
YDH- İsrail merkezli televizyon kanalı i24NEWS, Batılı diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’ın direnç kapasitesine yönelik stratejik bir yanılgı içinde olduğunu öne sürdü.
Habere göre Batılı bir diplomat, Washington ve Tel Aviv’in, İran halkı ile yönetiminin mevcut ekonomik yaptırımlar ve baskılar karşısında sergilediği mukavemet gücünü hafife aldığını ifade etti.
Tahran’ın uzun vadeli direniş kapasitesi
Söz konusu diplomatik kaynak, Tahran yönetiminin kendi çıkarlarına hizmet edecek ve ekonomik açıdan büyük kazanımlar sağlayacak bir mutabakat zemini oluşana kadar mevcut baskılara uzun süre daha göğüs gerebilecek kapasitede olduğunu kabul etti.
Batılı diplomat, mevcut müzakere süreçlerinin yalnızca Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılması ve nükleer başlıklarla sınırlı kaldığını, diğer kritik başlıkların ise sürekli ertelendiğini vurguladı.
Diplomat, bu stratejik konuların bir kez ertelenmesi durumunda, bir daha asla masaya gelmeme ihtimalinin oldukça yüksek olduğu konusunda uyarılarda bulundu.
İsrail’de Trump ve koordinasyon endişesi
İsrail siyasi kanadında, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden bir anlaşma seçeneğine yönelmesinin şaşkınlıkla karşılandığı belirtiliyor.
Tel Aviv’in, muhtemel bir anlaşmanın içeriği ve bu metnin İsrail’in ulusal çıkarlarıyla ne ölçüde örtüşeceği konusunda ciddi endişeler taşıdığı aktarılıyor.
İsrailli yetkililerin her zaman Amerikalılarla tam koordinasyon içinde olduklarını savunmalarına rağmen, i24NEWS bu vakada Washington’ın Tel Aviv ile koordinasyon kurmak yerine yalnızca alınan kararları İsrail’e bildirmekle yetindiğini iddia etti.
Güvenlik endişeleri ve finansal riskler
Batılı yetkili, Amerikan önerisindeki bazı maddelerin İsrail için oldukça "endişe verici göstergeler" içerdiğini açıkladı.
Bu endişelerin temelinde, ne Washington ne de Tel Aviv tarafından İran’ın balistik füze programı veya bölgedeki müttefik unsurlarına dair herhangi bir kısıtlayıcı açıklama yapılmaması yer alıyor.
Ayrıca İran’ın, Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın eş zamanlı olarak sona erdirilmesi yönündeki talebinin de İsrail tarafında huzursuzluk yarattığı ifade edildi.
Sürecin bir diğer ayağını ise finansal riskler oluşturuyor; zira herhangi bir anlaşmanın yaptırımları geniş çaplı hafifletmesi ve milyarlarca dolarlık İran varlığını serbest bırakması bekleniyor.
Diplomatik kaynak, bu devasa fonların Tahran tarafından nerelerde kullanılacağının tahmin edilmesinin zor olmadığını belirterek sözlerini tamamladı.