
YDH - Bağdat yönetimi, aylar önce Irak'ın güneyindeki Necef çölünde meydana gelen ve "Şennane hadisesi" olarak bilinen olaya dair kesin bir açıklama yapmaktan kaçınırken, Wall Street Journal gazetesi dosyayı daha hassas bir boyuta taşıyarak yeniden açtı.
Gazetenin yayımladığı haberde, İsrail'in Irak çölü içerisinde gizli bir askeri mevzi kurduğu ve bu noktayı İran'a yönelik son hava operasyonlarında lojistik destek amacıyla kullandığı ileri sürüldü.
Söz konusu haber, Mart ayında Necef ile Kerbela arasındaki çöl bölgesinde arama tarama faaliyeti yürüten bir Irak birliğinin kimliği belirsiz bir hava saldırısına uğramasıyla sonuçlanan gizemli olaydan yaklaşık iki ay sonra yayımlandı. Bir askerin hayatını kaybettiği, çok sayıda askerin ise yaralandığı o saldırıda Irak makamları failin kimliğini açıklamamıştı.
Wall Street Journal'ın aktardığı bilgilere göre ilgili üs, İran ile yaşanan çatışmaların başlamasından hemen önce Amerika Birleşik Devletleri'nin bilgisi dahilinde tesis edildi.
Haberde, bölgenin İsrail özel kuvvetleri ile arama-kurtarma ekiplerine ev sahipliği yaptığı, aynı zamanda İsrail Hava Kuvvetleri'nin İran'ın derinliklerine yönelik saldırıları sırasında bir lojistik destek merkezi işlevi gördüğü kaydedildi.
Gazete ayrıca, bölgedeki şüpheli hareketliliği fark eden yerel halkın ardından Irak birliklerinin bölgeye yaklaşmasını engellemek amacıyla İsrail güçlerinin hava saldırıları düzenlediğini bildirdi.
Amerikan medyasının iddiaları Şennane hadisesine dair pek çok karanlık noktayı aydınlatma potansiyeli taşısa da Bağdat yönetimi temkinli sessizliğini korumayı tercih etti. Resmi kurumlardan rapor içeriğine dair doğrudan bir yorum gelmezken, güvenlik birimleri Irak çölünde herhangi bir yabancı üs veya kuvvetin bulunmadığına dair önceki savunmalarını yinelemekle yetindi.
Irak Güvenlik Medya Hücresi, 4 Mart tarihinde Kerbela Operasyon Komutanlığı'na bağlı 41. Tugay unsurlarının Necef çölündeki görevleri sırasında "meçhul bir yönden gelen hava saldırısı ve ateşe" maruz kaldığını duyurmuştu.
Ancak o dönemde Müşterek Harekat Komutan Yardımcısı Korgeneral Kays Muhammedavi'nin, havadan desteklenen ve "Irak birliklerinin imkanlarını aşan kapasiteye sahip belirli bir güçten" bahsetmesi, gözlemciler tarafından yerel bir gruptan ziyade teknolojik olarak gelişmiş bir orduya işaret edildiği şeklinde yorumlanmıştı.
El-Ahbar gazetesine sızan bilgiler, sürecin bir çobanın bölgedeki olağandışı helikopter trafiğini bildirmesiyle başladığını, bunun üzerine Irak güçlerinin şafak vakti bölgeye hareket ettiğini ancak yoğun ateş ve hava saldırılarıyla geri çekilmek zorunda kaldığını gösterdi.
O dönemde bazı yerel raporlar mühimmat ve gelişmiş askeri araçlarla gerçekleştirilen "yıldırım bir indirme operasyonundan" bahsetse de failin kimliği resmen ilan edilmedi. Bağdat, başlangıçta saldırı için Amerikan güçlerini işaret ederek Birleşmiş Milletler'e "yabancı güçlerin saldırısı" başlığıyla şikayette bulunmuştu.
El-Ahbar'a konuşan güvenlik uzmanı Muhammed Abbud, konuya ilişkin değerlendirmesinde Amerikan gazetesinin paylaştığı ayrıntıların Mart ayındaki saldırının doğası, hedefleme yöntemi ve kullanılan kapasite ile büyük ölçüde örtüştüğünü belirtti.
Abbud, Irak'ın resmi söyleminin başından beri tutarsız olduğunu ifade ederek, "Irak birliğiyle çatışan taraf sıradan bir güç değildi; hava ve istihbarat üstünlüğü, saldırıların hassasiyeti ve destek hızı bunu kanıtladı" dedi.
İsrail'in İran sahasına yakın ileri destek noktalarına ihtiyaç duyduğunu kaydeden Abbud, Irak çölünün genişliği, nüfus seyrekliği ve hava sahası denetimindeki zafiyet nedeniyle bu operasyonlar için ideal bir seçenek olduğunu vurguladı.
Abbud ayrıca, yabancı özel kuvvetlerin Irak topraklarında günlerce kalıp çatışmaya girmeden çekilmesinin devletin güvenlik mimarisindeki derin boşluğu ortaya çıkardığını savundu.
Resmi makamların inkar politikasına rağmen, Irak Meclisi Güvenlik ve Savunma Komisyonu iddiaları incelemek üzere harekete geçti.
Komisyon üyesi Kerim Muhammedavi, Amerikan raporlarındaki bilgileri ciddiyetle takip ettiklerini ve Necef ile Kerbela çöllerinde yaşananların gerçeğini öğrenmek adına güvenlik liderleri ile Ortak Operasyonlar yetkililerini meclise çağıracaklarını açıkladı.
Bağdat'taki üst düzey bir güvenlik kaynağı ise Şennane hadisesi sonrası yapılan incelemelerde, hedef alınan bölgede ileri düzey saha donanımları ve helikopter hareketliliğine dair kanıtlar bulunduğunu aktardı.
Kaynak, bazı güvenlik raporlarının en başından beri bu noktanın İran savaşıyla bağlantılı bir destek üssü olarak kullanıldığı ihtimali üzerinde durduğunu, ancak bu bulguları ilan edecek siyasi bir iradenin oluşmadığını kaydetti.