
YDH - İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Fransa ve Britanya’nın "seyrüsefer güvenliğini koruma" başlığı altında Kızıldeniz ile Hürmüz Boğazı çevresine deniz unsurları göndermesinin bölgedeki krizi derinleştirdiğini ve hayati önemdeki su yolunun askerileştirilmesi anlamına geldiğini söyledi.
Garibabadi, X platformunda yaptığı açıklamada, Paris yönetiminin uçak gemisi Charles de Gaulle’ü Kızıldeniz ve Aden Körfezi yönüne gönderme kararı aldığını belirtti.
Garibabadi, Fransa’nın bu adımı Londra ile ortak yürütülecek ve Hürmüz Boğazı bölgesindeki seyrüsefer serbestisini güçlendirmeyi amaçlayan görev hazırlığı kapsamında attığını ifade etti.
İranlı yetkili, Britanya hükümetinin de bölgeye savaş gemisi gönderdiğini kaydetti.
Garibabadi, deniz güvenliğinin askeri güç gösterileriyle sağlanamayacağını söyledi. Bölgedeki güvenlik sorunlarının temelinde "yasadışı güç kullanımı", kıyı devletlerine yönelik sürekli tehditler, deniz ablukaları ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın göz ardı edilmesinin bulunduğunu belirtti.
Garibabadi, Hürmüz Boğazı’nın dış güçlere ait ortak kullanım alanı olmadığını ifade etti. İranlı yetkili, boğazın kıyı devletleriyle doğrudan bağlantılı hassas bir su yolu olduğunu ve İran’ın kıyı devleti sıfatıyla burada egemenlik yetkisini kullanmasının hukuki hak teşkil ettiğini söyledi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, Fransız yetkililerin mayın temizleme faaliyetleri ile "sükunetin yeniden sağlanmasının ardından" gemilere refakat edilmesine ilişkin görevlerden söz ettiğini aktardı.
Ayrıca Garibabadi, Hürmüz Boğazı’nda güvenliği sağlama kapasitesine yalnızca İran’ın sahip olduğunu belirterek, Tahran’ın başka herhangi bir devletin bu alana müdahalesine izin vermeyeceğini ifade etti.
Garibabadi, Fransa veya Britanya’ya ait gemilerin ya da başka yabancı askeri güçlerin, Hürmüz Boğazı’nda ABD’nin "yasadışı uygulamalarına" eşlik etmek amacıyla bölgede bulunmasının İran Silahlı Kuvvetleri tarafından "kararlı ve derhal" karşılık göreceğini söyledi.
İranlı yetkili ayrıca söz konusu ülkelere, bölgedeki durumu daha fazla karmaşıklaştırmamaları çağrısında bulundu.
Öte yandan Fransa ile Britanya, geçen ay Paris’te yaklaşık 40 ülkenin katıldığı toplantıya eş başkanlık etmişti.
Toplantının amacı, Washington’a, yakın müttefiklerinden bazılarının "uygun şartların oluşması halinde" Hürmüz Boğazı’nda "seyrüsefer serbestisinin yeniden güvence altına alınmasına" katkı sağlamaya hazır olduğu mesajını vermekti.