
YDH- İbranice yayın yapan Maariv'e göre, İsrail ordusu bünyesinde, özellikle ön cephe birimlerinde kadın askerlerin görevlendirilmesi üzerine yürütülen kamuoyu tartışmaları; operasyonel ihtiyaçlar, sosyal yapı ve dini kaideler arasındaki derin bölünmeyi tetiklemeye devam ediyor.
Maariv'e göre, tartışmaların merkezinde, ''dindar bir savaşçı'' olan Elad Hominer’in X platformu üzerinden Lübnan cephesine dair paylaştığı olağanüstü tanıklıklar yer alıyor.
Hominer’in ifadeleri, cephe hattındaki ağır personel yetersizliğinin dindar askerler için alışılmadık sahneler yarattığını ortaya koyuyor.
Lübnan’daki operasyonel faaliyetler sırasında yaşanan insan gücü açığına dikkat çeken Hominer, erkek ve kadın askerlerin aynı mekanları paylaşmak zorunda kaldığını bildirdi.
"Tabur komutanının karargah olarak kullandığı evde, kadın ve erkek askerler aynı odada uyuduk" diyen Hominer, bu durumun gerekçesini ise şu sözlerle açıkladı:
"Sahada yeterli sayıda kıdemli sağlık görevlisi ve terapist bulunmuyor. İsrail ordusunun yaşadığı bu personel krizi, kadın askerlerin ön saflara entegre edilmesini kaçınılmaz kılıyor."
Dini açıdan bu durumun bir ikilem yarattığını kabul eden Hominer, cephedeki gerçekliğin teorik tartışmalardan farklı olduğunu savundu.
Durumu "İnanç temelinde ideal bir tablo değildi, buna katılıyorum" sözleriyle değerlendiren dindar asker, sözlerine şöyle devam etti:
"Ancak hayat sigortası ve operasyonel zorunluluklar söz konusu olduğunda, hepimiz yetişkin bireyleriz. Şahsen ben bu durumdan bir rahatsızlık duymadım."
Hominer ayrıca, kadın askerlerin varlığının ekip içindeki diyalogları daha seviyeli ve doğrudan hale getirdiğini, gereksiz konuşmaların önüne geçtiğini iddia etti.
Elad Hominer, Lübnan’da bir geceyi geçirdikleri kalabalık ve kirli bir odanın fotoğrafını paylaşarak saha koşullarının zorluğuna vurgu yaptı.
Konuşmasının sonunda, ordudaki karma yaşam uygulamalarını eleştiren dindar kesime doğrudan bir mesaj gönderdi.
Hominer, dışarıdan eleştiri yapmak yerine sorumluluk alınması gerektiğini belirterek, "Tanrı’nın adını yüceltmek ve askeri kampın kutsiyetini korumak mı istiyorsunuz? O halde İsrail ordusuna katılın" ifadelerini kullandı.
Bu çağrı, İsrail'deki dindar ve laik kesim arasındaki askerlik tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı.