Washington ve Pekin arasında İran çatlağı

15 Mayıs 2026

ABD Başkanı Trump’ın Pekin ziyaretinde İran konusunda Çin’in sessiz kalması ve İran’ın Hürmüz’ü Çin’e açması, Washington-Pekin ayrışmasını ve dengelerin Çin lehine kaydığını gösteriyor.

YDH- ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği kritik görüşmenin ardından, İran ile süregelen gerilime dair önemli diplomatik kazanımlar elde ettiğini savundu.

Trump, Şi Cinping’in Tahran’a askeri teçhizat satışını durdurma ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü tesis etme konusunda Washington’a destek verme sözü verdiğini iddia etti.

Ancak Çin resmi makamları bu iddiaları teyit eden herhangi bir açıklama yapmazken, İran tarafı Trump’ın ziyaretiyle eş zamanlı olarak Çin gemilerinin Tahran’ın belirlediği düzenlemeler çerçevesinde boğazdan geçişine izin verildiğini ilan etti.

Washington'ın çelişkili Hürmüz mesajları

Trump, Fox News’e verdiği mülakatta, Şi Cinping’in Hürmüz Boğazı’nda geçiş güvenliğini sağlama konusunda yardım teklif ettiğini ve Pekin’in İran ile bir anlaşmaya varılmasını arzuladığını öne sürdü.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da NBC’ye yaptığı açıklamada, iki liderin İran dosyasında ortak paydada buluştuğunu savundu.

Rubio, Çin’in Hürmüz’ün militarizasyonuna karşı çıktığını belirterek, Washington’ın "Çin’in yardımına ihtiyacımız yok" şeklindeki önceki söylemleriyle çelişen bir tablo çizdi.

Rubio daha sonraki açıklamalarında ise Washington’ın Pekin’i, Tahran’a baskı yapmaya ikna etmeye çalıştığını ve İran’a verilecek desteğin ikili ilişkilere kalıcı zarar vereceğini açıkça bildirdiklerini ifade etti.

Savaşın gölgesinde Çin'in stratejik yükselişi

Reuters’ın diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberlere göre, Trump’ın kurmayları Çin’i, Tahran’daki karar vericileri ikna edebilecek yegâne aktörlerden biri olarak görüyor.

Washington için acil öncelik, ne pahasına olursa olsun savaşın yeniden alevlenmesini engellemek olarak değerlendiriliyor. Buna karşın Şi Cinping, Halk Büyük Salonu’ndaki resmi ziyafette yaptığı konuşmada savaşa dair hiçbir atıfta bulunmadı.

Şi, bunun yerine "dünyanın en önemli ikili ilişkisi" olarak tanımladığı ABD-Çin bağlarına odaklanmayı seçerek, "Çin ulusunun büyük yeniden dirilişi" vizyonu ile Trump’ın "Amerika’yı Yeniden Büyük Yap" sloganının uyum içinde ilerleyebileceği mesajını verdi.

Pentagon'da jeopolitik sonuçlar endişesi

Washington Post tarafından ifşa edilen gizli bir ABD istihbarat değerlendirmesi, Çin’in İran ile devam eden çatışma sayesinde askeri, ekonomik ve diplomatik alanlarda ABD aleyhine ciddi stratejik avantajlar sağladığını ortaya koyuyor.

Bu durum, ABD Savunma Bakanlığı bünyesinde çatışmanın jeopolitik sonuçlarına dair derin endişeleri tırmandırıyor. Sahada ise İran haber ajansı Fars, Tahran ile Pekin arasındaki koordinasyon neticesinde Çin gemilerinin Hürmüz’den geçişine başlandığını duyurdu.

Tahran'ın Hürmüz'deki egemenlik ilanı

İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri yetkilileri, yaklaşık 30 Çin gemisinin boğazdan güvenle geçtiğini bildirirken, "düşman gemilerine" yönelik geçiş yasağının tavizsiz şekilde sürdüğünü vurguladı.

İran Birinci Başkan Yardımcısı Muhammed Rıza Arif de Hürmüz Boğazı üzerindeki tarihsel haklarından hiçbir koşulda vazgeçmeyeceklerini hatırlatarak, boğazın asli sahibinin İran olduğunu ifade etti.

Arif, geçmişte bu stratejik geçiş noktasını tam kapasiteyle kullanmadıklarını ancak mevcut konjonktürde Hürmüz’ün kontrolünün tamamen Tahran’ın elinde olduğunu ve kalmaya devam edeceğini kamuoyuna deklare etti.