
YDH- Küresl Sumud Filosu, perşembe günü yaptığı açıklamada, Gazze’ye doğru ilerleyen insani yardım misyonuna saldıran eden İsrail işgal güçlerinin, aktivistlere karşı “cinsel saldırı, fiziksel şiddet ve aşağılayıcı muamele” uyguladığını bildirdi.
Hareketin yayımladığı açıklamada, mürettebat ve sivil katılımcılardan alınan ilk tanıklıkların, “filonun uluslararası sularda durdurulmasının ardından sivil katılımcılara yönelik ciddi fiziksel ve cinsel şiddet ile sistematik aşağılamadan oluşan bir örüntüye” işaret ettiğini belirtti.
“Sistematik kötü muamele”
Koalisyon, tanıklıkların doğrudan gemilere el konulmasının ardından gözaltına alınan aktivistlerden toplandığını ve söz konusu uygulamaların, Gazze’ye yönelik ablukayı kırmaya çalışan uluslararası dayanışma girişimlerini sindirmeyi amaçlayan daha geniş bir planın parçası olduğunu ifade etti.
İddiaların, Gazze’ye insani yardım ulaştırmaya çalışan girişimlere yönelik İsrail faaliyetlerinin uluslararası düzeyde daha fazla incelemeye tabi tutulduğu bir dönemde ortaya çıktığı kaydedildi.
Girit açıklarında saldırı
Filo, 15 Nisan’da Barselona’dan Gazze’ye insani yardım malzemeleri taşıyarak yola çıkmıştı. Gazze’deki Filistinlilerin, İsrail’in devam eden kuşatma ve askeri saldırıları altında ağır insani koşullarla karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Filo organizatörleri, 29 Nisan’da gemilerin Yunanistan’ın Girit adası açıklarında İsrail işgal güçleri tarafından saldırıldığını bildirdi. Açıklamada, İsrail güçlerinin gemileri işgal ettiği, motor ve navigasyon sistemlerine zarar verdiği ve daha sonra bölgeden ayrıldığı belirtildi.
Organizatörler, müdahalenin uluslararası sularda gerçekleştiğini ve özellikle sivil ve insani bir misyon söz konusu olduğu için uluslararası deniz hukukunun ihlali niteliği taşıdığını vurguladı.
Küresel Sumud Filosu, operasyonun İsrail’in Gazze’ye ulaşmaya çalışan uluslararası aktivistleri ve yardım gruplarını engellemeye ve bölgedeki insani krize yönelik küresel dikkat oluşumunu önlemeye dönük daha geniş politikasının parçası olduğunu belirtti.
Gözaltı ve kayıp aktivistler
Hareket ayrıca, müdahalenin ardından iki aktivistin tutsaklığına ilişkin endişelerini dile getirdi.
Cumartesi günü filo organizatörleri, İspanya ve İsveç vatandaşı Filistin kökenli Seyf Ebu Keşkek ile Brezilyalı aktivist Thiago Ávila’nın kaybolmasının ardından Avrupa Parlamentosu’na müdahale çağrısında bulundu.
Koalisyon, her iki aktivistin de İsrail işgal güçlerinin gemilere el koymasının ardından kaybolduğunu ve İsrail’de tutsak olduklarını belirtti.
Uluslararası tepkiler ve diplomatik kınama
İnsan hakları savunucuları ve dayanışma grupları, Gazze’ye yönelik yardım misyonlarında yer alan tutsak aktivistlerin kötü muamele, avukata erişimin engellenmesi ve iletişimsiz tutukluluk gibi uygulamalara maruz kaldığına dair endişelerini artırdı.
Filo koalisyonu, ihlal iddialarına ilişkin belgeleri toplamayı sürdüreceğini ve uluslararası hukuk yollarına başvuracağını açıkladı.
Müdahale, Küresel Güney ve İslam dünyasındaki birçok ülkenin diplomatik tepkisini de beraberinde getirdi.
30 Nisan’da Türkiye, Brezilya, Ürdün, Pakistan, İspanya, Malezya, Bangladeş, Kolombiya, Maldivler, Güney Afrika ve Libya dışişleri bakanları ortak bir açıklama yaparak İsrail’in filoya yönelik müdahalesini kınadı.
Bakanlar, uluslararası hukuk çerçevesinde hesap verilebilirlik çağrısında bulunurken, Gazze’deki sivil nüfusa yönelik insani yardım misyonlarının korunması gerektiğini vurguladı.
Açıklamanın, Gazze’ye yönelik abluka, deniz yoluyla dayanışma girişimleri ve yardım konvoylarına karşı İsrail eylemlerine yönelik artan uluslararası eleştirileri güçlendirdiği belirtildi.