
YDH- Şehab News’in bildirdiğine göre, savaşın haritaları yeniden şekillendirdiği Gazze Şeridi’nde “Turuncu Hat” ifadesi, sahadaki daha karmaşık bir evreyi tanımlayan yeni bir başlık olarak öne çıkıyor.
Haberde, yoğun insani baskı altında yaşayan sivillerle birlikte İsrail kontrolündeki alanların genişlediği, bunun da coğrafyayı, hareket alanını ve yaşam sınırlarını yeniden şekillendirdiği belirtildi.
Bu durumun, İsrail askerlerinin “belirlenen hatları aştıkları” iddiasıyla sivilleri hedef aldığı olaylarla birlikte değerlendirildiği ifade edildi.
“Sarı Hat”tan “Turuncu Hat”a genişleyen kontrol alanı
Şehab News’in aktardığına göre, bu gelişme 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasında yer alan “Sarı Hat” çerçevesinde başlayan sürecin devamı niteliğinde.
Haberde, “Sarı Hat”ın İsrail ordusunun doğuda konuşlandığı bölgeler ile batıda Filistinlilerin bulunmasına izin verilen alanları ayırdığı ve Gazze Şeridi’nin yaklaşık %53’ünü kapsadığı ifade edildi.
Haberde ayrıca, “Turuncu Hat”ın ani bir ilanla ortaya çıkmadığı, aksine aylara yayılan saha uygulamalarının sonucu olarak fiilen oluştuğu kaydedildi.
Sahadaki değişimler ve yerinden edilmeler
Şehab News’in aktardığına göre, sahada “Sarı Hat”ı belirleyen beton blokların bazı bölgelerde daha derin alanlara kaydırıldığı, bunun da kazı ve yıkım faaliyetleriyle birlikte ilerlediği belirtildi.
Bu gelişmelerin, Filistinli çok sayıda ailenin evlerinden ve çadırlarından ayrılarak batıya doğru göç etmesine neden olduğu ifade edildi.
Haberde özellikle Han Yunus, Gazze’nin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi ve Cibaliya bölgelerinde ciddi yerinden edilmelerin yaşandığı kaydedildi.
İsmail es-Sevabite: “Alan Daralması ve Yeni Fiili Sınırlar”
Gazze Hükümeti Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite’nin Şehab News’e yaptığı açıklamaya göre, sahadaki veriler İsrail’in yalnızca “Sarı Hat” ile sınırlı kalmadığını, bunun ötesine geçerek “Turuncu Hat” olarak tanımlanan daha geniş bir kontrol alanı oluşturduğunu gösteriyor.
Sevabite, bu genişlemenin yerleşim alanlarını daralttığını, hareket özgürlüğünü kısıtladığını ve geniş bölgeleri erişilemez ve riskli hale getirdiğini ifade etti.
Ayrıca bu durumun, yüzbinlerce yerinden edilmiş kişinin geri dönüşünü engellediği belirtildi.
“Gazze’nin %70’inden fazlası kontrol altında”
Şehab News’in aktardığına göre, el-Mizan İnsan Hakları Merkezi başkan yardımcısı Samir Zekut, İsrail kontrolündeki alanların %50’den %70’in üzerine çıktığını ve “Turuncu Hat” ile birlikte Gazze’nin büyük bölümünün fiilen kontrol altına alındığını söyledi.
Açıklamasında, Han Yunus ile Gazze’yi birbirine bağlayan “Selahaddin Yolu”nun doğrudan kontrol altına alındığını, “Sarı Hat”tın Beni Suheyla kavşağının ortasına yerleştirildiğini ve işgal güçleri tarafından yolun üzerine, yolu gözetleyen ve bu güzergahta seyahati ölümle sonuçlanabilecek bir maceraya dönüştüren yüksek askeri mevzilerin kurulduğunu belirtti.
Habere göre, bu hattın her genişlemesine sistematik yıkım ve bina imha operasyonları eşlik ediyor ve bu yolla bölgede gelecekte yaşamın yeniden kurulmasının engellenmesi hedefleniyor.
Hukuki uyarı: “Turuncu Hat” ve demografik değişim
Şehab News’in aktardığına göre, hukuk danışmanı ve uzman Usame Said, İsrail ordusunun Gazze’de dayatmaya çalıştığı “Turuncu Hat”ın ciddi hukuki ve insani riskler taşıdığı uyarısında bulundu.
Said, bu uygulamayı ateşkes anlaşmasının ağır bir ihlali, sahada yeni bir demografik ve coğrafi gerçeklik oluşturma girişimi ve olarak nitelendirdi.
Said’in Şehab News’e yaptığı açıklamada, bu planın Gazze’nin yaklaşık %60’ını kapsadığı ve sivilleri son derece dar, sağlık ve yaşam açısından tehlikeli bölgelere sıkıştırmayı amaçladığı ifade edildi.
Ayrıca bu girişimin, uluslararası toplumun ateşkesi sabitleme çabalarına açık bir kayıtsızlık gösterdiğini söylediği aktarıldı.
Uluslararası hukuk ihlali ve zorla yerinden etme vurgusu
Haberde, Said’in bu uygulamanın soykırım politikalarının devamı niteliğinde olduğunu, etnik temizlik ve zorla yerinden etme kapsamına girdiğini ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu vurguladığı belirtildi.
Özellikle sivillerin korunması ve toplu cezalandırmanın yasaklanmasına ilişkin kuralların ihlal edildiğini ifade ettiği kaydedildi.
Said’in ayrıca, uluslararası toplumu ve ateşkese aracılık eden tarafları sorumluluk almaya çağırdığı, ihlallerin durdurulması ve sivillerin korunması için acil müdahale gerektiğini söylediği aktarıldı.
Artan can kayıpları ve sahadaki gerilim
Şehab News’in haberine göre, açıklamalar sahadaki kanlı tırmanışın yaşandığı bir döneme denk geldi. Çarşamba sabahından itibaren Gazze’de yaşanan İsrail ihlalleri sonucu 9 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 10 Ekim’de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 837 Filistinlinin hayatını kaybettiği ve 2 bin 381 kişinin yaralandığı kaydedildi.
Birleşmiş Milletler: “Turuncu Hat genişlemesi endişe verici”
Şehab News’in aktardığına göre, Birleşmiş Milletler de İsrail’in Gazze’de “sarı hat içinde turuncu hat oluşturarak kontrol alanını genişlettiğini” doğruladığını açıkladı.
BM Sözcüsü Stephane Dujarric’in, BM’nin insani yardım ekipleri için hazırlanan haritalarda “turuncu hat” olarak adlandırılan yeni bir çizginin yer aldığını söylediği aktarıldı.
Dujarric’in, insani yardım ekiplerinin İsrail ile koordinasyon sağlamadan “Turuncu Hat”tı geçemeyeceklerinin bildirildiğini ifade ettiği ve bunun güvenli olmayan bölgeler konusunda ciddi endişe yarattığını belirttiği kaydedildi.
BM’nin ayrıca, İsrail makamlarıyla bu değişikliklerin kapsamına ilişkin açıklama talep etmek üzere temaslarını sürdürdüğü ifade edildi.