan başlıklar, doğrudan görüşmelere dönüldükten sonra ele alınabilir."
Reuters'ın aktardığına göre önerilen çerçeve üç aşamadan oluşuyor.
İlk aşama savaşın resmen sona erdirilmesini içeriyor. İkinci aşama Hürmüz Boğazı krizinin çözümünü öngörüyor. Üçüncü aşama ise daha kapsamlı bir anlaşma için 30 günlük müzakere penceresi açılmasını kapsıyor.