
YDH- İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri cenahından gelen siyasi ve askeri sinyaller, İran ile doğrudan askeri çatışmanın yeniden başlama ihtimalinin her zamankinden daha yakın olduğunu gösteriyor.
Tel Aviv ve Washington hattında alarm seviyeleri eşi görülmemiş bir noktaya çıkarılırken, uluslararası kamuoyu ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti dönüşünde gerilimi tırmandırma ya da azaltma yönünde vereceği nihai kararı bekliyor.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, bölgesel dinamiklerin yakın zamanda İran’da operasyonel faaliyetlere geri dönülmesini zorunlu kılabileceğini ifade etti.
Başbakan Benyamin Netanyahu da benzer bir tonda, Tahran’a yönelik geçmiş saldırıları savunarak, "İran’a iki kez savaş açmasaydık, bugün nükleer silaha sahip ve varoluşsal bir tehdit oluşturan bir güçle karşı karşıya kalacaktık" açıklamasını yaptı.
Operasyonel düzeyde hazırlıklarını hızlandıran İsrail, Trump’ın dönüşü öncesinde alarm seviyesini en yüksek noktaya taşıdı.
İsrail Yayın Kurumu’na göre, Amerikan ve İsrail askeri yetkilileri geçtiğimiz hafta boyunca İran’a yönelik "hedefli saldırı" senaryolarını görüştü ancak harekete geçmek için Trump’ın talimatını beklemeye başladı.
Bu hazırlıkların en somut göstergesi olarak İsrail Savunma Bakanlığı, F-35 Lightning II savaş uçaklarının menzilini artırmak amacıyla "Systems" şirketiyle 34 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı.
Anlaşma, uçakların İran gibi uzak hedeflere yönelik operasyon kabiliyetini artıracak harici yakıt tanklarının üretimini kapsıyor.
Amerikan cephesinde ise ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper, Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi’ne sunduğu raporda operasyonel bilançoyu paylaştı.
Cooper, "Destansı Öfke Operasyonu" ile İran’ın nükleer, füze ve deniz gücü kapasitesine "önemli ölçüde zarar" verildiğini iddia etti. Cooper’ın ifadesine göre, İran’ın savunma sanayi tabanının yüzde 90’ı imha edildi ve Tahran’ın özellikle denizcilik alanındaki yetenekleri yüzde 10 seviyesine geriletildi.
General Cooper ayrıca, Tahran’ın Hamas, Hizbullah ve Ensarullah gibi gruplara verdiği desteği sürdürme iradesine rağmen, mevcut savaşın finansman ve ekipman akışını "şimdilik tamamen durdurduğunu" savundu.
Ancak bu iddialara rağmen Cooper’ın ifadeleri, İran dosyasının askeri yollarla kesin olarak kapanmadığı gerçeğini de gizlemedi.
İstihbarat sızıntıları, Tahran’ın hala küresel piyasaları ve deniz nakliyatını tehdit edebilecek füze ve İHA kapasitesine sahip olduğunu belirterek, Washington’ın "yüzde 90 imha" anlatısıyla çelişmeye devam ediyor.