
YDH - İngiliz Financial Times gazetesi, tüketiciler ve şirketler arasında dünya genelinde hızlanan stok biriktirme eğiliminin, ABD ile İran arasındaki savaşın ve ardından Hürmüz Boğazı'nda başlayan ablukanın ekonomik sonuçlarını ağırlaştırdığını yazdı.
Gazeteye göre farklı ülkelerin hükümetleri, yakıt, petrokimya ürünleri, tıbbi malzemeler ve başka ürünlerde ortaya çıkan arz baskısını sınırlamaya çalışıyor.
Gazete, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıkların ardından Güney Kore'de plastik çöp poşetleri ve şırıngalara yönelik alımların hızlandığını aktardı. Avustralya'da yakıt bidonlarına talep arttı.
FT, şirketlerin de kritik önemdeki hammaddeler ve ürünler için ek stok oluşturmaya yöneldiğini, bunun da mevcut arz sıkışıklığını daha da artırdığını belirtti.
İngiliz danışmanlık şirketi Behavioural Insights Team'in üst düzey yöneticilerinden Elizabeth Costa, "İnsanlar sınırlı hale gelen ürünlere daha fazla değer biçiyor ve kıtlık algısı sosyal medya tarafından daha da güçlendirilebiliyor" dedi.
Hükümetlerin en yaygın başvurduğu önlemler arasında yakıt vergilerinin düşürülmesi ve fiyat sınırlamaları yer alıyor.
Ancak ekonomistler, bu politikaların kıtlık sorununu daha da ağırlaştırabileceği uyarısında bulunuyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün kıdemli ekonomistlerinden Mauro Pisu, "Hükümetler kısa vadede tüketicileri korumak için fiyatları düşük seviyede tutarsa, bu durum kıtlığı daha olası ve daha ağır hale getirecek" diye konuştu.
Bazı ülkeler ise talebi farklı yöntemlerle sınırlamaya çalışıyor. Avustralya, iç yakıt rezervlerini büyütmek için 10 milyar dolarlık paket açıkladı ve yakıt tasarrufu çağrısı içeren faaliyet başlattı.
Nepal ise ev tipi gazı devletin belirlediği fiyatlarla satmayı sürdürüyor ancak arzı daha uzun süre koruyabilmek için tüpleri yarı dolu halde dağıtıyor.
FT'ye konuşan uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması halinde ürün dağıtımına yönelik kota ve sınırlamaların genişleyebileceğini değerlendiriyor.
OECD ise ülkelere stratejik rezerv kullanımını eşgüdüm içinde yürütme ve ihracat yasaklarından kaçınma çağrısı yaptı.
Mauro Pisu, "Şu anda stok biriktirmeyi düşünmenin zamanı değil. Şimdi, uygun dönemlerde oluşturulması gereken rezervleri kullanma zamanı" ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımının sınırlandırılmasıyla birlikte şirketler deniz, hava ve demiryolu taşımacılığı maliyetlerinde artış kaydediyor.
Abluka, lojistik güzergahların değişmesine ve ürün teslimatlarında gecikmelere de yol açtı.