İran, Amerika'ya 'tüm cephelerdeki savaşı' durdurmayı şart koştu

11 Mayıs 2026

İran, Washington’la yürütülen pazarlıklarda yalnızca nükleer dosyayı değil, Lübnan’dan Gazze’ye uzanan bölgesel savaş denklemine dair kapsamlı şartlar da masaya koydu.

YDH- Arab21'in İsrail Kanal 14'e dayandırdığı haberine göre İran, tüm Orta Doğu’yu ABD ile yürütülen müzakerelere bağlıyor. 

Tahran, nihai bir anlaşmanın Lübnan, Irak ve Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonların durdurulmasını içermesini talep ediyor. 

Bu gelişme, askeri gerilimi sona erdirmek amacıyla İran ve ABD arasında yürütülen dolaylı müzakerelerin ortasında yaşanıyor.

Diplomatik kaynaklara göre İran, Pakistanlı arabulucu üzerinden ABD’nin savaşın sona erdirilmesine yönelik teklifine verdiği yanıtta; yaptırımların kaldırılması, İran petrol ihracatının önündeki OFAC engellerinin tamamen kaldırılması ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını talep etti.

Tahran ayrıca Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin İran tarafından yürütülmesini içeren bir maddeyi müzakere çerçevesine eklerken, Lübnan’daki ateşkesin korunmasını da “kırmızı çizgi” olarak tanımladı.

İran, olası bir anlaşmanın savaş ilanı halinde otomatik olarak sona ermesini ve ateşkes sonrası 30 günlük müzakerelerle detayların netleştirilmesini önerirken, görüşmelerin şu aşamada Pakistanlı arabulucu üzerinden yazılı şekilde sürdüğü belirtildi.

İran, Trump’ın Tahran’ın müzakere yanıtını reddetmesine ilişkin resmi açıklama yapmazken, Tesnim’e konuşan bir kaynak “Trump memnuniyetsizlik gösteriyorsa bu genellikle planın daha iyi olduğu anlamına gelir” dedi.

Kaynak ayrıca, İran’da kimsenin Trump’ı memnun edecek bir plan hazırlamakla ilgilenmediğini belirterek, Amerikan başkanının tepkisinin önem taşımadığını savundu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın savaşı sona erdirmeye yönelik taslak anlaşmaya verdiği yanıtı “uygunsuz” bulduğunu belirterek Axios’a yaptığı açıklamada Tahran’ın mektubunu reddedeceğini söyledi.

Trump ayrıca İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile İran başta olmak üzere çeşitli konuları görüştüğünü açıklarken, müzakerelerin sürüp sürmeyeceği ya da askeri seçeneğe yönelip yönelmeyeceği konusunda net bir mesaj vermedi.